Termit Syf.06

"Bilimsel , Teknolojik ve Ekonomik Çözümler ile Haşere,Böcek,Kemirgen,Sürüngen,Kuş Gibi Halk Sağlığına; Zarar Veren Tüm Vektör Sorunlarına Son Veriyoruz"

Ana Sayfa Haşere Sorunları Haşere Mücadelesi İlaçlama Hizmetimiz Kovucu Cihazlar Mücadele Ürünleri

Halk Sağlığı

OTAŞ ©

 

 

 

 

 

 

 

Haşere Kontrolü Hakkında

Vektörler ile Mücadele Uzmanlık Gerektirir !!! Zararlılar  ile  mücadele ve kontrol yöntemleri  bir  halk  sağlığı  hizmetidir. Etkin ve  sağlıklı  bir  mücadele  için; halk  sağlığında  uzmanlık,   tecrübe, insektisit  bilgisi,  haşere  biyolojisi, uygulama  teknikleri, sağlığa  etkisi  bilgileri  yanında  Güvenilirlik  ve  Garanti  aramak  gerekir. Bu  yeterliliğe  de  ancak  halk  sağlığı  dalında  Tecrübesi  olan  kuruluşlar  verebilir... !!!!          Haşere  mücadelesinde  kullanılan  ilaçlar  WHO  (Dünya Sağlık Örgütü)  ve  Sağlık  Bakanlığı  onaylı  Son  derece  güvenli  ürünler  olup  profesyonel  kullanımda  çevre  ve  insan  sağlığı  açısından  tehlike  arz  etmemekte  leke  ve  koku  bırakmadığından  ilaçlanan  mekanların  terk  edilmesi  havalandırılması  ve  işyerlerinde  üretime  ara  verilmesi  söz  konusu  değildir...... !!!Uygulamalarımızda Son sistem Elektrikli,Tüm mekanı zemin,duvar,Tavan dahil ilaçlayan 8 metre etkin mesafeli ULV Cihazları kullanımaktayız.  Amacımız   Sizlere en etkili uygulamayı,en güvenli ve ekonomik olarak sunmaktır.  Haşerelerle  Siz  Uğraşmayın  !!! Hijyenik ve  Sağlıklı  bir  ortam  için  bizi  arayınız !!!                     OTAŞ ©                              Tel: 0312   4918791

    TCMB   

Bugün:  

 

OTAŞ Endüstri ve Ticaret

İlkbahar mh. Ukrayna Cd. 591 Sk. No: 7  Çankaya/ANKARA

Tel : 0 312 4918791

Fax : 0 312 4919095

E-Mail :

Ankara ili dışında subemiz yoktur Ürün talepleriniz Kargo ile gönderilir.

Aynı İçerikli Web Sitelerimiz:

Google

Web
www.osman.com.tr
www.otas.com.tr
www.otaş.com.tr

 
 
TERMİTLERİN HAYATI -  (SAYFA 06)
 

Bütün canlılardan farklı bir beslenme alışkanlığına sahip olan termitlerin ihtiyaç duydukları temel madde selülozdur. Selüloz; yeşil bitkilerde bulunan enerji dolu bir karbonhidrattır. Ancak kalın ve çözünemez bir yapısı olduğu için canlıların çoğunluğu tarafından sindirilemez.

Pek çok canlının salgıladığı sindirim enzimleri, bu kalın karbonhidratı ayrıştırma özelliğine sahip değildir. Termitler ise selüloz maddesini parçalama yeteneğine sahip nadir canlılardan biridir. Bu nedenle alışılmadık bir şekilde, sindirilmesi imkansız gibi görünen odun ve tahta tipi maddeler ile beslenmektedirler.

Termitlerin bu ilginç beslenme alışkanlıklarını daha da ilginç kılan bir nokta vardır. Gerçekte selülozu parçalama yeteneğine sahip olanlar termitlerin kendileri değildir. Termitler, odunda bulunan selülozu bağırsaklarında yaşayan mikroorganizmalar sayesinde enzimlere ayırabilirler.

Mikro boyuttaki bu canlılar, karmaşık kimyasal işlemleri şöyle gerçekleştirmektedirler:

Denge İçinde Bir Başka Denge: Ortak Yaşam

Doğada pek çok örneği bulunan ortak yaşamın bir örneği de termitler ve termitlerin bağırsaklarında yaşayan mikroorganizmalar arasındaki birlikteliktir. Termitlerin bağırsaklarında yaşayan ve kamçılarıyla hareket eden kamçılılar (protozoalar), salgıladıkları enzimlerle kerestenin selülozunu parçalayarak selülozu hem ev sahipleri olan termitler hem de kendileri için kullanılabilir hale getirirler. Bir başka deyişle selülozu şekere dönüştürürler. Bu süreç, termitin bağırsaklarındaki özel bir bölümde gerçekleşir. "Fermantasyon odası" olarak kullanılan bu bölüm oldukça geniştir. Termitlerin bağırsaklarında hızla çoğalan bu tek hücreli canlılar, yaptıkları fermantasyonla termitlere hem karbonhidrat hem de protein sağlar.

Tek hücreli bu organizmalar (protozoalar) tek başlarına yaşayamadıkları için termit ve diğer bazı böceklere bağımlıdırlar. Aynı şekilde, eğer bu tek hücreliler olmasa, termitler de yedikleri odun ve tahta parçalarında bulunan selüloz maddesini sindiremez ve enerji elde etmeleri mümkün olmazdı.

Dolayısıyla her iki canlının da aynı anda ortaya çıkmış olması gerekmektedir. Eğer termitler bu tek hücreli canlılar olmadan ortaya çıkmış olsalar, besinlerini sindiremeyecekleri için açlıktan ölürlerdi. Ancak evrimciler her zamanki gibi bu canlıların da hayali evrim süreci içinde farklı şekillerde meydana geldiklerini ve sonra zaman içinde birbirlerini bularak ortak yaşama kararı aldıklarını iddia ederler. Bu durumda evrimcilerin "termitlerin protozoalarla karşılaşmadan önce nasıl olup da hayatta kaldıkları" sorusunun cevabını vermeleri gerekmektedir.

Termitler odun yiyerek beslenirler. Ancak termitler, odunda bulunan selülozu bağırsaklarında yaşayan mikroorganizmalar sayesinde enzimlere ayırabilirler. Ortadaki resimde bu mikroorganizmalar görülmektedir.

Üstelik bu ortak yaşam içinde evrim açısından çelişkili olan, yalnızca iki canlının aynı anda ortaya çıkmış olması gerekliliği değildir. Evrimcilerin bir iddiası da canlıların sürekli gelişim gösterdikleri, kendileri açısından daha yararlı ve avantajlı davranışlara yöneldikleri ile ilgilidir. Bu durumda da termitlerle protozoaların ortak yaşamında evrimcilerin karşısına büyük bir engel çıkmaktadır: Tek hücreliler, niçin yavaş yavaş selülozu ayrıştırma yöntemini tamamen termitlere aktararak "bağımlı bir canlı" olmaktan kurtulmaya çalışmadı?

İki farklı yapıdaki canlının birlikte yaşaması ve birbirlerinin sistemlerine göre hareket etmeleri bu canlıların tesadüfen ortaya çıkmalarının mümkün olmadığının kesin bir delilidir. Aslında her yerde karşımıza çıkan gerçek, yeryüzünde kusursuz bir sistemin işlediğidir. Bu da bir düzenleyicinin varlığına işaret eder.

Diğer Termit Üyelerinin Beslenme Alışkanlıkları

Termit kolonilerindeki beslenme ile ilgili bir başka dikkat çekici özellik de işçi termitlerin kraliçeyi, kralı, asker termitleri ve larvaları beslemesidir.

İşçi termitler, üzerine düşen bu görevi, kolonide beslemeleri gereken tek bir üyeyi bile atlamadan yapar. Özellikle kraliçe ve asker termitler, işçi termitler tarafından beslenmediklerinde aç kalır. Yumurtlama döneminde vücudu çok ağırlaşan kraliçe, hareket edemediği için başkaları tarafından beslenmeye ihtiyaç duyar. Asker termitlerin kafa yapılarının özellikleri, savunma yapmaya uygun bir yapıdadır. Ağız yapıları yemek yemekten çok savunmaya müsait olduğu için onlar da işçiler tarafından doyurulmak zorundadır.

Aynı şekilde larvadan yeni çıkan termitlerin de bir süre için işçiler tarafından beslenmesi gerekir. İşçiler bu genç termitleri midelerinde sindirdikleri yiyeceklerle besler. Bu son derece önemlidir. Çünkü bu şekilde işçiler, genç termitlerin odunu sindirmeleri için gerekli olan ve hayati önem taşıyan mikroorganizmaları da yavrulara iletmiş olur. Bir süre sonra, büyüyen yavrular da işçi termitlerden aldıkları protozoalar sayesinde kendi başlarına besinleri sindirir duruma gelir.

Yanda kraliçeyi sürekli besleyen işçi termitlerden biri görülmektedir. İşçi termitler öğüttükleri besinleri hazır olarak kraliçeye sunarlar.

Görüldüğü gibi bir termit kolonisindeki üyelerin pek çoğunun bakımı işçi termitlerin sorumluluğundadır. İşçi termitler olağanüstü bir fedakarlık sergilemekte ve koloniyi beslemektedirler. Bu durum, evrim teorisinin iddialarının asılsızlığını açıkça ortaya koymaktadır. Evrimcilerin iddia ettiklerii gibi doğada sadece savaş olsaydı ve sadece güçlü olan yaşıyor olsaydı, bu durumda işçinin diğerlerini beslememesi hatta öldürmeye çalışması gerekirdi. Ancak işçi termitler, evrimcilerin iddialarının tam tersine olacak şekilde hareket etmekte ve bütün bir koloniyi asla bıkmadan ve vazgeçmeden beslemektedirler.

Larvaların bakımı ve beslenmeleriyle ilgilenenler de işçi termitlerdir. (solda) Bütün koloniyi besleyerek bir fedakarlık örneği sergileyen işçi termitlerin davranışları, "doğada sadece savaş olduğunu" iddia  eden evrimcilerin iddialarının asılsızlığının en büyük kanıtlarındandır.

Bundan başka, asker termitlerin de işçiler tarafından besleniyor olması son derece dikkat çekicidir. Çünkü görünüşte asker termitler, kolonisindeki en güçlü elemandır. Bu güçlü bireylerin hayatta kalabilmek için milyonlarca yıldır işçilere bağımlı olması da evrimciler açısından açıklama getirilmesi mümkün olmayan bir durumdur. Bunu şöyle detaylandırabiliriz:

Daha önce de belirtildiği gibi evrim teorisinin temel iddialarından biri olan doğal seleksiyona göre güçlü olanlar, hayatta kalmak için savaşıyordu. Bu arada canlılar da geniş bir zaman dilimi içinde (milyarlarca yıllık bir zaman süreci) eksik olan yönlerini tamamlıyordu. Bu masalsı iddiayı termitlere uyarlayacak olursak olması beklenen, askerlerin eksikliklerini tamamlaması ve beslenme problemlerini ortadan kaldırmalarıdır. Çünkü bir canlının başka bir canlıya bağlı yaşaması bir dezavantaj gibi görülmektedir. Ancak fosil kayıtlarında da açıkça görüldüğü gibi evrimcilerin iddialarının tam tersine termitlerin vücut yapılarında hiçbir değişiklik olmamış ve 250 milyon yıldır termitler, termit olarak yaşamlarını sürdürmüşlerdir.

Koloninin koruyucusu asker termitleri besleyenler de işçilerdir. Çünkü askerlerin ağız yapıları kendi kendilerine beslenmelerine elverişli değildir.

Asker termitler özel donanımları ve kendi beslenmelerini engelleyen ağız yapıları ile, işçi termitler çalışkanlıkları ile, kraliçe termit doğurganlık özelliği ile birlikte  bir anda yaratılmıştır.

Yanda, amber içinde görülen 25 milyon yıllık termitlere baktığımızda bugünkü termitlerle hiçbir farklarının olmadığını görürüz

TERMİTLERİN HAYATI - DEVAMI SONRAKİ SAYFADA

Termit Syf.01 Termit Syf.02 Termit Syf.03 Termit Syf.04 Termit Syf.05 Termit Syf.06 Termit Syf.07 Termit Syf.08

Önceki Sayfa Ana Sayfa Üst Sayfa Sonraki Sayfa

Ana Sayfa Üst Sayfa Ürün Talebi İlaçlama Talebi İçindekiler Hakkımızda Referanslar İletişim

OTAŞ  ©     İlkbahar Mh.  Ukrayna Cd.  591 Sokak No: 7   06550  Yıldızevler/Çankaya/ANKARA  TEL: 0312 4918791  FAX: 0312 4919095   E-Mail: 

Ekran çözünürlüğü 1024 x 768 Pixel & Telif Hakkı OTAŞ © 2002  ebilgi@gmail.com & Güncelleme: 16/12/08  & Web Uzmanı:Osman TAŞPINAR    &  Bu Günün Tarihi: