Kent İlaçlama

"Bilimsel , Teknolojik ve Ekonomik Çözümler ile Haşere,Böcek,Kemirgen,Sürüngen,Kuş Gibi Halk Sağlığına; Zarar Veren Tüm Vektör Sorunlarına Son Veriyoruz"

Ana Sayfa Mücadele Ürünleri Genel Mücadele Haşereler

Halk Sağlığı

OTAŞ ©

 

 

 Ana Sayfa Mücadele Ürünleri Genel Mücadele Haşereler

 

 

Vektörler ile Mücadele Uzmanlık Gerektirir !!!                  haşere  biyolojisi, uygulama  teknikleri, sağlığa  etkisi  bilgileri  yanında  Güvenilirlik  ve  Garanti  aramak  gerekir. Bu  yeterliliğe  de  ancak  halk  sağlığı  dalında  Tecrübesi  olan  kuruluşlar  verebilir... !!!!                        OTAŞ                                       Tel: 0312   4918791

    TCMB   

Bugün:  

 

OTAŞ Endüstri ve Ticaret

Osman TAŞPINAR

İlkbahar mh. Ukrayna Cd. 591 Sk. No: 7  Çankaya/ANKARA

Tel : 0 312 4918791

Fax : 0 312 4919095

Gsm: 0532 2111364

E-Mail :

Ankara ili dışında subemiz yoktur Ürün talepleriniz Kargo ile gönderilir.

Aynı İçerikli Web Sitelerimiz:

Google

Web
www.osman.com.tr
www.otas.com.tr
www.otaş.com.tr

 
 
KENTLERDE VE BELEDİYELERDE UYGULANMASI GEREKEN  VEKTÖR MÜCADELESİ YÖNTEMLERİ

 ZARARLI MÜCADELESİNDE BAŞARI

ZARARLILARLA MÜCADELE YÖNTEMLERİ BİLGİ AMAÇLI YAYINLANMIŞTIR

  • 1-Zararlı savaşımının sosyal, ekonomik ve sağlık açısından öneminin bilinmesi ve anlatılması gereklidir.
  • 2-Hedef zararlıların  biyolojisi, çoğaldığı ve aktif hale geçtiği mevsimler, ürediği ve saklandığı ortamlar bilinmelidir.
  • 3-Zararlı savaşımını başlatmak ve sürdürmek için  eğitimli ve deneyimli personeller tercih edilmeli,onların gözetim ve önerileri doğrultusunda işlemler yapılmalıdır.
  •  4-Beslenme ve üreme kaynaklarının ortadan kaldırılması yolunda idari tedbirler alınarak, işletme ile entegre bir şekilde zararlılarla savaşılmalı, sadece kimyasal savaşıma yönelmemelidir.
  • 5-Sadece ergin zararlılarla değil, aynı zamanda larvalarla da savaşım yapılmalıdır.  
  • 6-Kimyasal savaşımda kullanılacak ilaçların, T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından bu konuya yönelik olarak ruhsatlandırılmış olduğundan emin olunmalıdır.
  • 7-Zararlılarla savaşımda, larva ve erginler için farklı ilaçlar kullanılmasına, direnç gelişimini önlemek açısından farklı gruplardan ürünlerin tercih edilmesine önem verilmelidir.
  • 8-Kullanılacak kimyasal ürünler, hedef  dışındaki canlılara ve çevreye karşı en az derecede zarar verecek ürünlerden seçilmelidir (LD50değeri yüksek olmalıdır)
  • 9-Kullanılacak olan kimyasal ürünler, üretici firmaların önermiş olduğu dozlarda ve uygulama aralıklarında kullanılmalıdır.
  • 10-Profesyonel ilaçlama firmaları tercih edilmelidir.

KENTLERDE VE BELEDİYELERDE UYGULANMASI GEREKEN  VEKTÖR MÜCADELESİ YÖNTEMLERİ

KENTLERDE SİVRİSİNEK KONTROLÜ

SİVRİSİNEK KONTROLÜ
Sivrisinek kontrolünde amaç, sineğin hangi dönemde nerede, ne şekilde davrandığını bilmek ve bu şekilde belirlenen hedefe en etkili kontrol yöntemini kullanmaktır. Kontrol çalışmaları üç ana bölümde yapılmalıdır. Bunlar kış, ilkbahar ve yaz kontrol çalışmalarıdır.
 

1- KIŞLIK KONTROL ÇALIŞMALARI

Bölgelere ve iklime göre değişmekle birlikte, genelde Kasım 15'te başlayıp Mart'ın 15'ine kadar süren periyotta yapılır.

Birinci bölgede popülasyon yoğunluğu sabit bir yapı göstermektedir. Bunun nedeni sivrisineklerin kışlığa çekilmesi ve bu periyot içerisinde çoğalmamalarıdır. Kışlak yerlerin bilinmesi ile durgun haldeki ergin sineklerle mücadele yapılması, gelecek senenin popülasyonunun çökmesine önemli bir katkı sağlayacaktır. Sivrisinekler türe ve iklimsel kuşağa bağlı olarak ergin ve larva olarak kışlayabilirler. Kışlak alanlar dediğimiz yerler; ahırlar, bina bodrumları, özellikle akdeniz bölgesinde, ağaç kovukları, mağaralar, umumi tuvaletler, su depoları, çalılıklar ve sarnıçlardır.

 

LARVA OLARAK KIŞLAYANLAR
Foseptikler, sarnıç suları ve sulama tank ve havuzları ile küçük su birikintileri içerisinde kışlayabilirler.

Ergin kışlak mücadelesinde kullanılacak insektisitler yapılacak direnç çalışmalarının ışığında kalıcılığı 15-30 gün olan insektisitler arasından seçilmeli ve uygulaması WHO'nun önerdiği yönteme göre 15 günde bir tekrarlanmalıdır. Ahırlarda erginlere karşı yapılacak mücadelede de direnç testleri yapıldıktan sonra kalıcılığı 15-30 gün olan insektisitlerden seçilerek yapılmalıdır.

2- İLKBAHAR KONTROL ÇALIŞMALARI
Mart 15 ile Mayıs 15 tarihleri arasında kalan bölümdür. Kışlıktan çıkan erginler su kenarlarına, çalılıklara ve ağaçlık olan bölgelere uçarlar ve bu bölgelerde çiftleşip yumurta bırakmak isterler. Burada ilaçlama daha çok dinlenme yerlerine ve su kenarlarındaki çalılıklara yapılmalıdır. Bunda amaç ergin mücadelesidir. Bu bölgelerdeki ilaçlama daha çok ULV veya sıcak sisleme şeklinde olmalıdır. Buna bağlı olarak larva mücadelesine de geçmek gerekmektedir. Larva mücadelesinde önemli olan öncelik larva üreme alanlarının (jitlerin) haritasının çıkarılmasıdır. Haritada önemle belirtilecek yerler; küçük su birikintileri, bataklıklar, su depoları, logarlar, kuyular, inşaat çukurları, ev bodrumları, foseptik, DSİ  su kanal ve kanaletleri, sarnıçlar, sulu tarım yapılan yerler, her türlü havuzlardır. Haritalamadan sonra larva ve ergine uygulanacak ilaçlar ayrı ayrı düşünülmelidir.

Larvaya yapılacak ilaç yumurta ve pupa dönemine etkili değildir. Daha sonra suda canlı olup olmadığına bakılması gerekir. Eğer canlı yoksa mekanik yöntemler kullanılarak kontrolün yapılması daha ekonomik ve kalıcıdır.

MEKANİK MÜCADELEDE YAPILMASI GEREKENLER
a- Foseptik çukur kapağının onarılması ve kesinlikle açık bırakılmaması sağlanmalıdır.
b- Ev bodrumlarında su biriktirilmemeli ve varsa derhal boşaltılmalıdır.
c- DSİ kanal ve kanaletlerinde patlama varsa onarılmalıdır,
d-

Taban suyu yüksek olan yerlerde okaliptus gibi su ihtiyacı fazla olan bitkiler dikilerek bataklığa dönüşmesi önlenmelidir.

e-

Sulu tarım yapılan bölgelerde suyun tarlada çok az tutulması ve görevlendirilecek bir kişinin su birikinti kontrolü ile sivrisinek kontrolü yapması sağlanmalıdır.

f-

Tuzak su birikintileri oluşturmak. Bu tuzaklarda sivrisineklerin yumurtlaması, gelişmesi sağlanmalıdır ve ilaç kullanmadan bu tuzaklarda dört günde bir boşaltılarak yeni su konması kontrolde önemlidir.

Jitlerde diğer canlılar varsa toksik ve kimyasal olmayan ilaçlar kullanılabilir. Bir diğer biyolojik ajanda balıklardır. Bunlardan Gambusia affinis önemli bir pradatördür. Ancak Tarım Bakanlığı tarafından yasaklanmış olması uygulama güçlüğü çıkarmaktadır.

Larva ile mücadelede kimyasal ilaçlama, pulverizatörlerle yapılmalıdır. Atılacak ilacın hedefe atılması larva ile mücadelede çok önemlidir. Operatörün jitlerin üzerinde bir kez elini gezdirmesi yeterlidir. Su bulanıncaya kadar atması hem israf hem de direnç gelişmesine yol açar. İlkbahar periyodunda ilaçlamalar 10 günde bir yapılmalıdır.

3-YAZ PERİYODU
Bu periyotta kontrol çalışmaları kısa periyotlarda (7-10 gün ara ile) hem larva hem de ergine karşı yürütülmektedir.

a-

Ergin kontrol çalışmaları özellikle dinlenme alanlarında sabah 7-10, öğleden sonra 4-7 saatleri arasında ULV veya sıcak sisleme şeklinde sivrisineklerin dinlenme yerlerine yapılmaldır.

b-

Yine yerel yönetimler tarafından uygulanan mahalle arasında yapılan akşam gün batımından güneş doğumuna kadar süren ULV ve Sıcak sisleme ile ilaçlamaları vardır. Her iki sisteminde ortak özelliği ilacı en küçük partiküllere ayırıp 10-20 dk. havada asılı kalmasını sağlamak ve sisleme yapılan yerdeki sivrisineği öldürmektir.

İLAÇLAMA PROGRAMI

SİVRİSİNEK LARVALARINA KARŞI UYGULANACAK OLASI MÜCADELE PROGRAMI

 

LARVA İLAÇLAMA DÖNEMLERİ

OCAK-MART DÖNEMİ MART-TEMMUZ DÖNEMİ AĞUSTOS-ARALIK DÖNEMİ
PERİYOT: 20 GÜN PERİYOT : 14-10 GÜN PERİYOT : 15-20 GÜN
     
 1. İlaçlama :   1 Ocak  1. İlaçlama : 17 Mart  1. İlaçlama : 13 Ağustos
 2. İlaçlama : 21 Ocak  2. İlaçlama : 31 Mart  2. İlaçlama : 28 Ağustos
 3. İlaçlama : 11 Şubat  3. İlaçlama : 10 Nisan  3. İlaçlama : 12 Eylül
 4. İlaçlama :   3 Mart  4. İlaçlama : 20 Nisan  4. İlaçlama : 27 Eylül
 5. İlaçlama : 30 Nisan  5. İlaçlama : 12 Ekim
 6. İlaçlama : 10 Mayıs  6. İlaçlama : 27 Ekim
 7. İlaçlama : 20 mayıs  7. İlaçlama : 11 Kasım
 8. İlaçlama : 30 Mayıs  8. İlaçlama :   1 Aralık
 9. İlaçlama :   9 Haziran  9. İlaçlama : 21 Aralık
10. İlaçlama : 19 Haziran
11. İlaçlama : 29 Haziran
12. İlaçlama :   9 Temmuz
13. İlaçlama : 19 Temmuz
14. İlaçlama : 29 Temmuz



SİVRİSİNEK VE KARASİNEK ERGİNLERİNE KARŞI OLASI MÜCADELE PROGRAMI
 

 

ERGİN İLAÇLAMA DÖNEMLERİ

OCAK-MART DÖNEMİ NİSAN-TEMMUZ DÖNEMİ AĞUSTOS-ARALIK DÖNEMİ
PERİYOT: 20 GÜN PERİYOT : 10 GÜN PERİYOT : 7-20 GÜN
     
 1. İlaçlama :   1 Ocak  1. İlaçlama :   1 Nisan  1. İlaçlama : 13 Ağustos
 2. İlaçlama : 21 Ocak  2. İlaçlama : 11 Nisan  2. İlaçlama : 28 Ağustos
 3. İlaçlama : 10 Şubat  3. İlaçlama : 21 Nisan  3. İlaçlama : 12 Eylül
 4. İlaçlama :   1 Mart  4. İlaçlama :   1 Mayıs  4. İlaçlama : 27 Eylül
 5. İlaçlama : 21 Mart  5. İlaçlama : 11 Mayıs  5. İlaçlama : 12 Ekim
 6. İlaçlama : 21 Mayıs  6. İlaçlama : 27 Ekim
 7. İlaçlama : 31 Mayıs  7. İlaçlama : 11 Kasım
 8. İlaçlama :   1 Haziran  8. İlaçlama :   1 Aralık
 9. İlaçlama : 11 Haziran  9. İlaçlama : 21 Aralık
10. İlaçlama : 21 Haziran 10. İlaçlama :   3 Ekim
11. İlaçlama :   1 Temmuz 11. İlaçlama : 10 Ekim
12. İlaçlama : 11 Temmuz 12. İlaçlama : 17 Ekim
13. İlaçlama : 21 Temmuz 13. İlaçlama : 24 Ekim
14. İlaçlama : 31 Temmuz 14. İlaçlama : 31 Ekim
15. İlaçlama : 20 Kasım
16. İlaçlama : 10 Aralık
17. İlaçlama : 31 Aralık
 


SİVRİSİNEK ERGİNLERİNE KARŞI OLASI KALICI MÜCADELE PROGRAMI
 

KALICI İLAÇLAMA DÖNEMLERİ
OCAK-ARALIK PERİYOT : 30 GÜN
 1. İlaçlama Dönemi Ocak 200_ (Kalıcı İnsektisit)
 2. İlaçlama Dönemi Şubat 200_ (Kalıcı İnsektisit)
 3. İlaçlama Dönemi Mart 200_ (Kalıcı İnsektisit)
 4. İlaçlama Dönemi Nisan 200_ (Kalıcı İnsektisit)
 5. İlaçlama Dönemi Mayıs 200_ (Kalıcı İnsektisit)
 6. İlaçlama Dönemi Haziran 200_ (Kalıcı İnsektisit)
 7. İlaçlama Dönemi Temmuz 200_ (Kalıcı İnsektisit)
 8. İlaçlama Dönemi Ağustos 200_ (Kalıcı İnsektisit)
 9. İlaçlama Dönemi Eylül 200_ (Kalıcı İnsektisit)
10. İlaçlama Dönemi Ekim 200_ (Kalıcı İnsektisit)
11. İlaçlama Dönemi Kasım 200_ (Kalıcı İnsektisit)
12. İlaçlama Dönemi Aralık 200_ (Kalıcı İnsektisit)

İLAÇ SEÇİMİNDE DİKKAT EDİLECEK HUSULAR


Bir zararlı savaşı programında kullanılacak ilaç seçiminde asla vazgeçilmeyen üçlü;

- ETKİNLİK
- GÜVENLİK
- MALİYET
üçlüsüdür.

Hedef zararlılar üzerinde yüksek etkinliğe, hedef dışı canlılar ve insanlar için azami güvenliğe ve birim alan başına uygulamada en düşük maliyete sahip pestisit bulmak pek de kolay değildir. Ancak, ciddi bir program ile yola çıkmış ve ne yapmak istediğini bilen bir ekip bu güçlüğünde altından kalkmasını bilecektir.

Şimdi bu üç faktörü sırayla değerlendirelim.

1- ETKİNLİK
İlaçların etkinlikleri, hedef zararlıların % kaçını, hektar başına ne kadar aktif madde uygulamasıyla ne kadar zamanda öldürdükleri ve knock-down (hızlı düşürücü) etki gösterdikleri gibi kriterlere dayanılarak belirlenir. En güçlü ilaçlar hedef zararlıların % 100'ünü en kısa zamanda ve en az aktif madde kullanarak öldüren ilaçlardır. Etkinliğin arttırılması için bazı formülasyonlarda "Synergist" (Etki artırıcı) adını verdiğimiz güçlendiricilerde kullanılmaktadır. Şu halde açık alanda ergin sivrisinek ve karasinek mücadelesinde kullanılacak ilaçlarda aranacak şartlar;

a- Öldürücü etki (Killing effect) içeren aktif madde olmalı
b- Hızlı düşürücü etki (Knock-down) içeren aktif madde olmalı
c- Etki arttırıcı (Synergist) içeren aktif madde olmalıdır.

Eğer alınacak ilaçta bu üç aktif madde bulunmaz sadece öldürücü aktif madde bulunursa başarı şansı oldukça düşük olacaktır.

2- GÜVENLİK
İlaçların güvenlikleri test hayvanlarında yapılan deneyler ve diğer invitro çalışmalarında tespit edilen akut oral LD
50'leri ifade edebilir.

Bir ilaçtaki aktif maddenin memeliler için toksisitesi ile hedef ajandaki toksisitesinin oranı ne kadar büyük bir rakam ile ifade ediliyor ise insanlar için riski o kadar düşüktür. Bu oranı ifade eden rakam küçüldükçe insanlar için yarattığı risk büyümeye başlar.

 

DİŞİ FARELER İÇİN LD50 (mg/kg)

SINIF

Oral (Ağız yolu)

Dermal  (Deri yolu)

 

Katı

Sıvı

Katı

Sıvı

1a

Aşırı tehlikeli

<5 <20

<10

<40
1b Çok tehlikeli 5-50 20-200 10-100 40-100
2 Orta tehlikeli 50-500 200-2000 100-1000 400-4000
3 Az tehlikeli 500-2000 2000-3000 >1000 >4000
  Normal kullanımda tehlikesiz >2000 >3000    

Belediyenize önerdiğimiz tüm ilaçlar Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) Toksikoloji sınıflamasında "Normal Kullanımda Tehlikesiz" grubuna girmektedir.

3- MALİYET
İlaçların maliyetlerini, litrelerinin veya kilogramlarının fiyatı ile belirlemek düşünülebilecek en büyük hatadır. İlaçların maliyetleri etkili dozlarının birim alan veya hacime düşen miktarlarının parasal karşılığı ile belirlenir.

Kısaca Hektar maliyetini formülüze edersek;

  Uygulama dozu (g/ha) x litre fiyatı (TL/lt.)              Litre fiyatı (TL/lt.)
Hektar maliyeti= -------------------------------------------- veya   ----------------------------
  Formülasyondaki aktif madde miktarı (g/lt)         1 lt. ilacın ilaçladığı alan (ha)


Bu bilgiler ışığında belediye sınırları içinde yapılacak larva ve ergin haşere mücadelesiyle ilgili mücadele programı ile ilaçlarımızın teknik özelliklerini
sayfamızda bulabilirsiniz.

Tüm bu bilgiler Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) yayınlarından alınmıştır.
 

*SİVRİSİNEK KONTROL YÖNTEMLERİ;

Tesbit edilen üreme ve barınma yerlerinde aşağıdaki işlemler yapılmalıdır.

~ Birikinti sular boşaltılmalı,

~ Foseptik kapakları kapatılmalı,

~ Kanallara akıntı verilmeli,

~ Çukurlar doldurulmalı,

~ Otlanma engellenmelidir.

*HAMAMBÖCEĞİ KONTROL YÖNTEMLERİ; (Hamamböcekleri hakkında detaylı bilgiler Bakınız)

~ Su borularının tavan ve taban girişlerinde,bina iç kısımlarında  mevcut yarık ve çatlaklar kapatılmalı,

~ Çöp kovaları çöp torbasız kullanılmamalı,

~ Ambarlar,depolar,kilerler ve mutfaklarda açıkta yiyecek bırakılmamalı,günlük temizlik yapılmalı,

~ Depolar,kilerler,mutfaklar ve bodrumlarda boş kap bulundurulmamalı,raflar en az ayda bir saklama kapları ile birlikte yıkanmalı.

*KARASİNEK KONTROL YÖNTEMLERİ;

~ Cadde ve sokaklar,Pazar yerleri günlük olarak temizlenmeli,

~ Çöpler ağzı kapalı olarak naylon çöp torbalarında biriktirilmeli,

~ Belediye kuruluşları tarafından çöplerin gece toplanması temin edilmeli,

~ Boşaltılan konteynırlar yıkanmalı,

~ Çöplerin üzeri toprakla kapatılmalı.

BİYOLOJİK KONTROL YÖNTEMLERİ

1~ PATOJEN AJANLARIN KULLANILMASI;

-Bacil menşeyli ilaç uygulamaları,

-Bazı bakteri,virüs ve mantarların kullanılması(Henüz araştırma aşamasındadır)

2~ PREDATÖRLER;

-Kuş,kurbağa,kertenkele ve bazı balıklar

3~ YAPAY GENETİK DEĞİŞİKLİKLER

-Gelişmeyi düzenleyen hormon esaslı ilaç uygulamaları

-Bacil esaslı biyolojik kontrol ilaçları:

1)Bacillus sphericus

2)Bacillus thurigiensis:Şu özelliklerden dolayı B.thurigiensis dünyada en çok tercih edilen biyolojik ilaçtır.

---Hedef seçici özelliği vardır(yalnız sivrisinek larvalarına etkilidir)diğer canlılara toksik etkisi yoktur,

---Hedef canlılar B.thurigiensis’e direnç göstermezler,

---Doğal besin zincirini olumsuz etkilemez,

---Çok kısa zamanda etkisini gösterir ve parçalanarak birikime neden olmaz.

-Predatörler:

Doğal denge içerisinde bazı sucul kuşlar, Gambusia gibi etçil balıklar,kurbağalar larvalarla beslendiklerinden zaralıların üreyip çoğalmasını dengelerler.

~ Gelişmeyi düzenleyici hormonlar:

Başkalaşım dönemine sahip zararlının;

-Herhangi bir döneminden bir üst dönemine geçmesini engelleyen Gençlik hormonları,

-Başkalaşım döneminde gömlek değiştirmesini engelleyen Kitin hormonları.

KİMYASAL KONTROL YÖNTEMLERİ

İNSEKTİSİT olarak adlandırılan böcek öldürücü kimyasal ilaçlarla yapılır.

KİMYASAL İNSEKTİSİTLERİN HAŞEREYE ETKİ YOLU

Tüm kimyasal insektisitler Sinir Sistemi yolu ile etki eder.

~ Sinir Sistemi “Nöron” denilen sinir hücrelerinden oluşur.Nöronlar” Akson” denilen uzun ince yapılara sahiptir.Aksonların ucunda “Sinaps”denilen uyarı giriş-çıkış kapısı olan bölüm bulunur.Uyarılar sinaps bölgesinden Asetilkolin ile beraber bir nörondan diğerine geçer.

Nöron’un Yapısı:

~ Kimyasal insektisitler haşerenin sinir sisteminin  çalışmasını durdurarak ölümüne neden olur.Ağızdan veya deriden temasla alınması fark etmez.

~ Pretroitler nöronlara etki yapar.Nöronu bloke ederek uyarıların geçişini engeller.

~ Organofosforlar sinaps bölgelerinde etki yaparlar.Asetilkolinin çalışmasını engellerler.

BAĞIŞIKLIK

~ Bağışıklık herhangi bir haşerenin öldürücü dozdaki ilaca karşı dayanabilme veya yaşayabilme yeteneğidir.

~ Bağışıklık genetik bir olaydır.Bu yüzden bir tek haşere bir tek haşere ya doğuştan bağışıktır yada değildir.Hayatı boyunca bağışıklık yeteneği kazanamaz veya kaybedemez.

~ Bir popülasyona uygulama yapıldığında bağışık olmayan haşereler ölür,bağışık olanlar hayatta kalır ve bağışık olanların oranı artar.Bu bağışık bireyler çiftleşip “Genetik Bağışıklık Karekterini”yeni nesillere aktararak popülasyondaki bağışık birey oranını iyice yükseltirler.Halk dilinde haşere türü “Bağışıklık kazanmış olur”

BAĞIŞIKLIK FARKLI HAŞERELERDE FARKLI İLAÇLARA KARŞI KENDİNİ BİRKAÇ MEKANİZMA İLE GÖSTERİR.

1-Enzim yolu ile ilacın etkisinin yok olması;Bu bağışıklık karekterine sahip olan haşere çeşitli enzimler salgılıyarak ilacın öldürücü etkisini yok eder.

-Dehidroklorinaz enzimini salgılayarak DDT’yi

-Oksidaz enzimini salgılayarak Karbomatları ve Pretroitleri

-Hidrolaz ve Esteraz enzimini salgılayarak Organofosfatları etkisiz hale getirirler.

2-Haşerenin hedef bölgesinin dayanıklılığı;Bu bağışıklık karekterine sahip olan haşerenin ilaçtan etkilenen bölümü ilaca karşı dayanıklıdır.

-Asetilkolinesteraz enzimi Organofosfat uygulandığında

-Pretroit veya DDT uygulandığında sinir hücreleri işlevini yerine getirmeye devam edebilir.

3-İlacın haşerenin vücuduna girememesi;Bu bağışıklık karekterine sahip haşerenin vücuduna (dış deriden içeriye)ilaç girmez.Bu olay bütün ilaçlara karşı aynı biçimde gerçekleşebilir.

ÇAPRAZ BAĞIŞIKLIK

~ Tek bir insektisite karşı dirençli popülasyon aynı anda o ilaçla aynı etki yöntemini kullanan başka bir ilaca karşıda(hiç uygulanmamış olmasına rağmen)dirençli olabilir.Örneğin;bir dönem Permethrin uygulamasından sonra haşerelerin sinir hücrelerinin dayanıklı olduğu nesil oluşur.Yani artık Permethrine karşı direnç gelişir.Aynı nesile Cypermethrin veya DDT uygulaması yapıldığında popülasyonun bunlarada direnç gösterdiği görülebilir.

HAŞERE ÖLDÜRÜCÜ İLAÇLARDA ARANAN ÜSTÜN VE SEÇİCİ ÖZELLİKLER

>WHO tarafından tavsiye edilmeli,sağlık bakanlığı tarafından halk sağlığı haşere kontrolü amacı ile kullanma ruhsatı olmalı,

>Uygulama yapılacak yörede, uygulanacak haşere ilacına karşı haşereler dirençli olmamalı,

>Önerilen uygulama dozunda hedef haşere için öldürücü olmalı diğer canlılara toksik etki yapmamalı,

>Başta uygulayıcı olmak üzere ilaç tahriş edici ve iritan etki yapmamalı,

>Böcekler üzerinde uzaklaştırıcı etki yapmamalı,

>Kullanılan ilaç bitkide,toprakta,suda ve havada kolayca parçalanabilmeli(Biodegredasyona uğramalı),parçalanma ürünleri doğaya zarar vermemeli,

>İlaç formülasyonu uygulama aracına uygun olmalı,

>İlaç formülasyonunun Akut oral-Akut dermal LD50 değerleri Akut inhalasyon ile sucul canlılara LC50değerleri bilinmeli,

 Tüm yukarıdaki özelliklere bağlı olarak ;

  >ETKİNLİĞİ OLMALI;tercih edilecek ilacın hedef zararlıya karşı bakanlık ruhsatına esas ,dozunda,tam etkisi olmalı,bağışık olmamalı,

>GÜVENLİĞİ OLMALI;hedef dışında kalan tüm canlılara karşı toksik etkisi hiç yada çok az olmalı,

>EKONOMİK OLMALI;birim alan/hacim maliyeti düşük olmalı,

>Ancak bu üç ana faktörü aynı anda içeren ilacı bulmak mümkün değildir.

>Sağlıklı bir dünyada yaşamanın temel koşulu doğal dengelerin korunması prensibine bağlı olduğu düşüncesi ile ilaç seçimi:

*GÜVENİRLİLİK-ETKİNLİK-MALİYET sıralamasına göre yapılmalıdır.

ENTEGRE SİVRİSİNEK KONTROLÜ

LARVA MÜCADELESİ

-Mekanik

-Biyolojik

-Kimyasal       yöntemlerle yapılır.

LARVA MÜCADELESİ NE ZAMAN YAPILIR?

~ 12 ay süre ile 3 ana bölümde  yapılır,

~ İlkbahar kontrol çalışmaları,

~ Kış kontrol çalışmaları,

~ Yaz kontrol çalışmaları,

KIŞ KONTROL ÇALIŞMALARI:

-Kasım-Mart ayları arasında yapılır,

-Sivrisinekler türe ve iklime bağlı olarak kışı ergin veya larva olarak geçirirler.

-Uygulamalar:Ergin sivrisineklerin barındığı ahırlar,bina bodrumları,kuyular ve foseptikler,yeni inşaatlar,terkedilmiş binalar,ağaç kovukları,umumi tuvaletler,mağaralar,çalılık ve fundalıklar,kanallar,çatılar v.b.yerlerde,

-Larvaların barındığı foseptikler,kanallar,sulama tank ve havuzları,eski otomobil lastikleri,kullanılmayan su depoları,apartman altı su birikintileri,balkonlarda kullanılmayan su bidonları ve saksılar,yeni inşaatlarda bulunan kaplar,kullanılmayan kuyu ve sarnıçlarda yapılır.

ENTEGRE KONTROL ÇALIŞMALARINA NASIL BAŞLANIR?

ERGİNE KARŞI:

~ Direnç gelişmemiş,rezidüel ve ani etkili ilaçlar tesbit edilir,

~ 30 günde bir barınma yerleri ilaçlanır,

~ REZİDÜEL UYGULAMALAR:

~ Hedef zaralının ilaçlanmış yüzeyler üstünde dinlenirken veya gezinirken antenleri,ayakları ve kanatları vasıtası ile öldürücü dozda insektisite maruz kalıp ölmeleri prensibine dayanır.

~ m2’ye 40 ml.seyrelti uygulanmalı,

~ Seyreltici içerisinde temas sonucu haşereyi öldürecek dozda insektisit mevcut olmalı,

~ İnsektisitin uzun süre kalıcılık etkisi olmalı(60-90 gün)

~ İnsektisitin uygulayıcılara hedef dışı organizmalara toksik ve iritan etkisi olmamalı,

~ İnsektisit kokusuz olmalı,leke bırakmamalı,

~ Hedef haşereye iritan etki yapmamalı,

~ Bu özelliklere uygun olan insektisitler basınçlı pulverizatörlerle  duvara 45 cm.mesafeden duvara 70-80 cm.bant oluşturacak şekilde uygulanmalıdır.

KAPALI ALAN ANİ ETKİLİ İLAÇLAMA:

 ~ Kapalı ortamda mevcut bulunan uçan,dinlenen,yürüyen haşerenin öldürülmesi için gerekli olan dozda insektisiti 5-25 mikron büyüklüğünde zerreciklerle yüklü olarak özel cihazlarla kapalı alana püskürtme esasına dayanır.

~ El tipi ulv ve sisleme cihazları ile yapılır,

~ İlaçlama alanı boş olmalıdır,

~ 1000m3’e 2 litre ‘den fazla karışım uygulanmaz,

~ Kanal ve logarlar aynı yöntemle ilaçlanır.

LARVALARA KARŞI:

~ Uzun süre rezidüel etkisi olan,dirençli olmayan larva ilaçları tesbit edilir.

~ 30 gün aralıklarla barınma yerlerine uygulama yapılır.

İLKBAHAR KONTROL ÇALIŞMALARI:

Mart-Nisan-Mayıs aylarında yapılan çalışmaları kapsar.

                                                 LARVA KONTROLÜ

~ İLKBAHARDA MEKANİK MÜCADELE İLE BAŞLANIR;

-Kış döneminde tesbit edilen barınma yerleri ilkbaharda üreme yerlerine dönüşür,

-Bu yerler boşaltılmalı,kapakları iyi kapatılmalıdır,

-Kanallara akıntı verilmeli,çukurlar doldurulmalı,otlanma engellenmelidir.

~ İLAÇLI MÜCADELE;

-Larva üreme alanlarının yüzeyine yapılan larvaların tamamen yok edilmesine yönelik çalışmalardır,

-Hedef larvanın dirençli olmadığı,sadece hedef larvalara karşı toksik etkili diğer biyolojik türler için sıfır yada çok düşük toksik etkili çok çabuk öldürme etkisi olan larvasitler tercih edilmeli,tercihen biyolojik larvasitler kullanılmalıdır,

~ LARVASİT UYGULAMALARI;İlaç çıkış debisi ve püskürtme mesafesi bant genişliği bilinen ve denetlenebilen motorlu veya mekanik pulverizatörlerle

-Yürüyüş doğrultusunda veya

-Alan uygulaması şeklinde birkaç kuşağın üst üste bindirilmesi ile yapılır.

-Uygulamalar her 15 günde bir tekrarlanır.

YAZ KONTROL ÇALIŞMALARI;

Larva Biyolojik evrimine uygun olarak üreme alanlarına 7-10 gün aralıklarla tercihen biyolojik menşeyli ilaçlarla uygulama yapılır.

ERGİN MÜCADELESİ

AÇIK ALAN ULV VE SİSLEME UYGULAMALARI:

~ Uçan ve dinlenen haşerelere yönelik uygulamalardır,

~ Hedef haşere ile temas edecek boyuttaki ilaç damlacıklarından oluşan bir bulutun ilaçlama yapılan alandaki havayı kaplaması prensibine dayalı olarak yapılır,

~ Uygulama yapılan alanda ergin uçan veya dinlenen haşere mevcut olmalı,

~ Hedef haşere insektisite dirençli olmamalı,

~ İnsektisit iritan veya tahriş edici olmamalı,

~ Her damlacık temas esnasında vektörü öldürecek miktarda etkili madde taşımalı,

~ Hedef haşereye uygun boyutta damlacık büyüklüğü seçilmeli,

~ İstenilen damlacık büyüklüğünü üretebilen cihaz seçimi;

    Yapılan araştırmalarda;

-Uçkuna yönelik en ideal damlacık boyu 5-20 mikron,

-Dinlenen haşereye yönelik damlacık boyutu 5-100 mikron,

-Larvaya yönelik damlacık boyutu 50-200 mikron olarak tesbit edilmiştir.

~ Uçkun mücadelesinde damlacıklar hedef haşerelerle temas edecek derecede buharlaşmadan havada asılı kalabilmeli bu amaçla seyreltici olarak ,

-Kaynama noktası 3000C ‘nin üzerinde,

-Fitotoksik olmayan,

-Kerosen veya su bazlı formülasyonlara %12 oranında USP Propilen Glikol kullanıldığında 5-25 mikron çapındaki zerreciğin buharlaşma süresi 8-16 dakika uzar.

~ İlaçlama sırasında çevre koşullarının uygun olması;

-Rüzgar hızının 0,3-1,5 m/sn ‘den fazla veya düşük olmaması,

-Havanın yağışlı olmaması,

-Yer sıcaklığının hava sıcaklığından daha düşük olması,

-İlaçlama sabah ve akşam saatlerinde yapılmalıdır.

~ İlaçlama yapılan alanın olabildiğince ilaçla kaplanmasının temin edilmesi için;

-Araçüstü ULV uygulamalarında 0,5 lt/ha.

-Araçüstü sisleme uygulamalarında 5 lt/ha.

-Spreyleme ve larvasit uygulamalarında 100 lt/ha.ilaç uygulanmalıdır.

YÜZEY ALAN UYGULAMALARI

~ Açık alanda dinlenen ergin sivrisinek,ergin karasinek ve karasinek larvalarını öldürecek insektisit dozu ile yüklü 50-200 mikron çapındaki damlacıkların hedeflenen yüzeylere püskürtülmesi esasına dayanır,

~ Uygulama sırasında m2’ye 10-20 ml. Karışım püskürtülmeli,ilaçlanan yüzeyde ve çevrede hedef dışı canlı bulunmamalı,

~ Uygulama karasineğin harekette olduğu sabah kuşluk  saatinde yapılmalıdır.

KONTROL ÇALIŞMALARININ SONUŞLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

~ Tüm barınma ve üreme alanları önceden tespit edilmiş ve bir haritada kayıt edilmiş olmalıdır,

~ Yapılan uygulama periyotları harita üzerinde işaretlenmelidir,

~ Herhangi bir zaman içerisinde üreme yerlerinde yapılan kontrolde 3-4 devre larva bulunmamalıdır.

İLAÇ UYGULAMA İŞÇİLERİNİN PESTİSİTLERE MARUZİYETLERİ

~ Uygulama işçilerinin vücutları pestisite 3 yoldan maruz kalır;

1-Deri yolu ile,

2-Solunum yolu ile,

3-Ağızdan(sindirim)yolu ile maruz kalırlar.

İlaç Etiketleri;

~ İşçiler uygulayacakları ilaçların etiketlerini okumadan kesinlikle karışım yapmamalı ve uygulamamalı,

~ İlk yardım ve uyarılar bölümünde yazılı tüm bilgileri öğrenmelidirler,

~ İlaç kapları ve karışım hazırlama;

~ Ağzı kapalı ve sızdırmaz olduğu uygulayıcı tarafından kontrol edilmeli,akıntı ve sızıntı olan kaplar sağlam kaplara aktarılarak imha edilmeli,

~ İş bitiminde kullanılan tüm malzeme özel yıkama bölümünde yıkanıp kaldırılmalı,

~ Boş ambalajlar iyice yıkanıp özel imha deposunda muhafaza edilmeli,

~ Çalışırken;

~ Ellerinizi ağzınıza,gözlerinize sürmeyiniz,

~ Tuvalete gitmeden,bir şey yiyip içmeden ellerinizi sabunlu su ile iyice yıkayınız,

~ Çalışma sırasında sigara içmeyiniz,ağızdan hiçbir gıda almayınız.

~ Uygularken;

~ Yiyecek ve içecek maddeleri uygulama ortamından uzaklaştırılmalı veya sızdırmaz şekilde kapatılmalıdır,

~ Uygulama sırasında eldiven,gözlük,şapka,koruyucu elbise,toz maskeleri kullanılmalı,

~ Kapalı alan uygulamalarında ortamda hiçbir canlı kalmamış olduğu tespit edilmeli ,loğusa anne yatalak,astım hastalarının bulunduğu kapalı alanlar ilaçlanmamalıdır,

~ İlacın etiketinde önerilen dozdan fazla karışım(kapalı alanda 40 ml./m2,açık alanda 20 ml./m2,larvasit uygulamalarında 10 ml./m2)püskürtülmemelidir.

~ Boş Kapların İmhası;

~ Kağıt ve mukavva karton ambalajları uygun ortamda yakılmalı,

~ Plastik ve metal varilleri asgari 3-4 defa suyla çalkaladıktan sonra çöp kutusu,saksı veya petrol taşıma kabı olarak kullanılabilir.Asla başka amaçla kullanılmamalıdır.

PESTİSİT ZEHİRLENMELERİ

 ~ Bulaşık giysilerle dolaşmak,bulaşık elleri yıkamamak,çalışma sırasında ağızdan gıda tüketmek v.b. durumlar ile kazaen bulaşık kapları kullanım,gıdayı yeme v.b. durumlarda akut zehirlenme meydana gelir.

~ Uygulama yerlerine çok yakın bulunan insanların vücuttaki yağ dokularında bazı grup insektisitler birikir ve kronik zehirlenmeye neden olur.

1-Ani Zehirlenme Belirtileri:Vücut salgıları aşırı derecede artar,terleme,baş dönmesi,görme bozukluğu,karın ağrısı,bulantı,kusma görülür.

2-Uzun Süreli Zehirlenme Belirtileri:Kansızlık,saç dökülmesi,deri döküntüleri,karaciğer ve böbrek rahatsızlıkları şeklinde ortaya çıkar,

İLK YARDIM:

1-İlaçla temas sona erdirilir,hasta açık havaya çıkarılır,

2-a)Deri yolu ile zehirlenmede elbiseler çıkartılır bulaşmış organlar bol sabunlu su ile yıkanır.

  b)Gözlere bulaşmışsa gözler bol sabunlu su ile yıkanır,

  c)Sindirim yolu ile alınmışsa ilaç etiketi ile birlikte zehirlenen kişi doktora götürülür.

3-Organofosfor ve karbomatlı bileşiklerden meydana gelen zehirlenmelerde 2-4 mg.Atropin Sülfat damardan yapılır,

4-Pretroitlerle ilgili zehirlenmelerde semptomatik tedavi yapılır,

UYGULAYICILAR İÇİN SEÇİCİ ÖZELLİKLER

1-Fizyolojik güçleri yetersiz,anemik ve bulaşıcı sosysl hastalık geçirenler bu işlerde çalıştırılmamalı,

2-İşe başlayan işçilerde kandaki kolinesteraz aktiviteleri test edilmeli ve bu testler her yıl tekrarlanmalı,

3-Uygulama merkezinde ilkyardım araç ve gereçleri bulunmalı,

4-İlaçlamada çalışan tüm işçilerin kanlarında Biyokimyasal testler her yıl yapılmalıdır.

PESTİSİTLERDE TOKSİKOLOJİNİN TEMEL PRENSİPLERİ

Toksikolojik değerlendirmeler ortalama duruma göre  değil olabilecek en kötü duruma göre veya oluşabilecek en büyük riskler dikkate alınarak yapılır.

Çevre üzerinde olan etkilerin değerlendirilmesinde evcil hayvanlar,çiftlik hayvanları,kuşlar,sudaki fauna ve flora,toprak ve toprak yapısı ile doğrudan veya endirekt olarak insektisitlere maruz kalan insanlar dikkate alınmalıdır.

FAO ve WHO’nun koyduğu temel prensipler ise pestisit (insektisit)üreticilerinin detaylı toksikolojik çalışmaları yapmaları ve bu çalışmaların risksiz seviye bulununcaya kadar devam etmesidir.

TOKSİKOLOJİK DEĞERLENDİRMELER:

1-Akut Toksisite...Ağızdan(oral yolla)

                             Deriden(dermal yolla)

                            Teneffüs(solunum yolu) ile

Tek bir doz veya yüksek doza kısa süreli maruz kalmanın etkisi olarak tanımlanır.Akut toksisite denemelerinde baz alınan rakam LD50  ,  LC50  değerleridir.

LD50 deneme hayvanlarının % 50’sini öldüren doz anlamına gelir,

LC50 insektisitin 1 litre sudaki konsantresinin sucul canlıları öldüren dozu anlamına gelir.

Akut toksisite çalışmalarında LD50 değerinden önce üretici firmalara çalışma yapılan insektisitle ilgili

-Etkisiz seviye

-En düşük etkili seviye

-En düşük öldürücü doz(ölüm meydana getirmeyen en yüksek doz)

-Etki sonucu oluşan semptomlar

-Zehirlenme belirtileri

-Organ ve sistemdeki tahribat  hakkında bilgi verilmelidir.

İnsektisitler hazırlanma,taşınma,kullanma esnasında deri ve gözle temas edebilir.

Kimyasalın direkt olarak deri ve mukoza ile teması sonucu tahrişler olabilir.

2-Subkronik toksisite;Özellikle uygulayıcıları ilgilendirmektedir.Yüksek doza tekrar tekrar maruz kalmanın etkileri olarak tanımlanır.İlaç uygulayıcıları ve sürekli aynı ilaca maruz kalan tüketicilerle çok ilgilidir.Uzun süreli maruziyet sonunda;

Kanserojenite;Uzun süreli ve devamlı maruz kalmanın etkisi ile tümör oluşup oluşmadığının araştırılmasıdır.

Mutojenite;Kanserojenik etki yapan maruziyetin genetik materyel üzerinde değişiklik ve tahribat sonucu hatalı DNA oluşturup oluşturmadığının araştırılması gerekir.

-Üreme hücreleri üzerinde değişiklik olup olmadığı,

-Genetik informasyonun değişebilir veya stabil olmayan bir durumda olup olmadığı incelenmelidir.

Teratojenite;Mutojenik etki yapan maruziyet sonucu dölüt,embriyon ve cenin üzerinde oluşan olumsuz etkilerin araştırılması.

BİYOKİNETİK VE METABOLİK ETKİLERİ

Bir ürünün organ ve dokulardan hızla atılımı ve birikimidir.

~ Canlı organ ve dokular tarafından absorbsiyonu,dağılımı,kalıcılığı araştırılmalıdır,

~ Kolayca ayrışıp zararsız ayrışım ürünlerine dönüşüp dönüşmediği

~ Ayrışma sonucu zararlı(toksik)metabolitlere dönüşen ürünlerin toksik metabolitlerinin neler olduğu,

~ Bu metabolitlerin insan sağlığı üzerine zararlı etkilerinin  neler olduğu araştırılmalıdır,

--İnsektisitler dahil tüm kimyasalların tehlike sınıflandırması genelde akut toksisitesine göre yapılır.Ana sınıflar ;

*Çok zehirli

*Zehirli

*Zararlı

*Aşındırıcı

*Tahriş edici   olarak ayrılır.

Yapılan araştırmalar sonucu kronik toksisite etkisi yüksek olan (kanserojenik,mutojenik)maddelerin akut toksisitesi çok düşük dahi olsa çok zehirli ve zehirli sınıfına sokulur.Yapılan tüm toksikolojik çalışmalar sonucu;-Gözlenemeyen en yüksek etki seviyesi,

-Gözlenemeyen etki seviyesi

-Günlük alınabilir miktar (doz);en hassas cinsiyet için bile gözlenemeyen en düşük seviyede etki gösteren doz seçilir.Deneme hayvanlarının vücut ağırlığına göre mg/kg dönüştürülür.Güvenlik faktörü kabul edilen 100 ile çarpılır,insanda vücut ağırlığı ile çarpılması sonucunda günlük alınabilir miktar bulunur.

Pazarlaması yapılan Halk Sağlığı Haşere İlaçları üzerinde Ypılan toksikolojik çalışmalarda Akut Toksisitede;-Ağızdan

                  -Deri ve mukozadan

                 -Solunum ile

                -Deri hassasiyeti,göz tahrişi etki oranlarının bilinmesi,uygulayıcının maruz kalma oranlarının bilinmesi gerekir.

İlaç uygulayıcıları ile insanlar aktif maddeye değil formüle edilmiş hazır ilaca veya seyreltilmiş süspansiyona (yağlı veya sulu)maruz kalırlar.

Haşere ilacı imalatında kullanılan yardıncı maddelerin ve uygulama sırasındaki seyreltici maddelerin (mazot v.b.)taşıyıcı olarak ilacın toksikolojik özellikleri üzerinde önemli etkileri vardır ve bu tür etkiler genellikle deri üzerine ve solunum ile olur.

Akut toksisitede herzaman uygulayıcı ve ortamdaki insan ve diğer canlıların ilaca hangi yollarla maruz kaldığı çok önemlidir.

Toksisite değerleri ve maruz kalma üzerinde bilgi sahibi olmakla ilaçların tehlikeleri ve riskleri hakkında açık ve net bir fikrimiz olur böylece bunun kabul edilir olup olmadığına karar verebiliriz.

Açık alanda yapılan her türlü ilaçlamada ilaca maruz kalma genellikle deri yolu ile ve solunum yolu ile olur.Ağız yolu ile etkilenmenin önemli rolü yoktur,ancak partikül büyüklüğü 200 mikrondan büyük ise risk doğar.50-150 mikron partiküllerin  daha çok deri ile 50 mikrondan küçük zerreciklerin solunum ve deri ile alınma riski vardır.

Formülasyon şekli,ürün çeşidi,hektara uygulanan aktif madde miktarı biliniyorsa deri ve solunum yolu ile maruz kalma tahmini yapılabilir.Deri ve solunum yolu ile maruz kalma da rakamlar aktif madde miktarını ifade eder.Tahmin edilen maruz kalma ile tolere edilebilen maruz kalmanın değerlerinin karşılaştırılması sonucu risk tahmini ve analizi yapılır.Maruziyet risk getiriyorsa ;

-Uygulama dozu düşürülmeli,

-Uygulama tekniği değiştirilmeli,

-Formülasyon şekli değiştirilmeli

İnsektisitlerin geliştirilmesi diğer kimyasallara göre çok uzun zaman alır.Komplike ve pahalı bir işlemdir,çünkü çok kapsamlı çevre ve toksikolojik incelemeler yapılmaktadır ve bu incelemeler 8-10 yıl zaman almakta 12-14 milyon Euro bir harcama yapılmaktadır.Halk sağlığı amacı ile tüketime sunulan herhangi bir insektisitin maliyeti 250 milyon Euro’yu bulmaktadır.Tolere edilebilir maruziyette veya en düşük etkili dozda kanserojenik,mutojenik,teratojenik etki gösteren herhangi bir insektisitin halk sağlığı haşere mücadelesinde kullanılmasına sağlık bakanlığı imal ve ithal izni vermez.

Verilen izin ile imal ve ithal edilen halk sağlığı,haşere ilaçları bakanlıkça onaylı etiketlerindeki talimata uygun kullanıldığında akut(dermal,oral,solunum)zehirlenme meydana getirmez.

A-Tek aktif madde içeren formülasyonların Akut-oral LD50 değerlerini veren formül:

Aktif maddenin LD50 değeri*100

Aktif maddenin % oranı(formülasyondaki)

B-Birden fazla aktif madde içeren formülasyonların Akut-oral LD50 değerlerini veren formül:

                 CA   +  C  B  +  CZ   =100

                 T  A           TB        TZ                                TM

C=Karışımdaki % konsatresi

T=Aktif maddelerin LD50 değeri

TM=Karışımın  LD50 değeri

İlaçlama Önsöz Kimyasal Mücadele Biyolojik Mücadele Fiziksel Mücadele Kent İlaçlama Fare Mücadelesi

Önceki Sayfa Ana Sayfa Üst Sayfa Sonraki Sayfa

Ana Sayfa Üst Sayfa Ürün Siparişi İletişim Hakkımızda İçindekiler

OTAŞ  ©     İlkbahar Mh.  Ukrayna Cd.  591 Sokak No: 7   06550  Yıldızevler/Çankaya/ANKARA  TEL: 0312 4918791  FAX: 0312 4919095 &Adres Harita&  E-Mail: 

 & Ekran çözünürlüğü 1024 x 768 Pixel & Telif Hakkı OTAŞ © 2002  ebilgi@gmail.com & Güncelleme: 20/03/12  & Web Uzmanı:Osman TAŞPINAR    &  Bu Günün Tarihi: