İpek İpliklerin Esnekliği
İplik, örümceğin kullanım amacına göre farklı özellikler gösterir.
Örneğin yapışkan ipek, tutunma ipinin ipeğini yapan salgı bezlerinden
farklı bezlerde üretilir, daha ince ve daha esnektir. Kimi durumlarda
%500-600 oranında esneyebilir. Bunun nedeni ipeği oluşturan yan zincir
amino asitlerinin düzenli bir kristal yapı içerisinde sıralanmalarıdır.
Bu kristaller, beta örgülü tabakalara bağlı olmayan, amino asitlerden
oluşmuş kauçuk benzeri bir maddeyle kaplanırlar. Yüksek bir entropiye
sahip bu maddeler, ipeğe kauçuktaki gibi olağanüstü bir esneklik
verirler. Yapışkan ipliğin esnekliği, uçan böceklerin yavaşça
durdurulabilmelerini sağlar. Böylelikle ağın kopma olasılığı düşmüş
olur. Kullanılan zamk ise daha farklı özelliklere sahip salgı bezleri
grubunda üretilir. Bu madde o kadar yapışkandır ki, böcekler bu ağlara
yakalandıklarında asla kurtulamazlar.
Örümceklerin İplikleri Çelikten Daha
Sağlamdır
Örümcek ipliğine çelikten sağlam olma özelliğini kazandıran
proteinlerden en önemlisi "skleroprotein"dir. Örümcek bu maddeyi arka
bacaklarının uç kısımlarındaki iplik yerlerinden elde eder. Bu protein
sayesinde üretilen iplik son derece sağlamdır. Öyle ki elli metre
genişliğinde bir ağı örebilecek büyüklükte bir örümcek olsaydı, bu ağ
ile bir uçağın durdurabileceğini söylemek mümkün olurdu.
İpliğin sağlamlığını atomik yapısı sağlar. İplik serbest haldeyken
onu oluşturan atomlar düzensiz bir haldedir. Bu durum ipliğin
gerilmesine imkan tanır. Ancak iplik gerildikçe bünyesindeki atomlar
düzenli bir hal alırlar. Serbest bırakıldıklarında ise tekrar eski
hallerine dönerler.
Herhangi bir ipi fazlaca gerdiğimizde genellikle ip birdenbire kopar.
Bunun nedeni ipin yüzeyinde oluşan çatlakların hızla büyümesidir.
Çatlamanın hızla gerçekleşmesinin nedeni ise, ipe etkiyen kuvvetlerin,
herhangi bir karşı kuvvet olmadığı için çatlağın etrafında
yoğunlaşmalarıdır. Oysa örümcek ipini oluşturan (kauçuk matristeki)
kristalize yapı, çatlamayı oluşturan kuvvetleri zayıflatarak, bunları
bölen birer engel oluşturur. Bu da ipliği dayanıklı kılar.
Gerilim altındaki bir malzeme için küçük bir yüzey hasarı bile
oldukça tehlikelidir. Fakat bu risk örümcek ipliğinde alınan bir
tedbirle önlenmiştir. Bahçe örümceği ipliği üretirken, aynı anda üzerini
sıvı bir madde ile kaplar, böylece iplikte meydana gelebilecek
çatlamalar baştan önlenmiş olur. Örümceklerin milyonlarca yıldır
uyguladıkları bu yöntem günümüzde çok büyük yük taşıyan ve çok sağlam
olması gereken endüstriyel kablolarda kullanılmaktadır.
Şu ana kadar geçen açıklamalar mevcut mucizevi bir yapının teknik
açıklamalarıdır. Öyleyse burada biraz düşünmek gerekir. Bu teknik
izahların ardında yatan gerçek nedir? Örümceğin ne proteinlerden, ne de
atomun kristal yapılarından haberi olmadığı açıktır. Kimya, fizik veya
mühendislik dallarıyla herhangi bir ilgisi de yoktur. O, düşünme
yeteneği olmayan bir böcektir. Sahip olduğu özellikler ise hiçbir
şekilde tesadüfle açıklanamayacak kadar komplekstir. Peki o zaman bütün
bu hesapları, planlamaları yapan kimdir? Örümceğin ağı, ipliği,
avlanması ve yaşamı detaylı şekilde incelendikçe karşımıza çıkan
kusursuz teknik yapının kendi kendine oluşmasının mümkün olmadığı hemen
görülmektedir.
Bahçe Örümceklerinin Şaşırtıcı Ağ Kurma
Teknikleri
Bahçe örümcekleri yuvalarını sağlamlaştırmak için "şakül"
kullanırlar. Örümcek ağlarında dışarıdan çevrelenen iplikçik, 4 ile 6
adet tutunma noktasında sağlam hale getirilir ve böceğin uçuşu için
dikey olarak asılır. Bundan başka örümcekler ağlarını, dışarıdan
çerçeveleyen iplikçiğin alt ortasından kısa saplı bir ipliğe bağlı bir
ağırlıkla gergin hale getirirler. Bu ağırlık havada sallanarak ağı
sağlam hale getiren bir taş parçası, bir ağaç parçası ya da bir
salyangoz kabuğu olabilir. Bilim adamları ağa asılı durumda bulunan
ağırlığı hafifçe yukarıya kaldırdıklarında ve tekrar serbest
sallanmasını engellediklerinde, yuvasında beklemekte olan örümceğin
hemen geldiğini ve şakülü kontrol ettiğini, daha sonra da ağırlığın
tekrar havada serbest olarak sallanabilmesi için örümceğin ipliği
kısalttığını gözlemlemişlerdir. Gözlemlerinden çıkardıkları sonuç bütün
bu hareketlerin örümcek tarafından ağın sağlamlaştırılması için amaçlı
olarak yapıldığıdır.
Dünyanın En
Amansız Tuzağı
Örümcek ağına takılan bir av için yapacak fazla bir şey yoktur.
Kurulan tuzak o kadar ustalıkla hazırlanmıştır ki, kurban çırpındıkça ağ
esnekliğini kaybederek, avı daha sıkı sarar. Kurban biraz zaman geçip
tamamen güçsüz düştükçe, ağ da ilk haline göre giderek daha sağlam ve
sert bir hale gelir. Böylece bir köşede hayvanın umutsuzca çırpınmasını
izleyen örümcek, sonunda tamamen bitkin düşmüş, kapana kısılmış avını
rahatça öldürebilir.
Bir kurban ağa takıldığında olması beklenen; böcek çırpındıkça ağın
deforme olması ve kısa sürede hayvanın tuzaktan kurtulmasıdır. Fakat
bunun tam tersi gerçekleşir ve ağ katılaşarak böceği tamamen hareketsiz
bırakır. Nasıl olup da bir ağ, yakalanan kurban çırpındıkça daha sağlam
bir hale gelmektedir?
Bunun cevabı ipeğin yapısı incelendiğinde verilebilmektedir.
Örümceğin yakalama ipeği havadaki nemin de etkisiyle yeni bir yapıya
dönüşmektedir. Bu değişim şöyle gerçekleşir:
Bahçe örümceğinin spirali oldukça yapışkan bir sıvıyla kaplı bir çift
elyafın bileşiminden oluşur. Bu yapışkan sıvı temel elyafların
üretildiği bezlerden farklı bir bezde üretilir. Örümceğin salgı
bezlerinden dışarı çıkan iplik lifleri, bu yapışkan madde ile sürekli
olarak ince bir film şeklinde kaplanırlar. Bu kaplama maddesinin
yapışkanlığı, içerdiği glikoproteinlerden kaynaklanır. Ayrıca %80'i de
son derece kolay bulunan sudan oluşmaktadır.
Atmosferdeki suyu alan yapışkan sıvı küçük damlacıklara ayrılır ve bu
damlacıklar ipin üzerinde boncuklar gibi sıralanırlar. Hızlı aralıklarla
yapışkan ipeği büzmek ve germek, damlacıkların içerisinde kalan lifleri
birer yay veya çıkrık gibi kurar ve çözer. Bu sayede ipi oluşturan
çekirdek lifleri, üzerindeki kaplama sıvısı ile birlikte gerilim altında
kalır. Böylece çırpınan bir böceğin enerjisi yalnızca ipin kendisi
tarafından değil, ipi kaplayan proteinlerle birlikte bütün sistem
tarafından emilir.
Çekirdek liflerinin elastikiyeti ısıya bağlıdır. Avın kinetik
enerjisi ısıya çevrildiğinden entropi artar, iplik ısınır. Bu da
çekirdek liflerinin daha kuvvetli olmalarını sağlar. Avın emilen
enerjisi yakalama kapasitesini artırır. Kısaca ağa yakalanan avın
hayatta kalabilmek için yaptığı son çırpınışları kendi sonunu hazırlar.
Avın son enerjisi, ağın sağlamlığının artırılması için kullanılır. Ağ,
hayvanı tamamen hareketsiz bırakana kadar sertleşir. Bu özellikleri
yüzünden örümcek ağı doğada bulunan en acımasız tuzaktır.
Akla diğer ipek ipliklerinde de bu özelliğin mevcut olup olmadığı
sorusu gelmiş olabilir. Eğer böyle olsaydı ne olurdu? Örneğin taşıma
ipliklerinde de aynı esneklik olsa ne olurdu. Elbette ki örümceğin avını
ya da kendini taşıması oldukça zor olurdu. Nitekim ağın iskeletini
oluşturan taşıma iplikleri, yakalama ipliklerinin aksine başka bir
kaplama maddesi ile kaplanarak suya karşı korunmuştur. Çünkü taşıma
ipliklerinin, yapışkan iplikler gibi esnek olması gerekli değildir.
Görüldüğü gibi örümcek, değişik görev ve yapıdaki ipliklerin her
birine şartların ve o anda yapacağı işin gerektirdiği şekilde farklı
maddelerle kaplama yapmaktadır. Peki örümcek bu kaplamaların fiziksel ve
kimyasal etkilerini nereden bilmektedir? Örümceğin eğitim aldığı ya da
tecrübe ile bunu edindiği ya da tesadüfen bunları keşfettiği gibi bir
iddiada bulunmak elbette ki akılcı ve sağduyulu bir iddia olmayacaktır.
Bu noktada biraz düşünmek doğru cevabın bulunması için yeterlidir.
Örümceğin bütün bu planlamayı yapabilmesi için yukarıda anlattığımız
moleküler düzenlemeleri, kinetik enerjiyi ve ısıyı plastikleşmeye
çevirecek kimyasal mekanizmaları vs. öğrenmesi gerekir. Bütün bunları
öğrendikten sonra da bu üretime karar vermiş olmalıdır. Karar verdikten
sonra ise kendi vücudunda bazı yapısal değişiklikleri gerçekleştirip, bu
ürünleri üretecek sistemleri vücudunda oluşturmalıdır.
Bu elbette ki hayali bir senaryodur. Görüldüğü gibi örümceklerdeki
mükemmel vücut tasarımını ve bilinçli davranışları herhangi bir etki,
doğa olayı ya da başka herhangi bir gücün etkisi ile açıklamak mümkün
değildir. Örümceğin tüm bunları kendi kendine yapamayacağı da akıl
sahibi her insan tarafından görülebilecek bir gerçektir. Zaman içinde
değişimlerle ya da başka herhangi bir evrimsel süreçle örümceklerin
bilinçli davranışlarını ve vücut yapılarını açıklamak elbette ki mümkün
değildir.
Doğadaki tüm canlıların örümcektekilere benzer
hatta çok daha detaylı özellikleri vardır. Herhangi birini incelemek
dahi bu canlılardaki apaçık tasarımı görmek için yeterli olacaktır.
Örümceğin İpeği ve Savunma Sanayi
Bir malzemenin sağlamlığı ve esnekliği, endüstriyel alanda büyük önem
teşkil eder. Sağlamlık kullanım alanının genişliğini, esneklikse
kullanım kolaylığını artırır. Sağlamlık ve esneklik açısından yeryüzünde
bulunan, en ideal malzeme örümcek ipliğidir. Bu yüzden araştırmacılar
yirminci yüzyılın son çeyreğinde çalışmalarını örümcek ipliği üzerinde
yoğunlaştırmışlardır. Buna karşın örümcek ipliğinin ancak daha az
kalitede bir benzeri, kimyasal yollardan üretilebilmiştir. Kısaca
günümüz teknolojisi, bütün imkan ve araştırmalara rağmen, örümceğin
ürettiği iplikle eşdeğer özellikte bir iplik üretememektedir.
Örümcek ipeği, genelde "glisin, alanin, serine ve trosin" amino
asitlerinden oluşmuş bir proteindir. Du Pont firması, örümcek ipeğinin
kimyasal formülünden yola çıkarak, ipeği oluşturan moleküllerin diziliş
sıralarını belirleyerek, yapay yoldan çeşitli lifler üretmiştir. Bu
sentetik polimerin her makro molekülü, binlerce molekül zincirlerini
oluşturan, karbon, oksijen, nitrojen ve hidrojen atomlarından
oluşmaktadır. "Kevlar" adı verilen bu ürün, bugüne kadar yapay olarak
üretilmiş organik elyafların en gelişmişidir. Sağlamlık ve esnekliğiyle
de, örümcek ipliğinin üstün fiziksel özelliklerine en yaklaşan yapay
elyaf Kevlar elyafı olmuştur.
Kevlar, oto emniyet kemerleri ve çeşitli koruyucu giysilerle
insanların sağlığını korumak ve güvenliğini sağlamak için
kullanılmaktadır. Ayrıca uçak ve gemi sanayinin dış yapı malzemelerinde,
lif optik ve elektro-mekanik kabloların üretiminde, ip ve halat
sanayinde, çeşitli spor aletlerinde oldukça fazla derecede kullanılan
önemli bir malzemedir.
Kevlar elyafı "poli-parafenilen tereftalamid" maddesinden oluşur.
Uzun molekül zincirleri içeren bu elyaf türü yapısı nedeniyle eğirilerek
iplik haline getirilmeye uygundur. Dayanıklılık ve hafiflik özellikleri,
bu malzemenin sanayinin birçok sektöründe kullanılmasını sağlamıştır.
Kevlar'ın, yüzyılımızdaki en önemli kullanım alanlarından birisi de
savunma sanayi olmuştur. Daha önceleri çelikten üretilen kurşun geçirmez
yelekler, günümüzde görünüm bakımından, normal kumaşlardan farklı
olmayan, Kevlar iplikten dokunmuş kumaştan üretilmektedir. Çünkü Kevlar,
darbeleri emme özelliği sayesinde kurşunun vuruş şiddetini azaltır. Bu
teknoloji açısından son derece önemli bir gelişmedir aynı zamanda çok
faydalı bir buluştur. Ancak bütün bu üstün özelliklerine rağmen Kevlar
elyafı örümcek ipeğinin ancak üçte biri kadarlık bir oranda darbeleri
emme özelliğine sahiptir.
Bir örümceğin ürettiği ipliğin daha az gelişmiş
bir benzerinin günümüz teknolojisine sahip tesislerde uzun süren
çalışmalar sonucunda üretilebiliyor olmasında düşünebilen kişiler için
elbette ki önemli sonuçlar ve ibretler vardır.
İpek İpliklerinin İnsan Yaşamındaki Yeri
Örümcek ipliklerinin kimyasının anlaşılması için yapılan araştırmalar
sırasında iplikler, örümceklerden özel makineler sayesinde sağılır.
Böylece örümceklere zarar vermeden hayvan başına günde 320 metre ipek
(yaklaşık 3 miligram) elde edilebilmektedir.
Bu yolla elde edilen ipliklerin kullanıldığı yani örümceklerin
insanlığa hizmet ettiği bir başka alan da tıptır. ABD'deki Wyoming
Üniversitesi farmakologları, "Nephile" türü örümceğin ağ ipliklerini,
çok hassas bazı cerrahi operasyonlarda, özellikle tendon ve eklem
müdahalelerinde ameliyat ipliği olarak kullanmaktadırlar.
ÖRÜMCEKLERİN HAYATI-DEVAMI SONRAKİ SAYFADA |