Kİtİn: Mükemmel Kaplama Malzemesi
Böcekler dünyada en çok rastlanan canlılardandır. Bunun nedeni pek
çok olumsuz şarta dirençli yapıa yaratılmış olmalarıdır. Onları
böylesine dayanıklı kılan nedenlerden biri, vücutlarını saran kitin
tabakasıdır:
Kitin son derece hafif ve incedir. Bu nedenle böcekler onu
taşımakta hiçbir zaman zorlanmazlar. Böceğin bedenini dışardan sarmasına
karşın, iskelet işlevi görecek kadar sağlamdır. Ama aynı zamanda da son
derece esnektir. Vücut içinden uçları kendine bağlı olan kasların
kasılıp esnemesi ile hareket edebilir. Bu, böceklere hareketlerinde
çabukluk kazandırdığı gibi, dışarıdan gelecek darbelerin etkisini de
azaltır. Üzerindeki özel kaplama maddesi nedeniyle dışarıdan içeri su
geçirmez. Vücut içindeki sıvıları da dışarı çıkarmaz.49 Sıcaktan hatta
radyasyondan etkilenmez. Çoğu zaman etrafa tam uyum sağlayacak bir
renktedir. Bazen de caydırıcılık sağlayacak kadar parlak olabilir.
Eğer uçaklar ve uzay
gemileri kitinin özelliklerine sahip bir maddeden yapılsalardı nasıl
olurdu? Açıkçası böyle bir malzeme havacılık uzmanlarının rüyalarını
süslemektedir.
Böceklerin karnı da,vücut yapısına ve etkinliklerine bağlı olarak
özel bir dizaynla yaratılmıştır. Örneğin çöl akrebinin karnı, tarak adı
verilen çok duyarlı organlarla kaplıdır. Akrep bunlarla toprağın sertlik
düzeyini tespit eder ve yumurtalarını bırakmak için en uygun yeri
belirler.
Resilin
Kanat eklemi, mükemmel esneme özellikleri olan resilin adlı özel bir
proteinden oluşmuştur. Hem doğal hem de suni kauçuktan çok daha üstün
özellikleri bulunan bu madde, laboratuvarlarda kimya mühendislerince
üretilmeye çalışılmaktadır. Resilin, esneme-bükülme yoluyla üzerine
yüklenen tüm enerjiyi depolayan ve üzerine etki eden kuvvet
kaldırıldığında bu enerjiyi tümüyle geri verebilen bir maddedir.
Bu açıdan bakıldığında resilinin verimi % 96 gibi çok yüksek bir
değere ulaşmaktadır. Bu sayede kanadın yukarı kaldırılması sırasında
harcanan enerjinin yaklaşık % 85'i depolanmakta ve aşağı kanat hareketinde
bu enerji yeniden kullanılmaktadır.Göğüs duvarları ve kaslar da bu
enerji birikimine imkan tanıyacak özel bir yapıda yaratılmıştır.
Kanatlardaki Simetri
Resimlerde görülen kelebeklerin kanatlarına dikkatle baktığımızda
kusursuz bir simetrinin hakim olduğunu görürüz. Bu tül görünümlü kanatlar,
şekillerle, beneklerle ve renklerle süslenmiş olarak yaratılmış ve sonuçta
her biri birer sanat harikası olan görüntüler meydana gelmiştir.
Bu kelebeklerin kanatlarına baktığınızda ne kadar karmaşık olursa
olsun, her iki taraftaki desenin ve renklerin tıpatıp birbirleriyle aynı
olduğunu fark edebilirsiniz. En ufak bir nokta dahi her iki kanatta birden
yer alır, dolayısıyla ortaya kusursuz bir düzen ve simetri çıkar.
Aynı zamanda o incecik kanatlardaki bir renk, diğerine hiçbir
şekilde karışmaz ve var olan renkler keskin çizgilerle birbirlerinden
ayrılır. Oysa bu renkler üst üste dizilen pulcukların biraraya gelmesiyle
oluşur. Elinizi dokunduğunuz an dağılıveren bu pulcuklar nasıl oluyor da
sıralarını hiç şaşırmadan aynı deseni tutturacak şekilde iki kanatta da
dizilebiliyorlar? Tek bir pulun bile yer değiştirmesi kanatlardaki
simetrinin bozulmasına ve estetiğin kaybolmasına neden olabilir.
Metamorfoz: TIRTIL'DAN Kelebeğe
Sizin 450-500 kadar yumurtanız olsa ve bunları dışarıda muhafaza
etmeniz gerekse ne yapardınız? Onların rüzgar gibi doğa şartlarının
etkisiyle saçılıp dağılmalarını önleyecek bir tedbir almanız kuşkusuz ki
en akılcı olandır. İşte dünyanın tek seferde en fazla yumurta yumurtlayan
canlılarından biri olan ipek böcekleri (450-500), yumurtalarını muhafaza
etmek için çok akılcı bir yönteme başvururlar: Yumurtaları salgıladıkları
yapışkan bir maddeyle (iplikle) birbirlerine bağlayarak, etrafa saçılıp,
dağılmalarını engellerler.
|
 |
 |
|
 |
 |
|
 |
 |
|
Tırtılın kendini kozaya sarışı ve ardından bu kozayı
yırtarak, mükemmel desen ve renklere sahip bir kelebek olarak
çıkışı...
|
|
Yumurtadan çıkan tırtıllar, ilk iş olarak kendilerine uygun bir
dal bulur ve daha sonra da aynı iplikle oraya bağlanırlar. Ardından
gelişebilmeleri için salgıladıkları bu iplikle kendilerine koza örmeye
başlarlar. Hayata gözlerini yeni açmış bir tırtılın bu işlemi yapması,
durup dinlenmeksizin 3-4 gün sürer. Bu süre içerisinde tırtıl, binlerce
kez dönerek, ortalama 900-1500 m. uzunluğunda bir iplik çıkarır.Bu
işlem bitince de hiç dinlenmeden yeni bir işe başlar ve güzel bir
kelebek olmak üzere değişim geçirmeye başlar.
Ne anne ipek böceğinin yavrusunu muhafaza edebilmek için aldığı
tedbir, ne de herşeyden habersiz, henüz hiçbir eğitime, bilgiye sahip
olmayan küçücük bir tırtılın gösterdiği davranışlar evrimle izah
edebilecek olaylar değildir. Herşeyden önce annenin, yumurtaları
yapıştırmak için kullandığı ipliği üretebilmesi mucizevidir.
Yumurtadan yeni çıkan bir tırtılın kendisi için gerekli ortamı
tanıyıp ona uygun koza örmesi, ardından değişim geçirmeye başlaması ve bu
değişimi problemsiz olarak geçirebilmesi ise insan aklının anlayış
sınırlarını zorlamaktadır. Bu durumda her tırtılın dünyaya ne yapması
gerektiğini bilir bir şekilde geldiğini rahatlıkla söyleyebiliriz ki bu
da, tüm bunların henüz dünyaya gelmeden "öğretilmiş" olduğu anlamına
gelecektir.
Bunu bir örnekle açıklayalım. Eğer yeni doğmuş bir bebeğin,
doğumundan sadece birkaç saat sonra ayağa kalktığını, dahası kendisine bir
yatak yapmak için malzeme (yorgan, yastık, minder vs.) topladığını ve
bunları düzgün bir biçimde birleştirip bir yatak yapıp içine yattığını
görürseniz, ne düşünürsünüz? Olayın şaşkınlığını üzerinizden attığınızda,
varacağınız en mantıklı sonuç, bu bebeğin böyle bir işlemi yapması için
henüz anne karnında olağanüstü bir yolla bir şekilde "eğitilmiş" olduğunu
düşünmektir. Tırtılların durumu, bu örnekteki bebeklerden farksızdır.
|