|
|
| Tek bir sinek bile,insanoğlunun ürettiği tüm teknolojik
araçlardan çok daha üstündür.Dahası sinek "canlı"dır. Uçaklar ya da
helikopterler bir zaman kullanılır, sonra çürümeye bırakılır.Sinek
ise kendisinin benzerlerini üretir. |
|
|
Karasinek, yiyecekleri yemeden önce, hortum biçimindeki
ağzında bulunan tüpleriyle ona dokunup "kalite kontrolü" yapar.
Sinek, diğer bir çok canlıdan farklı olarak besinlerini dışarıda
sindirir. Bunun için hortumları sayesinde besinlerinin üzerine
çözücü bir sıvı boşaltır. Bu sıvı, besini sineğin emebileceği
kıvama getirir. Sinek daha sonra hortumuna bağlı emici
pompalarla besini içine çeker. |
|
|
|
Sinek en kaygan zeminlerde bile rahatlıkla dolaşabilir,
evlerin tavanlarında saatlerce asılı durabilir. Ayakları, camlara,
duvarlara veya tavanlara konmak için bir dağcıdan daha donanımlıdır.
Eğer içeri çekilebilen pençeleri tutunmaya yetmezse, ayağının ucundaki
vantuzlar onu zemine iyice yapıştırır. Bu vantuzların tutuş özelliği,
salgılanan özel bir sıvı ile arttırılmıştır.
Bir karasineğin uçuşu, son derece kompleks bir iştir. Sinek önce, yön
belirlemeye yarayan organlarını büyük bir titizlikle gözden geçirir.
Daha sonra, ön tarafındaki denge organlarını ayarlayarak uçuş
pozisyonunu alır. Son olarak, duyargalarının ucundaki alıcılar
sayesinde, rüzgarın şiddeti ve yönüne göre kalkış açısını saptar. Ve
nihayet havalanır. Ama tüm bunlar saniyenin yüzde biri kadar bir zaman
sürmüştür. Uçuşa geçer geçmez kısa bir sürede hızlanabilir ve giderek
saatte 10 kilometre gibi bir hıza ulaşabilir...
Onun için rahatlıkla "akrobatik uçuş ustası" tanımı kullanılabilir.
Havada olağanüstü zig zaglar çizerek uçabilir.
Beklenmedik, ani ve sert dönüşler yapabilir. Bulunduğu noktadan dikey
olarak bile havalanabilir... Ne kadar elverişsiz ve kaygan olursa olsun,
her türlü yüzeye rahatlıkla konabilir.
Bu müthiş uçucunun bir başka gösterisi, evlerin tavanına
konabilmesidir... Yerçekimi gereği tavanda duramaması ve yere düşmesi
gerekir... Ama bu imkansızı gerçekleştirebilmesi için özel sistemlerle
yaratılmıştır. Bacaklarının uç kısımlarında çok küçük vantuzlar vardır.
Dahası bu vantuzlar belli bir yüzeyle temas ettiklerinde yapışkan bir
sıvı salgılar. İşte bu yapışkan sıvı sayesinde karasinek tavana asılı
kalabilir. Tavana doğru yaklaştığında bacaklarını öne doğru uzatır ve
tavana dokunduğunu hissettiği anda, geldiği yönün tam aksine doğru bir
takla atarak tavan yüzeyine karınüstü tutunur... Karasinek iki kanada
sahiptir. Bir bölümü vücudun içine gömülü olan bu kanatlar, sinirlere
bölünmüş çok ince bir zardan oluşur ve birbirinden bağımsız hareket
edebilir.

Ancak uçuş halinde, tıpkı tek kanatlı uçaklarda olduğu gibi, tek bir
eksen üzerinde gidip gelirler. Bu kanatların hareketini sağlayan kaslar,
sinek uçmaya başladığında kasılır, inişe geçtiğinde gevşer. Uçuşa
başlarken sinirlerin denetlediği bu kas ve kanat hareketleri, bir süre
sonra otomatik hale gelir.
Kanatların yüzeyinde ve başın arka kısmında bulunan dokunma
organları, uçuş ile ilgili bilgileri anında beyine ulaştırır.
Sinek, uçuş halindeyken yeni bir hava akımıyla karşılaşırsa, bu
dokunma organları hemen beyne gerekli sinyalleri gönderir. Kaslar da
beyinden gelen sinyallere göre kanatları bu yeni duruma uygun biçimde
çalıştrmaya başlar. Sinek bu organları sayesinde, kendisine karşı kalkan
bir sinekliğin havada oluşturduğu fazladan rüzgarı hemen algılar ve çoğu
kez uçup kurtulur. Karasinek, kanatlarını bir saniyede yüzlerce defa
çırpabilir. Bu hareket için, dinlenme sırasında harcadığı enerjinin
yaklaşık yüz katı bir enerji harcar. Bu açıdan oldukça güçlü bir
yaratıktır. Çünkü insan metabolizması normal temposuna oranla en fazla
10 kat daha enerji harcayabilir. Üstelik insan böyle yoğun bir enerji
tüketimini en fazla bir kaç dakika sürdürebilir. Oysa karasinek
kanatlarını bu ritimle tam yarım saat boyunca çırpabilir ve bu tempoda
bir kilometreden fazla mesafe katedebilir.
Karasineğin gözü ommatid adı verilen yaklaşık 6000 küçük gözden
oluşur. Her ommatidin yüzü farklı bir yöne dönük olduğu için, sinek
önünü arkasını, her iki yanını, üstünü ve altını görebilir. Yani 360
derecelik bir açıyla çevresini algılayabilir. Her ommatide 8 duyu
hücresi bağlıdır. Gözdeki toplam duyu hücresi sayısı ise 48.000
kadardır. Bu sayede sineğin gözü saniyede 100 görüntü alabilir.
|
|
 |
Sineğin uçuş yeteneği, kanadındaki üstün tasarımdan
kaynaklanır. Kanatların kenarları, yüzeyi ve kanat damarları,
algılayıcı hassas kıllarla kaplıdır. Sinek bu kıllarla hava
akımlarını ve mekanik baskıları tespit eder.
|
|
|