Böcek Sokması

"Bilimsel , Teknolojik ve Ekonomik Çözümler ile Haşere,Böcek,Kemirgen,Sürüngen,Kuş Gibi Halk Sağlığına; Zarar Veren Tüm Vektör Sorunlarına Son Veriyoruz"

Ana Sayfa Mücadele Ürünleri Genel Mücadele Haşereler

Halk Sağlığı

OTAŞ ©

 

 

 Ana Sayfa Mücadele Ürünleri Genel Mücadele Haşereler

 

 

Vektörler ile Mücadele Uzmanlık Gerektirir !!!                  haşere  biyolojisi, uygulama  teknikleri, sağlığa  etkisi  bilgileri  yanında  Güvenilirlik  ve  Garanti  aramak  gerekir. Bu  yeterliliğe  de  ancak  halk  sağlığı  dalında  Tecrübesi  olan  kuruluşlar  verebilir... !!!!                        OTAŞ                                       Tel: 0312   4918791

    TCMB   

Bugün:  

 

OTAŞ Endüstri ve Ticaret

Osman TAŞPINAR

İlkbahar mh. Ukrayna Cd. 591 Sk. No: 7  Çankaya/ANKARA

Tel : 0 312 4918791

Fax : 0 312 4919095

Gsm: 0532 2111364

E-Mail : ebilgi@gmail.com

Ankara ili dışında subemiz yoktur Ürün talepleriniz Kargo ile gönderilir.

Aynı İçerikli Web Sitelerimiz:

Google

Web
www.osman.com.tr
www.otas.com.tr
www.otaş.com.tr

 
 
BÖCEK ISIRMA VEYA SOKMASINDA YAPMANIZ GEREKENLER

 

AKREP ve ÖRÜMCEK ISIRMALARI

Örümcek ve akrepler tarafından ısırılma, çoğunlukla ısırılan vücut bölgesi ile sınırlı kalan bir acı veya yanma hissi ve şişkinlik ile sonuçlanır. İnsanı öldürecek derecede güçlü zehirli akrep ve örümcek türleri oldukça azdır ve yurdumuzda bu denli zehirli türler bulunmamaktadır.

Isırılan kişi, hayvanın zehrine karşı alerjik tepkime gösterebilir. Bu durumda tehlike riski daha yüksektir. Ancak benadryl benzeri antihistaminler, çoğunlukla alerjik tepkimeleri rahatlatıcı etkiye sahiptir.

Örümcek veya akrep tarafından ısırılmalarda yapılması gereken en önemli şey, kişiyi sakinleştirmektir. Birçok kişi, ısıran canlı zehirli olmasa bile, panik nedenli olarak anaflaktik şoka girebilmekte ve bu nedenle oksijensiz kalarak hayati tehlike yaşamaktadır. Panik esnasında salgılanan hormonların vücutta dolaşımı hızlandırdığı ve bu nedenle de zehrin vücut içerisinde dağılımını kolaylaştırdığını unutmamak gerekir.

Isırılan yer ilkin olarak şişer ve dokunmaya karşı hassas bir hale gelir. Bu durumda yapılabilecek en mantıklı hareket, buz veya soğuk su içeren bir torba ile ısırılan yer üzerine kompres yaparak şişkinliği indirmeye ve acıyı azaltmaya çalışmaktır. Ancak öncelikle ısırılan bölgenin sabun ve su ile iyice yıkanmasında fayda vardır.

Zehirli bir akrep tarafından ısırılma sonrasında, yüz kaslarında veya vücudun belirli bölgelerinde his yitimi görülebilir. Genel belirtiler ise kalp atışında yavaşlama, kan basıncının yükselmesi, halsizlik, terleme, konuşma ve solunumda güçlüktür. İstemsiz kas seğirmeleri ve görüşte bulanıklık da zehirlenme etkileri arasındadır. Hiperaktivite veya gözlerde olağandışı hareketlilik, çırpınma davranışı ve felç de görülebilir.

