Termitlerin bilinen en önemli
özelliklerinden biri, topraktan insanların bile kolaylıkla yıkamayacakları
sağlamlıkta görkemli yuvalar yapmalarıdır. Tropikal bölgelerde birdenbire
ortaya çıkıveren şehirlerin mimarları olan termitlerin bu alandaki
yetenekleri tartışılmazdır. Kullandıkları malzemenin elde edilişindeki
hünerleri ve teknik yetenekleri de son derece şaşırtıcıdır. Her tür, kendi
ihtiyacı olan özelliklere göre farklı tip yuvalar inşa eder. Bu yuvalar ağaç
içlerinde bulundukları gibi çoğunlukla toprağın üstünde ve altında yer
alırlar.Termitlerin tepe şeklindeki yuvalarında çok detaylı bir mimari söz
konusudur. Tüm yuvalarda inşaat, yeraltından başlar ve odacıklar yüzeye
doğru genişler. Bir termit yuvasının içi açıldığında süngerimsi bir
görüntüyle karşılaşılır. Yuva yaklaşık 2,5 cm. genişliğinde ya da daha dar
sayısız hücreden oluşur. Bu hücreleri birbirlerine, ancak termitlerin
geçebileceği büyüklükte dar delikler bağlar. Termitler daima sıcak ve nemli
bir atmosferde yaşar. Bulundukları ortamda daima %5-15 arasında
karbondioksit vardır. Bir insanın kolaylıkla bayılacağı bu ortamda termitler
yaşamlarını rahatlıkla sürdürürler.
Özel Korunaklı Yuvalar
Termit yuvaları, tropik bölgelerin sürekli değişen olumsuz dış
şartlarını çok iyi izole eden bir tasarıma sahiptir. Yuvadaki sıcaklık ve
nem oranı, yuva dışındaki şartlar ne olursa olsun sabittir, değişmez.
Termitler, yuvadaki yalıtımı sağlayabilmek için adeta betonlaşmış sert
bir tabaka ile bir tepeye benzeyen yuvalarının üzerini örterler. Yuvadaki
sıcaklığın sabit olması özellikle yumurtalar için büyük önem taşımaktadır.
Bu çatı sayesinde termitler, büyük dikkat sarf etmek zorunda oldukları
yumurtalarının muhafazası için gerekli olan sıcaklığı da sağlamış olurlar.
Çatı, koloniyi diğer canlıların saldırılarından da korur. En dış duvarlarda
oldukça sert ve sağlam, kıvamlı malzeme kullanılırken iç galerilerde çok
daha yumuşak adeta kartonsu bir madde kullanılır.
|
|
|
|
|
Bir termit
yuvasının ortalama yüksekliği bir işçi termitin boyuyla
kıyaslandığında ve bu kıyas, 1.80 metre bir insan için
uyarlandığında karşımıza şu sonuç çıkar: Termitlerin inşa ettikleri
bina, insana göre 960 metre yüksekliğinde bir gökdelendir. Bu
yükseklik, dünyadaki tüm yapılarınkinden daha fazladır. Örneğin
Mısır'daki Büyük Piramid'in yaklaşık 5 katıdır. Termitlerin bu
yapıyı en fazla 3-4 sene içinde bitirdiklerini düşünürsek dünyanın
en çok övülen mimari harikalarının, ünlü St. James katedralinin
yanına konmuş birer kızılderili çadırı kadar mütevazi kaldıklarını
görürüz. Bu karşılaştırma, termitlerin başardıkları işin önemini
açıkça ortaya koymaktadır. |
|
Görüldüğü gibi termitler, yuvadaki ısının sabit kalması gerektiğini ve
bunun için yalıtımın en iyi şekilde nasıl sağlanacağını bilmektedir.
Düşmanlar tarafından saldırıya uğrama ihtimali olan bölgelerde hangi
malzemenin kullanılacağından da haberdardırlar. Bunlardan başka, yuvanın
ısısını ölçme kabiliyetine sahip olmaları da termitleri mucizevi canlılar
yapan özelliklerdendir.
 |
Yanda bir termit yuvasının
mimari planı görülmektedir. Yuvadan alınan dikey kesite
bakıldığında, daha önce de belirttiğimiz gibi tam ortada kraliyet
odası ve onun da etrafında irili ufaklı birçok odanın yer aldığı
görülmektedir. |
|
Termit yuvalarındaki mükemmel yapı, bilim adamlarının da dikkatini
çekmiş ve bu konuyla ilgili çeşitli deneyler yapılmıştır. Bunlardan bir
tanesinde inşası devam eden bir termit yuvası ikiye ayrılmış ve bu iki
termit grubunun birbiriyle teması engellenmiştir. Sonuçta ortaya iki ayrı
yuva değil de bir yuvanın iki ayrı parçasının çıktığı görülmüştür. Parçalar
biraraya getirildiğinde de termitler tarafından inşa edilmiş olan tüm kanal
ve yolların birbirlerini tuttuğu görülmüştür.
Kuşkusuz burada kısaca değindiğimiz bu olay aslında büyük bir mucizeyi
barındırır. Bunu şöyle düşünelim: İki grup insanı topladığınızı ve
birbirleriyle konuşmadan, haberleşmeden ve bir plan yapmadan iki tane kumdan
kalenin yarısını yapmalarını istediğinizi varsayalım. Yaptıkları kumdan
kalelerin her detayıyla birbirinin birer kopyası olması mümkün müdür?
Elbette böyle bir ihtimal hiçbir şekilde mümkün değildir. Şimdi bir de bu
insanların görme yeteneklerinin olmadığını düşünün. Bu insanların böyle bir
şeyi gerçekleştirmeleri mümkün müdür? Kuşkusuz bu durumda imkansızlık daha
da kesinlik kazanır. Bu iki grup insanın yaptıkları kumdan kalelerin
birbirleriyle tıpatıp benzer olması, binlerce hatta yüzbinlerce deneme
yaptıklarını farz etsek bile mümkün değildir. Ancak hatırlatmalıyız ki
burada söz konusu olan akıl ve bilinç sahibi insanlar böyle bir kale yapmayı
başaramazlar ama termit dediğimiz kör böcekler, kendi büyüklüklerinin
yüzlerce katı büyüklüğündeki bir yuvayı birbirini tamamlar şekilde yapar.
Tam
merkezdeki bu odalarla kalın ve sert dış duvar arasında dar hava
boşlukları vardır. En altta ise adeta mahzen gibi bir hava boşluğu
vardır. Merkezi yapı koni şeklindedir ve bu şekliyle tüm yuvayı
destekler. Ayrıca yuva dikey desteklerle de donatılmıştır. Bir
diğer hava boşluğu ise bu koni şeklindeki merkezi yapının üzerinde
adeta bir baca gibi yükselir. Yuvanın dışı ise yukarıdan aşağıya
doğru iç galerilere açılan kılcal kanallarla donatılmıştır. Bu
ince kılcal kanallar aynı zamanda yuvaya destek verir. Termitlerin
geçemeyeceği kadar dar olan bu kanallar, yuva içindeki gazın
değişimini sağlayacak bir sistem gibi işlev görür. Aynı zamanda bu
kanallar, yağmurun yuvaya girmesini önleyen ince çatılarla
korunur. Mevcut kanallar adeta bir kol gibi incelerek üstteki hava
boşluğundan aşağı doğru uzanır ve daha küçük kanalcıklara
ayrılırlar. Bunlar daha sonra bir kanal gibi tekrar birleşir ve
ilk çıktıkları hava mahzenine giden bir yol oluştururlar.
Macrotermes Bellicosus türünden yaklaşık bir milyon termitin
birarada yaşadığı yuvanın kesiti.
1- Yeraltı yuvası destekli bir sütunun üzerine yapılmıştır.
2- Üstünde sarmal bir temel bloku vardır.
3- Daha yükseklerde larvaların bırakıldığı bölmeler bulunur.
4- Mantar bahçeleri
5- Besin depoları
6- Kraliçenin odası
7- Yuvanın merkez bacası
8- Yan bacalar: sıcaklık kontrol ve hava değişimi sistemleri
9- Yeraltına açılan tüneller. Termitler, bu tüneller yardımıyla nem
kaybetmeden yiyecek ve yapı malzemelerini bulup yuvaya
getirebilirler. |
|
İşte burada karşımıza çıkan gerçek, görmezlikten
gelinemeyecek kadar açıktır: Termitler kendi iradeleri, bilgileri,
becerileri doğrultusunda değil, apaçık bir ilham ile hareket eder.
Termit Mimarların
Özellikleri
Termit kolonilerindeki mimarlar beyaz, kanatsız ve kör olan işçi
termitlerdir. Işığa karşı da son derece duyarlı olan termitler, içeriye ışık
girebilecek tümseklerdeki delikleri hemen fark edip onları tıkayarak
kapatmakta çok ustadır. Yuva yapımında kullandıkları malzemeyi elde
edişlerinde de aynı ustalık görülür.
 |
Termitler yuvalarını inşa ederken kum
tanelerini, toprak ve odun parçalarını kullanırlar. Bunları kendi
salgıları ile karıştırarak sağlam bir çamur elde ederler. Bazı
termit türleri ise yuvalarını kil kullanarak üretirler.
|
|
Termitler, salgıladıkları sıvıları kum taneleri, toprak ve odun
parçalarıyla karıştırırlar, daha sonra bacakları ve ağızlarıyla bu karışımı
küçük topaklar haline getirerek şekillendirirler. Ve her topağı gereken
yerlere sıkıştırırlar. Bir süre sonra bu topaklar çimento gibi sert bir
maddeye dönüşecektir. Bu sert madde ile yapılan yuvalar o kadar dayanıklıdır
ki çoğu zaman bunları elle yıkmak mümkün olmamaktadır. Bazı termit yuvaları
kazma, kürek hatta dinamit kullanılarak yıkılır.
|