|

ÇEŞİTLİ FARE MÜCADELE MALZEMELERİ VE İLAÇLARI:
RODENT KONTROL ÜRÜNLERİ

 


   
Gelişmiş teknolojik cihazlar,canlı fare yakalama kapanları,yapışkan tuzaklar.zehirli macunlar vb.Ürünleri Adresimizden temin edebilirsiniz.
OTAŞ END.veTİC . Ukrayna cd.591.sk.No:7
İlkbahar mh. 06550 Çankaya/ANKARA
TEL: 0312 4918791
Adres Harita

RODENTLERİN
ÖZELLİKLERİ
6 Fare 90 günde 60 fare sayısına ulaşır!
Fare yemi kullanan kişilerin en fazla şikayet ettikleri husus 'yem yeniyor, istasyonda yem kalmıyor ama hala fare görebiliyoruz, yem zehirli değil galiba' şeklinde oluyor. Oysaki önemli olan bir farenin yada sıçanın ölecek dozda yem yemesidir. Bu nedenle istasyon sayısı ve istasyonlara yerleştirilecek yem miktarı fare popülasyonu ile doğru orantılı bir şekilde yerleştirilmelidir. Eğer yem tüketildiği halde fare görülüyor ise istasyon sayısı ve içerisine konacak yem miktarı artırılmalıdır.
Rodent mücadelesinde gözlem yaparken hangi tip sıçan yada fare ile mücadele edeceğimizin en önemli ayıracı dışkı dır.
Bu neden ile etrafta bulunan dışkılar dikkatlice incelendikten sonra etkili bir mücadele yapılabilir. Yeni yapılmış bir dışkı parlak ve yumuşak olur. Aynı bölgeden tekrar geçeceği düşünülerek mücadele bu bölgede yoğunlaştırılır. Bu sayede o bölgeden geçen kemirgenin ne tip bir kemirgen olduğunu anlayabilir ve ona uygun yem ve istasyon kullanabiliriz.
Dışkının şekline göre mücadelede hangi tip istasyon ve yem kullanılacağına karar verilir.

RODENTLERİN DUYULARI
Rodentlerin görme duyuları zayıftır. Ancak görme duyularının zayıf olması nedeni ile diğer duyuları gelişmiştir.
En önemli duyuları DOKUNMA DUYUSUDUR. İnsanların el ile temas etmesi gibi değil tüy ve kılları ile dokunup hissederler. (Körlerin ellerindeki sopalar ile hissetmesi gibi)
Saniyede 12 hareketi titreşim kanalıyla bıyıkları ile algılayabiliyor ve hafızalarına alabiliyorlar. Karmaşık labirent şeklinde, etrafta farklı eşyaların bulunduğu bir odadan 2 defa geçtikten sonra göremedikleri halde bütün eşyaları ve yerlerini hafızalarına alabilirler. Ortamdaki değişiklikleri hemen fark ederek kuşku duymaya başlarlar.
İşitme duyuları çok gelişmiş olmasına rağmen çok kullanamazlar. Bunun nedeni sesi duyabilmelerine rağmen nereden geldiğini algılayamamalarından kaynaklanmaktadır.
Koku duyusu çok iyi ve gelişmiştir. Milyonda bir (1/1.000.000 ) koku duyusuna hassasiyet gösterirler.
Tat alma duyusu çok gelişmiştir. Beşmilyonda bir (1/5.000.000 ) tat alma duyusuna hassasiyet gösterirler. Neyi yiyeceklerini çok iyi seçerler. Önce yaşama payı ihtiyaçları için yemleri yerler, daha sonra tokluk hissi için yerler.
Farelerin duyuları bu denli gelişmiş olduğu için Rodent mücadelesinde kullanılacak yemin Kalitesi ve Lezzetinin ne kadar önemli olduğu tekrar anlaşılmış olur.
İstasyonlarda hareket olup, dışkı görülüp, yem tüketildikten sonra ileriki zamanlarda hareket gözlenmiyorsa fare yemden ve istasyondan hastalandığını düşünür. İstasyonun yeri değiştirilmelidir.
SIÇANLAR VE
FARELER
ARASINDAKİ
FARKLAR
Sıçanlar
kuşkucu ve
korkak (Neofobik)
hayvanlardır.
İstasyon
içine
girmeden ve
yemi yemeden
önce iyice
süzer ve
kolaçan
eder.
(Norveç ve
Çatı Sıçanı)
ilk başta
çok az bir
yem yerler.
Eğer
yedikleri
yemden her
hangi bir
zarar
görmediğine
inandıktan
sonra daha
sonra tekrar
gelir ve
yiyebildiği
kadar yem
yer. Bu
yüzden
sıçanla
mücadelede
DETEX adı
verilen
formülasyonu
tamamen
tomcat ile
aynı olan,
tomcat ile
aynı kalite
ve lezzete
sahip ancak
içerisinde
zehir
bulundurmayan
yem tercih
edilmelidir. Detexi yedikten sonra bir şey olmadığını anlayan
sıçan kuşku
duymayı
bırakacaktır.
Bu aşamada
tadı aynı
olan zehirli
tomcatlere
geçildiğinde
mücadelede
başarı ve
sonuç
alınacaktır.
Fareler
Meraklı
hayvanlardır.
İstasyonu ve
içerisindeki
yemi merak
edeceklerdir.
Ancak
meraklı
odukları
için her
yere burnunu
sokacak ve
azar azar
yem
yiyecektir.
Bu yüzden
gözlem
sonucunda
mücadele
edeceğimiz
hayvanın
fare olduğu
belirlendikten
sonra
istasyonlar
sık
yerleştirilmelidir
(5 er metre
aralıklarla).
Mücadele
edeceğimiz
hayvan Sıçan
ise bu
mesafe
artırılmalı
istasyonlar
10 ar metre
aralıklar
ile
yerleştirilmelidir.
SIÇANLAR VE
FARELERİN
ORTAK
DAVRANIŞLARI
Hem sıçanlar
hem de
fareler
köşelerde
bakımlarını
yapmayı
tercih
ederler.
Çünkü köşede
durdukları
zaman her
iki uzun
taraftan
kendisine
gelecek
tehlikeyi
kontrol
edebilecekleri
için
köşeleri
tercih
ederler. Bu
nedenle her
iki
kemirgenle
de mücadele
yaparken
istasyonları
köşelere
yerleştirmek
mücadelede
başarı
getirir.
Hem fareler
hem de
sıçanlar
geceleri
dışarı
çıkarlar.
Çünkü
geceler
kendilerini
çok daha
güvende
hissedecekleri
için
geceleri
dışarı
çıkmayı
tercih
edeceklerdir.
Geceleri
yiyeceklere
çok daha
kısa sürede
ulaşabilirler.
Eğer gündüz
fare
görülüyor
ise mücadele
edilecek
bölgede çok
yoğun bir
fare
popülasyonu
olduğu
anlaşılır.
Norveç
sıçanı da
çatı sıçanı
gibi iyi
tırmanır.
Ancak
tırmanırken
kendilerini
güvende
hissetmek
isterler. Bu
yüzden
tırmanırken
sırtlarını
duvara
dayayarak
tırmanırlar.
Bulundukları
yerden 60 cm
yukarı
sıçrayabilirler.
120 cm lik
mesafeyi
üzerinden
zıplayarak
geçebilirler.
5.kattan
düşseler
dahi zarar
görmezler.
Hem fareler
hem de
sıçanlar
Duvarlara
sürtünerek
iletirler.
Sıçanlar
günde 25 gr,
fareler ise
günde 5 gr
yem yerler.
Hem sıçanlar
hem de
fareler
günde 3.000
defa
dışkılarlar.
Her 5
dakikada bir
damlalar
halinde
idrar ve
dışkı
yaparak
ortamı
kontamine
ederler.
Fareler
dişledikleri
zaman 1-2 mm
lik iz
bırakırlar.
Sıçanlar
dişledikleri
zaman 4 mm
lik iz
bırakırlar.
Sıçanlar
düzgün ve
sert
parçalar.
Fareler
yumuşak ve
dağınık
parçalar.
Kesici
dişler yılda
13 cm uzar.
Bu uzamayı
kontrol
altına
alabilmek
için kemirme
arzusu
duyarlar.
Saniyede 6
defa
dişleyebilirler
ve her bir
dişleyiş 500
kg/cm2 o
noktaya
basınç
uygular.
Demiri ve
betonu bile
dişleyebiliyorlar.
İstasyonların
içerisinde
yem olduğu
için
istasyonu
dişlemeyip
blok yemleri
dişler.
Fareler
korkak
olmadıkları
meraklı
oldukları
için her gün
yem yer.
Sıçanlar
korkak
oldukları
için,
yalnızca
güvenli yem
bulduğuna
inanırsa çok
yer ve
depolar.
Fareler 10 m
lik bir
alanda
gezerler.
Sıçanlar 30
m lik bir
alanda
gezerler.
Çatı
sıçanları
100 m lik
bir alanda
gezerler.
Tarlada
toprak
üzerinde
açıkta gözle
görülen
deliklere
poşet ile
pelet yemler
konulmalıdır.bu
yemlemeye
HEDEF
YEMLEME
denir. Blok
yem değil de
pelet yem
konmasındaki
amaç pelet
yemin ısıya
ve neme daha
dayanıklı
olmasıdır.
Fareler
duvarlara
sürtünerek
ilerledikleri
ve vücutları
yağlı olduğu
için
duvarlarda
iz
bırakırlar.
Mücadele ye
başlarken
önemli bir
ipucudur.
Rodent
mücadelesinde
önemli olan
hangi
ortamları
sevdiğini
bilmek,
onlar gibi
düşünmek ve
onların
istediğini
vermemek,
sağlamamak!!!
Orta
parmağın
geçtiği
yerden FARE
geçebilir.
Baş parmağın
geçtiği
delikten RAT(Sıçan)
geçebilir.
Norveç
Sıçanlarının
fareye göre
kuyruğu daha
uzundur.
Kapıların
altındaki
açıklıklar
kapatılmalı,
kendinden
kapanır
kapılar
kullanılmasına
özen
gösterilmelidir.
Her türlü
geçiş
yerleri
delikli tel
yada çimento
ile
kapatılmalıdır.
RODENTLERİN
ZARARLARI
Verdiği
hasarlar ve
bulaştırdığı
hastalıklar
nedeniyle
Rodent
Mücadelesi
önemlidir.
Dünyadaki
nedeni belli
olmayan
yangınların
%20 si
rodentler
tarafından
çıkartılmaktadır.
Dünya Gıda
Üretiminin
%20 sini
kullanılamaz
hale
getirirler.
Hantavirus,Food
Poisoning(Gıda
Zehirlenmeleri),
Asthma(Astım),
LCMV vb
birçok
hastalığın
bulaşmasına
ve
yayılmasına
Rodentler
sebep
olurlar.
Rodentler
İdrar
(protein) ve
dışkıları
ile
hastalığı
yayarlar.
Eğer büyük
bir pastanın
küçük bir
kenarından
dahi ısırık
aldıklarında
tüm pasta
kontamine
olmaktadır.
Özellikle
son
zamanlarda
Astım
vakalarının
artmasının
nedeni (Musmusculus
Domesticus)
Rodentlerin
insan
gıdalarını
kontamine
etmesidir.
Dünya Sağlık
Örgütü 1-2
ay
içerisinde
konuyla
ilgili
çalışmalar
yapmaya
hazırlanıyor.
Kalıcı
kusurlar ve
ölümlerle
sonuçlanan
vakalara
neden olduğu
ile ilgili
duyuru ve
bilgilendirmeler
yapmaya
hazırlanıyor.
LCMV; yüksek
ateş,ağrılı
kas ve kusma
gibi
belirtileri
vardır. 'Lymphocytic
Chori' dişi
fareden
yavrularına
geçen bir
virüs olduğu
için bulaşma
ve hastalık
riskinin
yayılması
çok hızlı
seyir eder.
50 fare 6
ayda 100.000
fare
popülasyonuna
ulaşır.
Dolayısıyla
korkunç bir
yayılma söz
konusudur.
RODENT KONTROL ÜRÜNLERİ
|