Örümceklerin zehri genellikle nörotoksik özelliktedir. Isırılan bölgede şişkinlik ve ödem oluşumu, şiddetli ağrı ve acı hissi, kaslarda spazm görülebilir. Sersemlik, kusma eğilimi, terleme, tükürük salgısında artış, solunum güçlüğü diğer etkilerdir. Bazı örümceklerin zehri ise hemolitik özelliktedir ve ısırılan bölgede nekroza neden olabilir. En zehirli örümcekler, Karadul ve Kahverengi Münzevi Örümcek olarak bilinen türlerdir.

Zehirli akrep veya örümcek ısırmalarında alkolden veya ağrı kesicilerden kesinlikle uzak durmak gerekir. Isırılan yerden zehri emmeye çalışmak da mantıklı bir davranış değildir. Keza ağız içindeki, yemek borusundaki veya midedeki yaralardan (örneğin habersiz olduğunuz bir ülserden) zehrin kana karışma olasılığı oldukça yüksektir. Bazı durumlarda, ısırılmadan 30-60 dakika sonra acı hissi ortaya çıkabilir. Zehrin miktarına, etkinliğine ve ısırılan bölgeye göre bu koşul değişkenlik gösterebilir.

Her türlü ısırılma sonrasında, uygun ve mümkün olan ilkyardımın uygulanmasından sonra en kısa zamanda bir doktora gitmekte fayda vardır. Doktor müdahalesinde morfin bazlı ağrı kesici veya mevcut ise panzehir uygulaması yapılabilir. Ciddi durumlarda ise yine klinik müdahale gereklidir

 

AKREP SOKMALARI (SCORPIONIZM) VE AKREP ZEHİRLERİ

Giriş

Akrepler ve akrep sokmalarıyla ilgili olarak; gerek akademik çevrelerden -özellikle Tıp fakültelerinden-, gerek Biyoloji öğrencilerinden gerekse halktan gelen yoğun sorular nedeniyle; ilgilenenlere cevap olması açısından, literatürden yararlanarak bu sayfa hazırlanmıştır.

Halk arasında sıkça duyulduğu gibi; "kuyruk boğumu ne kadar fazla ise zehir miktarı artar" inancı bilimsel değildir. Zira akreplerin kuyruğu söylendiği gibi 7, 8, ... 12, 13 boğumlu değil; 6 boğumlu (segmentli)dur.  Zehir, akrebin "telson" denen kuyruğunun son boğumunda yer alan zehir bezlerinden üretilir ve iğneleyeceği zaman iki kasın yardımıyla dışarı verilir. Akrep sokmaları için literatürde kullanılan isim, "scorpionizm"dir. Scorpionizm, yurdumuzdaki akreplerden özellikle Buthidae üyelerinden kaynaklanır. Diğer akrep gruplarında (Euscorpiidae, Iuridae, Scorpionidae), önemli bir vakaya rastlanmamaktadır. Sokulan bölgede genelde kızarıklık, şişlik  ve kısmi ağrı şeklinde sonlanır. Buthidae içinde ise en tehlikeli olabilecekler, Leiurus quinquestriatus ve Androctonus crassicauda'dır. Bunların dışında Batı, Orta ve Güney (Akdeniz) Anadolu'da en çok rastlanan Mesobuthus gibbosus ile Orta Anadolu ve daha doğuda kalan Anadolu kesiminde (Karadeniz kıyı kesimi hariç) sıkça rastlanan M. eupeus'un sokması sonucu zaman zaman ciddi semptomlar görülse de genelde ölüme sebebiyet vermemektedirler. Tehlikeli akrep sokmaları daha çok ABD'nin güneybatısı, Meksika, Güney Amerika'nın orta ve kuzey bölgeleri, Hindistan ve Ortadoğu ülkelerinde, yurdumuzda ise Güneydoğu Anadolu'da görülür. Dünya genelinde yılda yaklaşık 100000 akrep sokması görülmekte ve bunlardan 800 kadarı ölümle sonuçlanmaktadır. Ülkemizdeki vakaların sayısı için bir rakam vermek güçtür. Ancak bilhassa Güneydoğu'da yaptığımız çalışmalar sırasında sağlık ocakları ve halktan edinilen bilgiye göre; tamamına yakını kısmi ağrılar ve yaralar şeklinde olup, birkaç saatten bir güne varan sürelerdeki rahatsızlıklar ile sonuçlanmaktadır. Bazı türlerin sokması sonucu oluşan etki, arı sokmasından pek farklı değildir.  

   Akrep sokmalarında görülen     semptomlar ve diğer alametler:

Akrep sokmalarının etkisi, akrebin türüne, boyuna, yaşına, cinsiyetine, saldırganlığına, mevsime, sokulan kişinin alerji hassasiyetine, yaşına, sokulan bölgenin hayati fonksiyonlara sahip organlara yakınlığına göre değişmektedir. Bilhassa kalp ve solunum rahatsızlıkları olan insanlar, akrep sokmalarından fazla etkilenmektedir. Aslında iğnenin sokulan organda bıraktığı deliğin derinliği de zehirlenmenin etkisini belli eder. Eğer iğne kemiğe denk gelmişse alttaki yumuşak dokulu kısımlara ulaşamadığından çok daha az etki bırakır. Bütün akrepler, nörotoksik (merkezi sinir sistemini etkileyen) bir zehire sahiptir. Ancak bazı ekzotik türler sitotoksik (hücreleri etkileyen) zehire sahiptir.

Akrep sokmalarında görülen semptomlar ve diğer alametler;

·         Sokulan yerde 30 dakika veya biraz daha fazla süren çabuk ve şiddetli, yanma hissi uyandıran ağrı ve genelde gözle görülebilen sokulma işareti (iğne izi),

·         Semptomlar, esas 30 dakika veya bazen 4-12 saat sonra görülmeye başlar ve takip eden 24 saat boyunca artarak kendini gösterir. Ağrı, belli bir bölgede olabileceği gibi, karındaki kramplar şeklinde başka bir yerde de oluşabilir.

·         Yanma hissi ile genellikle el, ayak, yüz ve baş derisinde görülen iğnelenme, karıncalanma ve aşırı bir duyarlılık (paraesthesia),

·         Giyecek birşeyler arama, yatağa girme isteği gibi deride aşırı duyarlılık ve sesten bile rahatsızlık (hyperaesthesia).

·         Bacakları bükememe şeklinde kas koordinasyon bozukluğu veya yürürken sarhoş gibi davranma, istem dışı hareketler, titreme, halsizlik (ataxia),

·         Bazı türlerde (Afrika'daki Parabuthus spp. gibi) nabzın 100-150'ye çıkması (tachycardia),

·         Yeme ve yutma sorunları (dysphagia),

·         Konuşma zorluğu (dysarthia),

·         Başağrısı, kusma ve ishal (diarrhea),

·         Hastanın göz kapaklarının bükülmesi, sarkması (ptosis),

·         Bebeklerde hiperaktiflik ve sebepsiz yere ağlamalar,

·         İdrar güçlüğü,

·         Solunum güçlüğü ve buna bağlı ölüm.

Akrep sokmalarına karşı:

·         Özellikle geceleri, akrep olabilecek yerlerde çıplak ayakla dolaşılmamalı, mümkünse ayağı iyi kapatacak şeyler giyilmeli,

·         Akreplere çıplak elle dokunulmamalı,

·         Kamp yaparken veya açık arazide yatarken; doğrudan zeminde yatılmamalı,

·         Arazide çeşitli amaçlarla taş veya ağaç kütüğü vs. kaldırırken dikkatli olmak; taş altında olabilecek bir canlıyı araştıran araştırıcının (biyoloğun) taşı kendine doğru çevirmesi (karşıya doğru değil!) gerekir.

·         Bölgenin akreplerinin yüksek zehirli veya pek zararsız olup olmadıklarını öğrenmekte de yarar vardır.

Zehirlenmelerde yapılması uygun olacak tedbirler:

·         İlk olarak soğuk (buz vs.) uygulama yapılmalı.

·         Hyperaesthesia durumunda ağrıyı hafifletmek için hastaya bir analjezik (Aspirin, Paracetamol) verilebilir ve hemen hastaneye sevketmeli,

·         Kalp ve solunum fonksiyonları takip edilmeli,

·         Sistemik semptom görülen hastalar ile bilhassa çocuklar ve yaşlılar 24-48 saat süreyle müşahade altında tutulmalı,

·         Hareket edilmemeli ve yara temiz tutulmalı,

·         Panzehir, sadece ciddi zehirlenme durumlarında tatbik edilmeli,

·         Antihistamin ve steroidler sadece panzehire karşı alerjik tepkimeler görüldüğünde uygulanmalı,

·         Anaphylactic tepkimeler daima takip edilmeli ve görülürse adrenalin uygulamalı,

·         Ağrı ve krampları önlemek için damar içine (intravenöz) 10 cc 10% kalsiyum glukonat IV uygulanabilir. Ancak bu da sadece 20-30 dakika süreyle etkisini sürdürür.

·         Enfeksiyonu önlemek için tetanoz iğnesi yapılabilir.

·         Zehir gözlere temas edecek olursa; bol su veya süt vs. gibi bir sıvı ile yıkanmalıdır.

Yapılması yanlış olacak uygulamalar:

·         Sokulan yeri bıçak vs. ile yarmak, kesmek, emmek, çeşitli merhemler sürmek gibi yöntemlere başvurulmamalı veya geleneksel yöntemler "kocakarı ilaçları vs." kullanılmamalı,

·         Semptomların etkisini azaltmak için alkol kullanılmamalı,

·         Kuvvetli bir zehirlenmeye bağlı herhangi bir semptom veya alamet yoksa, panzehir (antivenom) kullanılmamalı,

·         Örümcek veya yılan panzehirleri kullanılmamalı,

·         Fazla salya salgılamayı (daha çok Afrika'daki Parabuthus türlerinde görülür) önlemek için (başka alerjik durumlara sebep olmaması için) atropin tatbik edilmemeli,

·         Morfin ve morfin benzeri acıyı azaltacak şeyler kullanılmamalı; zira bunlar nabzın artmasına ve solunum güçlüklerine sebep olabilir.

 
Zehirli Yılan Isırması Durumunda Yapılacaklar
 

Zehrin yayılması:

Zehirli Yılan ısırınca, zehir dişlerinden akan sıvı vücut içine iki koldan yayılır. Bunlardan biri kan dolaşım sistemidir. Fakat zehir dişinin doğrudan damar içine batması ender görülen bir olaydır. Böyle olduğunda zehir çabuk yayılır ve birkaç dakika içinde etkisini gösterir. İkinci yol lenf dolaşım sistemidir. Zehir vücut içine daha çok bu yol ile yayılır, lenf yoluyla yayılma yavaş olur. Fakat zehrin bazı toksik unsurları, temasa geldikleri dokuları ve ince damarları tahrip ederek kan ve lenf in dokular  arasına sızmasına neden olurlar. Lenf yoluyla yayılmada vücudun hareket ettirilmemesi gerekir. Çünkü hareket zehrin yayılmasını hızlandırır. Zehrin lenf yoluyla yayılması önlenmezse. Sonuçta zehir kana karışmış olur ve daha tehlikeli bir durum ortaya çıkar.

Zehir Miktarları:

Yılanların zehir miktarları yılanın boyu, zehir kesesinin büyüklüğü ile ilgilidir ama bir yılan ısırdığında zehrinin tamamını boşaltabileceği gibi dilerse hiç boşaltmayabilir bu tamamen onun kontrolündedir. Korkmuş veya kızmış bir yılan zehrinin tamamını boşaltabilir. Yine zehrin miktarı kadar zehir şiddeti (Toksisitesi) de önemlidir. Bu faktörlerin daha kolay anlaşılması için maxima tabiri kullanılır. Maxima bir zehirli yılanın bir ısırışta zehrinin tamamını boşalttığında öldürebileceği 70kg lık adam sayısına denk gelir. Örneğin maximası 15 olan Kobralar bir ısırışta enjekte ettikleri zehirle 70 kg ağırlığında 15 insanı öldürebilirler. Türkiye’deki zehirli yılanların maximaları 1’den daha düşüktür ve sağlıklı bir insan için öldürücü değildir, ısırılan yer şişer ve bu yerde devamlı ağrı duyulur. Türkiye’deki yılanların zehri ancak küçük memeliler veya sürüngenler  (Fare, tavşan, kedi, köpek, kertenkele vs.) için öldürücüdür. Ancak bu yılanlar tarafından ısırılan bir kişiye de hiç vakit kaybetmeden derhal ilk yardım uygulanmalı ve gerekiyorsa yılan serumu (Antiserum) yapılması için derhal hastaneye kaldırılmalıdır.

İlk Yardım:

Böyle bir durumda yapılacak ilk işler aşağıdadır.

Isırılan kişi, ısıran yılanı yakalamaya çalışmamalıdır; çünkü bu durum diğer ısırma ve yaralanmalara sebep olabilir, ayrıca hareket zehirin yayılmasını çabuklaştırır. Her yılan ısırması zehirli bir yılan ısırması anlamına gelmez, çoğu kez insanlar, zehirsiz yılanlar tarafından ısırılır. Hatta zehirli bir yılan ısırsa bile her zaman zehir enjekte etmeyebilir.

Yılan türlerinin ısırmalarında, şayet zamanında önlem alınırsa, ölüm çok enderdir. Tedavi edilmemiş engerek ısırmalarında dahi 24 saat içinde bir ölüm olayı hemen hemen imkansızdır. Bununla birlikte yılan ısırmaları ciddiye alınmalıdır. Şayet yarım saat içinde ısırılan yerde bazı belirtiler ortaya çıkarsa bir zehirlenme ihtimali vardır. Bu durumda tedaviye geçmek için vakit kaybedilmemelidir. Ancak telaşlanma ve heyecan aynı şekilde tehlikeli olabilir. Bu bakımdan hasta yatırılmalı ve sakinleştirilmelidir.

Bazı hassas kimselerde (yılan zehirine aşırı duyarlı) ısırılma olayından hemen sonra kasılmalar ortaya çıkar, bu durumlarda mümkün olduğunca çabuk tıbbi yardım gereklidir.

Eğer bir zehirli yılan tarafından zehirlenme olayı gerçekleştiyse:

1) Isırılan yerin 8-10 cm. kadar üzerinden bir bağ ile (mendil, kravat, serum lastiği) ile sıkmak.
Bağ ne çok gevşek nede çok sıkı olmalıdır ve arada gevşetilmelidir. Buradan amaç deri altındaki
lenf hareketini durdurmak ama kan dolaşımına engel olmamaktır, baskı bu düzeyde olmalıdır,
bilekteki nabız atışı hissedilmelidir. Ayakta ise nabız atışı topuktan alınmalıdır.

2) Eğer ısırık zehirli yılan ısırığıysa ve eğer yılan zehir boşalttıysa (ki her yaklaşık 3 ısırma olayından birinde boşaltmayabilmektedir) ve eğer hastayı 1 saat içerisinde bir hastahaneye yetiştiremeyeceksek o zaman (Bunu ısırma yerine yakın çok büyük ağrı, şişkinlik ve ödemli kızarıklık oluşmasıyla anlarız.) Isırılan yerin biraz üstünü antiseptik (Alkol, tentürdiyot vs.) ile temizledikten sonra temiz bir bıçak veya jiletle 1-2 uzunlamasına (Damara gelmeyecek şekilde) yarık açmak. (Bu yarıkları artı şeklinde değil, birbirine  paralel olacak şekilde açın yoksa yara geç iyileşir) Yarıkların derinliği 5-8mm olmalıdır. Ancak son zamanlarda ısırılan yerin üzerine çizik atarak kesme işleminin sakıncaları ortaya çıkmış ve terk edilmiştir. Bunun yerine kesik açmadan emme yöntemi tavsiye edilmektedir. Isırılan yeri dağlamak, buz koymak yanlış hareketlerdir.

3) Lenf ve bununla birlikte zehrin çıkması için açılan yarıkların ağızla emilmesi veya vantuz ile yaklaşık 15-20 dakika boyunca çekilmesi gerekir. Ağız ile emilecekse, emen kişinin ağzında yara bulunmamalıdır ve emilen sıvı derhal tükürülmelidir. Ancak ağız ile emmektense daha iyisi plastik büyükçe bir şırınganın ön kısmı kesilerek vantuz olarak kullanılmalıdır ve zehir bununla emilmelidir. Hata mümkün olduğunca yavaş hareket ettirilmeli ve kendisine kesinlikle alkollü içecek verilmemelidir. Hastaya hiç bir tedavi uygulanmasa bile ölüm olayı (Yılan büyükse ve tüm zehirini boşalttıysa ve ısırılan kişi sağlıklı değilse)  24 saatten önce gerçekleşmez bu yüzden acele edip yanlış bir hareketten kaçınılmalıdır.

4) Hastaya Yılan Serumu enjekte etmek ve diğer rahatsızlıkları bakımından tedavi altına almak için, en kısa zamanda bir doktora müracaat edilmesi veya bir hastaneye götürülmesi gereklidir.
Yılan serumu bir doktor nezaretinde yapılmalıdır çünkü serum,  sadece 2. ve 3. tür zehirlenmelerde
tatbik edilir. Çünkü bir görüşe göre panzehir aşırı duyarlılığı olan kişilerde ölümcül şoklara neden olabilir. Eğer yukarıda belirtildiği gibi hastanın ısırılan yerin 8-10 cm üzerine kesi yapıldıysa 1. tür zehirlenmelerde yılan serumu uygulamaya gerek yoktur. Ancak kesi yapılmadıysa, yılan serumu uygulanabilir ama kesinlikle doktor nezaretinde ve eğer mümkünse hastahanede..

Bu arada yeri gelmişken bu dereceleri ve uygulanacak serum dozunu yazalım.

1. Derece: Yılanın soktuğu yerde şiddetli ağrı ve zonklama diş çevresinde 3-6 cm arası ödemli kızarıklık, görülür. Zehir emildiyse seruma gerek yoktur, 12 saat içinde belirtiler kaybolur. Zehir emilmediyse baldırın ön-yan yüzü veya kalçadan 1 ampul yılan serumu yaptırmak (Bir doktora) yeterlidir.

2. Derece: 1. derecedeki belirtilere ilaveten, şişkinlik ve kızarıklıklar vücuda yayılmaya başlar,
ödemli bölgede kanamalı lekeler ve morluklar belirir. Bunlara ilave olarak; Terleme, bulantı, kusma, karınağrısı, hafif ateş varsa, bu 2. dereceden bir zehirlenmedir ve doktor tarafından 1 ampul yılan serumu iv. olarak, bir ampul de kalçadan olmak üzere toplam 2 ampul serum yaptırılır.

3. Derece: 1 ve 2. Derece zehirlenmelere ilaveten, belirtiler büyüyerek artarsa, vücut ısısı
düşmeye başlar, nabız atışları artar ve hasta şoka girerse bu 3. dereceden bir zehirlenmedir ki.
Bu durumda hastahanede doktor tarafından damardan en az 5 ampul serum yapmak gerekir

4. derece: (Türkiye'deki yılanlarada görülmez) Genellikle çıngıraklı yılan sokmalarında görülen çok daha ağır belirtiler gösteren bir zehirlenmedir, Türkiye'deki yılan türlerinin ısırmasıyla bu tür zehirlenme olamayacağından, akılları karıştırmamak için bu tür zehirlenmeyi anlatmıyorum.

Yanlız şunu da belirtmekte fayda var ki; Bu müdahalelerin hepsinin hastahanede yapılması gereklidir ayrıca hasta müşahade altına alınmalı ve kandaki fibrinojen düzeyi, trombosit sayısı, protombin zamanı, azot düzeyi ve elektrolitler incelenmeli, hatta bunlar 3-4 saat arayla
tekrarlanmalıdır. Tedavi buna göre sürdürülmelidir.

Tabi bu saydıklarım çok ağır vak'alar için geçerlidir ki Türkiye'de bu türden ölüm olaylarına rastlanmamıştır. Türkiye'deki yılan sokmalarında eğer kesi yapılıp zehir emildiyse en fazla 2. dereceden bir zehirlenme gerçekleşebilir o da hasta büyük bir engerek tarafında ısırıldıysa ve engerek bütün zehirini enjekte ettiyse.


BÖCEK SOKMALARI VE ISIRMALARINDA İLK YARDIM:
 

Kazazede öncelikle sakinleştirilir. Yara kalp seviyesinin üstünde tutulur. Yaraya buz tatbik edilir. Buz yoksa suyla iyice yıkanır. Varsa amonyakta kullanılabilir; psikolojik olarak kazazedeyi rahatlatır. Amonyak aslında asidik zehirlenmelerde kullanılır.


Arı sokması:
Arının iğnesinin steril bir iğne ile çıkarılması gerekir. İğne çıkarıldıktan sonra buz tatbik edilebilir.

Akrep sokması:
Zehirin gücü akrebin kuyruğundaki boğum sayısı ile doğru orantılıdır. Zehir sinir sistemini ve kalbi etkiler. Tükrük salgısı artar. Kaslar kasılır. İdrar kaçırma ve felç görülebilir. Sokulan bölgede ağrı, yanma ve uyuşukluk olur. Bu durumda yara kesinlikle emilmez. Ufak bir turnike ve amonyak uygulanır. Kişiye alkol verilmemeli ve yara dağlanmamalıdır.

Örümcek sokması:
Zehirli örümcekler kum saati şeklinde küçük ve siyah olurlar. Ayrıca kafalarında kırmızı benek olur. Isırdıklarında sinir sistemini etkilerler. Karın kısmında ağrı görülür. Yara oynatılmamalıdır. Yaranın üzeri bez veya eşarpla sıkılmalı ve buz uygulanmalıdır.

Köpek ısırması:
Kuduz köpeklerin ağızları salyalıdır ve göz bebeklerinde simetri yoktur. Sudan korkarlar ve kuyrukları bacaklarının arasında gezerler. Isırma durumunda yara bol su ile yıkanmalı ve kapatılarak pansuman için hemen hastahaneye gidilmelidir. Tetanoz ve kuduz aşısı olunmalıdır. Köpeğin yakalanması ve 10 gün karantinada kalması gerekir.

Yılan ısırması:
Yarada diş izi bırakır. Zehirli yılanlar kısa, kuyrukları yuvarlak ve kafaları üçgen şeklinde olanlardır. Üzerlerindeki pullar daha küçük ve daha fazladır. Çok parlak ve canlı renklerde olurlar. Isırma durumunda kan pıhtılaşmakta zorlanır, aşırı kan kaybı olur. Yanma hissi ve ağrı vardır. Şişlik ve morluk görülebilir. Sinir sistemini ve kalbi etkiler. Kusma, uyuklama ve bulantı görülebilir. Yara öncelikle iki dişizi arası çizilerek kanatılır, emilmez. Isırılan bölgenin üstü bir bezle sıkılır.

Kene yapışması:
Üzerine yağ damlatılarak, bir cımbızla saat yönünün tersine çevrilir.

Sülük yapışması:
Sülükler kirli kanı emdiklerinden yararlıdırlar. Sigara veya herhangi bir ısı kaynağı ile uzaklaştırılırlar.
 

       ZEHİRLENMELER

 BUNLARA DİKKAT
Kokulu ilaçlama sırasında ilaçlanan alanda bulunmayınız ilaçlama bitiminde havalandırılması yapılırken ilaçlı mekanda bulunmayınız zehirlendiğinizden şüphelendiyseniz temiz havaya çıkın. ciddi olduğunuzu düşündüğünüzde gideceğiniz doktara ne ilacından zehirlendiğinizi bildirmeniz gerekmektedir tedavinin kolay yapılabilmesi açısından

 ZEHİRLENME ANINDA YAPILACAK PRATİK VE HAYAT KURTARICI BİLGİLER
1) Panik yok !
2) Zehirlenen kişiyi ve zehirli maddenin kutusunu telefonun yanına getir.
3) Zehir Danışma Merkezini derhal ara
4) Verilen talimatı aynen uygula.

* AĞIZ yolu ile zehirlenmişse:Şuuru kapalıysa ağızdan bir şey vermeyiniz!..
* NEFES yolu ile zehirlenmişse: Temiz havaya çıkarınız, dumandan uzaklaştırınız, biliyorsanız suni teneffüs yaptırınız.
* DERİ yolu ile zehirlenmişse: Bulaşmış çamaşırları çıkartınız, deriyi temiz su ve sabun ile yıkayınız,
* GÖZ 'e sıçradıysa: Temiz su ile bol bol yıkayınız.
* Kendinizi korumayı ihmal etmeyiniz.

 Bunlara Çok Dikkat Ediniz
1) Her zaman; Zehir Danışma telefonunu kolay ve görülebilir bir yerde bulundurunuz,
2) Evdeki bütün zehirli maddeleri kilitli yerlerde veya çocukların ulaşamayacağı yerlerde saklayınız,
3) Çocuğunuzu yalnız başına bırakmayınız,
4) Zehirli maddeleri gıda kaplarına koymayınız ( içecek şişelerine gaz yağı koymak gibi.)
5) Çocukların yanında ilaçlara şeker demeyiniz,
6) Bilmiyorsanız evde konserve yapmayı denemeyiniz, üstü şişmiş konserve almayınız,
7) Doğadaki mantarları kesinlikle yemeyiniz,
8) Zehir Danışmayı acil durum dışında da sorularınız için arayabilirsiniz,
9) Son kullanma tarihi geçmiş hiçbir gıda maddesini almayınız,
10) Çocuklar sizi taklit eder, önlerinde ilaç içmeyiniz.

Böcek Türleri Haşere Haritası Böcek Sokması Kentsel Böcekler Fare'ler Sürüngen'ler

Önceki Sayfa Ana Sayfa Üst Sayfa Sonraki Sayfa

Ana Sayfa Üst Sayfa Ürün Siparişi İletişim Hakkımızda İçindekiler

OTAŞ  ©     İlkbahar Mh.  Ukrayna Cd.  591 Sokak No: 7   06550  Yıldızevler/Çankaya/ANKARA  TEL: 0312 4918791  FAX: 0312 4919095  E-Mail:  ebilgi@gmail.com

 & Ekran çözünürlüğü 1024 x 768 Pixel & Telif Hakkı OTAŞ © 2002  Adres Harita & Güncelleme: 03/07/13  &  Bu Günün Tarihi: