Sivrisinek Syf.04

"Bilimsel , Teknolojik ve Ekonomik Çözümler ile Haşere,Böcek,Kemirgen,Sürüngen,Kuş Gibi Halk Sağlığına; Zarar Veren Tüm Vektör Sorunlarına Son Veriyoruz"

Ana Sayfa Haşere Sorunları Haşere Mücadelesi İlaçlama Hizmetimiz Kovucu Cihazlar Mücadele Ürünleri

Halk Sağlığı

OTAŞ ©

 

 

 

 

 

 

 

Haşere Kontrolü Hakkında

Vektörler ile Mücadele Uzmanlık Gerektirir !!! Zararlılar  ile  mücadele ve kontrol yöntemleri  bir  halk  sağlığı  hizmetidir. Etkin ve  sağlıklı  bir  mücadele  için; halk  sağlığında  uzmanlık,   tecrübe, insektisit  bilgisi,  haşere  biyolojisi, uygulama  teknikleri, sağlığa  etkisi  bilgileri  yanında  Güvenilirlik  ve  Garanti  aramak  gerekir. Bu  yeterliliğe  de  ancak  halk  sağlığı  dalında  Tecrübesi  olan  kuruluşlar  verebilir... !!!!          Haşere  mücadelesinde  kullanılan  ilaçlar  WHO  (Dünya Sağlık Örgütü)  ve  Sağlık  Bakanlığı  onaylı  Son  derece  güvenli  ürünler  olup  profesyonel  kullanımda  çevre  ve  insan  sağlığı  açısından  tehlike  arz  etmemekte  leke  ve  koku  bırakmadığından  ilaçlanan  mekanların  terk  edilmesi  havalandırılması  ve  işyerlerinde  üretime  ara  verilmesi  söz  konusu  değildir...... !!!Uygulamalarımızda Son sistem Elektrikli,Tüm mekanı zemin,duvar,Tavan dahil ilaçlayan 8 metre etkin mesafeli ULV Cihazları kullanımaktayız.  Amacımız   Sizlere en etkili uygulamayı,en güvenli ve ekonomik olarak sunmaktır.  Haşerelerle  Siz  Uğraşmayın  !!! Hijyenik ve  Sağlıklı  bir  ortam  için  bizi  arayınız !!!                     OTAŞ ©                              Tel: 0312   4918791

    TCMB   

Bugün:  

 

OTAŞ Endüstri ve Ticaret

İlkbahar mh. Ukrayna Cd. 591 Sk. No: 7  Çankaya/ANKARA

Tel : 0 312 4918791

Fax : 0 312 4919095

E-Mail :

Ankara ili dışında subemiz yoktur Ürün talepleriniz Kargo ile gönderilir.

Aynı İçerikli Web Sitelerimiz:

Google

Web
www.osman.com.tr
www.otas.com.tr
www.otaş.com.tr

 
 
SİVRİSİNEKLERİN HAYATI - PUPA DÖNEMİ - SAYFA 04
 

İyice büyüyen larva sert derisini açabilmek için keskin bir alete ihtiyaç duyar. Ancak dışardan hiçbir canlının yardımı olmadığı için, bu problemi kendisi çözmek zorundadır.

O ana kadar ihtiyacı olan her şeyi kolayca bulmuştur. Tabi ki bu zor anında da onun için bir kolaylık vardır. Her şeyi yerli yerinde yapan Allah, larvanın ihtiyacına yönelik özel bir organ vermiştir.

Larvanın başının arkasında, sert deriyi kırmaya yarayan bir organ vardır. Bu organ deri değişimin hemen ardından vücuttan atılır. Eğer bu organ oluşmasaydı ya da daha geç oluşsaydı, larva derisinin içinden çıkamayacağı için sıkışarak ölecekti.

Alttan gelen yeni deri ise, yumuşak ve esnektir. Larvanın büyümesi de bu esnek deri sayesinde kolaylaşmış olur.

Sivrisinek larvası gelişimini tamamlayıncaya kadar 3 kez daha deri değiştirecektir. Toplam olarak 4 defa deri değiştirerek gelişir ve sonunda 10 mm. uzunluğuna varır.

Sivrisinek kurtçukları artık gerçek bir sivrisinek olmak için son aşama olan "pupa" dönemine girmişlerdir. Bu en fazla birkaç gün süren çok kısa bir evredir ve bu dönemde pupa beslenmez.

Sivrisineğin ileride ayak ve kanatlarının yeralacağı göğüs (toraks) kısmıyla birleşmiş olan kafası büyük ve yuvarlaktır. Bu aşamada da sivrisinek yepyeni bir canlı gibidir ve ihtiyaçları da değişmiştir.

Yeni Beden, Yeni İhtiyaçlar, Yeni Çözümler...

Larvadan pupaya geçiş döneminde solunum şnorkelleri kapanır. Bu, larvanın nefessiz kalması anlamına gelir. Ancak oldukça ilginç bir gelişme olur ve pupanın ön tarafında iki yeni hava borusu çıkar. Bir kez daha sivrisinek, kendisi için çok özel tasarlanmış bir gelişim programı sayesinde hayatta kalmayı başarır. Larva bu iki yeni hava borusunu su yüzeyine çıkartarak nefes almaya başlar.

Pupalar, soluk alabilmek için suyun yüzeyine yakın dururlar. Hareketleri çok süratlidir, ama beslenmeye ihtiyaçları yoktur. Pupa dönemi 3-4 gün içinde son bulur.

Pupa döneminin sonuna doğru, sivrisineğin rengi iyice esmerleşir, derisi şeffaflaşır. Beş gün içinde, pupanın şeffaflaşan derisi açılır ve erişkin sivrisinek sudan dışarı çıkacak hale gelir. Bu çıkış anı, gerçekten de insanı hayran bırakacak bir ustalık gösterisidir. Çünkü genç sivrisinek, suyun içinde yüzmekte olan pupasından, suya hiç değmeden çıkar. Bunu başarması ise şarttır, çünkü ıslanmış kanatlarla uçamaz.

Kanatlar ve bacaklar pupa evresindeyken gelişimlerini tamamlamışlardır ve pupanın içinde kullanıma hazır bir şekilde beklerler.

Kozasından çıkmadan hemen önce pupa nefes alarak genişler. Bu genişlemenin etkisiyle koza ilk olarak baş tarafından çatlar. Ancak eğer bu çatlama baş taraftan değil de, alt taraftan başlasaydı, sivrisinek suyun yüzeyine çıkamazdı ve boğularak ölürdü.

Çıkmaya hazırlanan sivrisinek bu aşamada büyük bir tehlikeyle karşı karşıyadır. Çatlayan kozanın içine su girerse bu onun sonu olacaktır. Fakat tabi ki bunun da tedbiri önceden alınmıştır. Kozanın yırtılan baş tarafı, sivrisineğin kafasının su ile temasını engelleyecek özelliklere sahip, yapışkan bir sıvıyla kaplanmıştır. Bu sıvı, tıpkı hayvanın daha önce kullandığı "şnorkel"in sıvısında olduğu gibi, suyu iten (hidrofob) bir yapıya sahiptir. Bu özel sıvı pupanın baş tarafında bulunmasaydı, çatlayan kozanın içine su dolardı. Kanatları ve vücudu ıslanan sivrisinek, kozayla beraber batardı.

Sivrisineğin kozasından çıkarken karşı karşıya olduğu tehlikeler bununla da sınırlı kalmaz, onu yeni zorluklar beklemektedir. Suyun içinde kendisini sımsıkı çevreleyen kozanın içinden çıkmaya çalışan sivrisineğin durumunu bir düşünelim:

Dengesi bozulup kozayı ters çevirebilir. Çıkarken suya temas edip ıslanabilir. Her iki durumda da boğulur.

Pupa nefes almaya devam eder. Esebilecek en ufak bir rüzgar onun suya değip ıslanmasına ve böylece ölmesine neden olacağı için, sivrisinek pupadan çıkmak için rüzgarsız bir anı seçer. Sonra başını ve ön ayaklarını kozanın içinden yavaş yavaş çıkarır. Ön ayaklarını su yüzeyine yaslayıp, vücudunun kalan kısmını suyun içindeki kozadan dışarı çeker. Burada sivrisineğin ayaklarında mükemmel bir tasarımla yaratıldığı bir kez daha görülür. Sivrisineğin ayaklarında, suya batmayı engelleyecek bir yapı vardır.

Eğer sivrisineğin ayaklarında bu özellik bulunmasaydı, hayvan suyun üzerine çıkamadan, kozanın içinde boğularak ölürdü.

 
Sivrisinek sualtı dünyasından, dış dünyaya ihtiyacı olan herşey tamamlanmış olarak çıkar. Uçabileceği kanatları sualtında olumuştur. Kan emeceği özel mekanizması sualtında oluşmuştur. Kurbanlarının dokularını uyuşturacak, kanın pıhtılaşmasını engelleyecek özel sıvısı sualtında oluşmuştur. Karşı cinsin kanat çırpma frekansını ayırt edecek kadar üstün algı yeteneği sualtında olusmuştur. Sivrisinek suyun içinden dış dünyaya, eksiksizce yaratılmış olarak adım atar. Bizim dünyamız için adeta yoktan var olmuş gibidir.

Kozadan çıktıktan sonra sivrisinek bir süre suyun üstünde dinlenir ve daha sonra da uçup gider. Artık gerçek hayata başlamıştır.

Ancak dikkatle düşünülmesi gereken başka noktalar da vardır:

- Suyun içinde yaşayan larvanın, uçmanın ne demek olduğunu bilmesine imkan yoktur. Ancak uçuş için gerekli kanatlar, o daha suyun içindeyken eksiksiz yaratılırlar.

- Eğer uçabileceği kanatların ve suyun üzerinde durmasını sağlayacak yapıdaki ayakların gelişimi, sivrisinek suyun içindeyken bitmeseydi, bu onun sonu olurdu. Sivrisinek pupadan çıkar çıkmaz boğulurdu. Oysa her şey tam zamanında hazırdır.

Sivrisineğin dünyaya gelmesindeki tüm aşamaları başından itibaren düşündüğümüzde hayvanın yumurta olarak suya bırakılmasından uçmasına kadar geçen çeşitli aşamaların hepsinin, başlı başına birer harika olduğunu görürüz. Sivrisinek gözlerini dünyaya açana kadar yüzlerce tehlikeli dönemeçten geçer. Bunların herbirindeki hassas dengeler ve ince ayarlar sayesinde bu dönemeçleri aşarak hayata gözlerini açar.

Belki bu kadar çarpıcı denge ve ayarlamalara gerek olmayabilirdi. Hayvan, daha basit, daha sade yollardan dünyaya gelebilirdi. Ancak, son derece etkileyici bir dizayn vardır ortada.

SİVRİSİNEKLERİN HAYATI - DEVAMI SONRAKİ SAYFADA

Sivrisinek Syf.01 Sivrisinek Syf.02 Sivrisinek Syf.03 Sivrisinek Syf.04 Sivrisinek Syf.05 Sivrisinek Syf.06

Önceki Sayfa Ana Sayfa Üst Sayfa Sonraki Sayfa

Ana Sayfa Üst Sayfa Ürün Talebi İlaçlama Talebi İçindekiler Hakkımızda Referanslar İletişim

OTAŞ  ©     İlkbahar Mh.  Ukrayna Cd.  591 Sokak No: 7   06550  Yıldızevler/Çankaya/ANKARA  TEL: 0312 4918791  FAX: 0312 4919095   E-Mail: 

Ekran çözünürlüğü 1024 x 768 Pixel & Telif Hakkı OTAŞ © 2002  ebilgi@gmail.com & Güncelleme: 28/08/08  & Web Uzmanı:Osman TAŞPINAR    &  Bu Günün Tarihi: