|


BİYOLOJİK MÜCADELE:
Zararlı bir organizmayla,bunun düşmanı olan başka bir canlıdan faydalanmak
suretiyle yapılan savaşa denir..Su birikintilerine larva yiyen balık, sineklerin üreme yeteneğini bozan
formülasyonlar atma gibi tedbirlerdir.Yani zarar veren canlıyı ortamdan yok
etmek için ,mevcut canlıyı yiyerek beslenen başka bir canlıyı ortama
yerleştirmektir.
Biyolojik mücadele,tabii dengenin tesisine yardımcı olur.ileriye dönük
kalıcı sonuçlar verir.Dezavantajı ise uzun zaman almasıdır.Kimyasal
mücadele,Hem çevre ve insan sağlığına zarar verdiği hemde zararlıların
bunlara karşı dayanıklılığı kazandığı görülmüştür.Kimyasal savaşın Biyolojik
mücadele programı ile birlikte yürütülmesi çoğu zaman oldukça risklidir.Bu
sebeple biyolojik mücadele programının tavsiye edilmesi veya başarısız
kaldığı dönem ve alanlarda tamamlanması için Biyoteknik yöntemler
kullanılır.Biyoteknik yöntemlerden biri olan FEROMON' da amaç,hedef
türü,çevreye ve diğer canlılara zarar vermeden kontrol altına almaktır.
BİYOLOJİK
MÜCADELE
UYGULAMASI:
1-KISIRLAŞTIRMA
2-FEROMON
3-ATRAKTAN
BİYOLOJİK
KONTROL
YÖNTEMLERİ
1~ PATOJEN
AJANLARIN
KULLANILMASI;
-Bacil
menşeyli
ilaç
uygulamaları,
-Bazı
bakteri,virüs
ve
mantarların
kullanılması(Henüz
araştırma
aşamasındadır)
2~
PREDATÖRLER;
-Kuş,kurbağa,kertenkele
ve bazı
balıklar
3~ YAPAY
GENETİK
DEĞİŞİKLİKLER
-Gelişmeyi
düzenleyen
hormon
esaslı
ilaç
uygulamaları
-Bacil
esaslı
biyolojik
kontrol
ilaçları:
1)Bacillus
sphericus
2)Bacillus
thurigiensis:Şu
özelliklerden
dolayı B.thurigiensis
dünyada en
çok tercih
edilen
biyolojik
ilaçtır.
---Hedef
seçici
özelliği
vardır(yalnız
sivrisinek
larvalarına
etkilidir)diğer
canlılara
toksik
etkisi
yoktur,
---Hedef
canlılar
B.thurigiensis’e
direnç
göstermezler,
---Doğal
besin
zincirini
olumsuz
etkilemez,
---Çok
kısa
zamanda
etkisini
gösterir
ve
parçalanarak
birikime
neden
olmaz.
-Predatörler:
Doğal
denge
içerisinde
bazı sucul
kuşlar,
Gambusia
gibi etçil
balıklar,kurbağalar
larvalarla
beslendiklerinden
zaralıların
üreyip
çoğalmasını
dengelerler.
~
Gelişmeyi
düzenleyici
hormonlar:
Başkalaşım
dönemine
sahip
zararlının;
-Herhangi
bir
döneminden
bir üst
dönemine
geçmesini
engelleyen
Gençlik
hormonları,
-Başkalaşım
döneminde
gömlek
değiştirmesini
engelleyen
Kitin
hormonları.
BİYOLOJİK
MÜCADELENİN ÖZELLİKLERİ:
AVANTAJLARI:
-
YAN VE ART ETKİLERİNİN
OLMAYIŞI:İnsan,Hayvan,Bitki ve faydalı organizmalarda herhangi bir zarar
meydana gelmez.
-
EN AZ MASRAFLA EN İYİ SONUCUN
ALINABİLMESİ:Biyolojik mücadelede,nakil için başlangıçta önemli bir masraf
olur,ilerki yıllarda bu masraf azalır.
-
DEVAMLI/ETKİ (ETKİNİN İDAME
OLMASI):İlk tesisten sonra yok denecek bir masrafla kendi kendisini devam
ettirebilme özelliği vardır.Mekanik ve Kimyevi mücadelede etki,ancak bilfiil
yürütüldüğü zaman olur.
-
ZARARLILARDA DAYANIKLILIK VE
BAĞIŞIKLIĞA YOL AÇMAMASI:Biyolojik mücadelede bu önemli bir avantajdır.
-
DOLAYLI FAYDALAR SAĞLAMASI: a)Konuk
zararlıyı direk öldürür, b)Üreme gücünü azaltır, c)Gelişiminde
dengesizlikler yaratır. d)Zararlının direncini kırma,ve hassasiyet
oluşmasını sağlar.
DEZAVANTAJLARI:
BİYOLOJİK MÜCADELEDE BAŞLANGIÇ: İlk
olarak faydalı türün korunması ve sonrada güçlendirilmesi esas
alınmalıdır.Bu süreyi beklerken zararlı alyhine dönüşen
durumlarda,zararlının yoğunluğu artar.Mücadele Başlangıç süresi ,3 yıl
tesbit edilir(3 generasyonluk süre) Bu süreler zarfında düşman çoğalıp
istenen seviyeye çıkar.tek risk "Başlangıç Riski"dir.Buda ekonomik
kayıptır.Son 5 yılın istatistik verilerine göre mücadele faaliyet oranları
şu şekildedir. A)MEKANİK MÜCADELE(%65), B)KİMYASAL MÜCADELE (%21),
C)BİYOLOJİK MÜCADELE (%12). D)BİYOTEKNİK(FEROMON)MÜCADELESİ (%2) dir.
BİYOTEKNİK(FEROMON)MÜCADELESİ:
UYARMA KAYNAĞI:
A)FİZİKSEL : Ses titreşimi ve
elektromanyetik radyasyon uygulamaları.
B)KİMYASAL:Tat alma,Koku alma,Gaz
ile zararl duyu organları ile uyarılır.Koku bırakılarak doğrudan uyarılması
sağlanır.
BİR ARAYA GETİRİCİ FEROMONLAR:
A)CİNSİYET FEROMONLARI:Türün yalnız
bir cinsiyeti tarafından salgılanıp öteki cinsi cezbeder. (Erkek------->
Dişi) ,veya (Dişi--------->Erkek) şeklinde uygulanır.
B)TOPLANMA FEROMONLARI:Türün her iki
cinsiyeti üzerinde de etkili olan (Yine bir cinsiyet tarafından salgılanan
(Erkek------->Dişi ve Erkek), veya (Dişi----->Dişi ve Erkek) şeklinde
uygulanır.
FEROMON'un Kaynağı ,Yeni erginleşmiş
dişi böcekten veya sentetik olarak laboratuar ortamında üretilir.
TARIMDA FEROMON:
Direk etki,Yaprak biti türlerinde
alarm feromonu bulunmuş Corniclerinden salgı yaparlar.Feromon ile alarma
geçiren yaprak biti Kolonilerinin kendisini yere atması veya bulunduğu
bitkiyi terk etmesini sağlar.
İndirek Etki,Zararlı böcek
populasyonunu tayin etmede uygulanır,sex feromonları indirek uygulanır.
FEROMON NEDİR? :
Feromon bir böcek türünün,kendi
bireyleri arasında haberleşmelerinde kullandıkları Kokudur.Feromon
böcekler arası kimyasal konuşma dilidir.Çiftleşmeye hazır bir dişi
böceğin salgılamış olduğu kokuyu duyan erkek böcek,kokunun izini takip
ederek dişiye ulaşır.işte bu koku seks Feromonudur.
Bilim adamları Feromonların kimyasal
yapılarını çözebilmek için ilk etapta çeşitli böcek türlerinden çok
sayıda toplayıp Laboratuvar ortamında böceklerin salgıladıkları
kokuların kimyasal yapılarını öğrenmişlerdir.Bilim adamları
Feromonların kimyasal yapılarını elde ettikten sonra bu kokuların türe
bağlı olarak farklılıklar gösterdiğini görmüşlerdir.
BUNA BAĞLI OLARAK HER BÖCEĞİN
FEROMONU BİRBİRİNDEN FARKLIDIR.:
Yıllar süren araştırmalar sonunda Bilim
adamları türden türe farklı olan feromonları tanımlamalarının yanısıra,Feromonları
Laboratuvarda "SENTEZ ETME" Başarısına ulaşmışlardır.Sentaz edilen
Feromonlar,çeşitli maddelere emdirilerek tuzaklarla birlikte mücadele
edilecek ortama asılarak denemeler yıllar sürmüştür.Son olarak gelinen
noktada,mevcut bilgiler ışığında bir çok böceğin Feromonu
bulunmuştur.Bu bizlere zararlı böceklerin haberleşme dünyalarına
girmeyi ve onları tuzaklara çekerek zararlarını en aza indirme şansını
vermiştir.Entegre zararlı mücadelesi,zararlı davranışları ve
Popülasyonları konularında fazla bilgi gerektirmektedir.Zararlının ne
zaman ve nerede ortaya çıktığını bilmek,hangi yaşam evresinde olduğunu
görebilmek zararlılarla mücadelede ve sonraki tehditlerde çözümlere
kolay ve ucuz bir şekilde ulaşmamızı sağlar.Her geçen yıl dünyada
çeşitli zararlılar hakkında çeşitli kimyasal zehirler karşı reziztans
(Yani,Bağışıklık)geliştirdikleri veya,çok bilinen bazı kimyasal
zehirlerin mücadelede daha az etkili olmaya başladığı
görülmektedir.Orman,Tarım,Depolanmış ürünler,Ev ve Bahçe zararlılarına
karşı mücadelede Alternatif,Çevreye,İnsana zararlı olmayan,Ucuz ve
Başarılı Altarnatif yöntemlerin kullanılması kaçınılmaz bir hal almaya
başlamıştır.Bu avantajlara haiz bir metot olan Feromonlarla Zararlı
Böcek Mücadelesi dünyada ve ülkemizde hızla gelişmektedir.
YÖNTEMLER VE UYGULAMA METOTLARI ? :
Laboratuar ortamında sentez edilen ve
böceklerin salgıladığı kokunun kopyası olan Feromon'lar "DİSPENSER"
denilen ve kokuyu atmosfere yayan maddelere emdirilirler.Elde edilen
Feromon Dispenserleri ile mücadelede amaca ve ihtiyaca göre dört ana
yöntem kullanılır.
1-ERKEN UYARI (MONITORING) :
Erken uyarı böceklerin pupa evrelerinden
sonra hangi zamanda ergin olup uçmaya başladıklarını tesbit için
kullanılır.Böceklerin uçma zamanlarını tesbit etmek mücadele yapan
için büyük faydalar sağlar.Zararlının gerçekten var olup olmadığını
görür.Eğer varsa ilaçlama yapılacak zamanın tam ve kesin tarihi ortaya
çıkar.ve böylece çok sayıda ilaçlama tekrarı gerektirmez.
2-KARIŞTIRMA (CONFUSION) :
Zararlılar ergin olduktan sonra
çiftleşmek için dişinin salgılamış olduğu kokuyu ararlar,ancak ortamda
çok kaynaklı bir koku varsa dişiyi bulmaları güçleşir.Mücadele
yapılacak ortama asılan çok sayıdaki Feromon Dispenserinden yayılan
kokular nedeniyle zararlı dişiyi bulamayarak çiftleşme gerçekleşmez ve
böcek zararı ortadan kalkmış olur.
3-ÇEK-ÖLDÜR (ATTRACT-KILL) :
Tuzağa çekilen böceklerin tuzak içine
konulmuş Pestisit'lerle(Kimyasal İlaç) öldürülmesine dayanan bu
metotta,tuzağa çekilerek hapsolan erkek bireyler temas etkili
pestisitlerle yok edilirler.
4-TOPLU TUZAKLAMA (MASS TARPPING)
Hangi alanda kullanılacak olursa olsun
toplu tuzaklama yönteminde Feromon Dispenseri ve tuzaklar mücadele
alanına tavsiye edilen miktarlarda asılarak gerçekleştirilen
metottur.en çok kullanılan ve bilinen bu metotta böcekler toplu olarak
tuzaklara hapsedilerek zarar vermeleri önlenir.
FEROMON'LA
MÜCADELENİN AVANTAJLARI NELERDİR ? :
1-FEROMONLAR TAMAMİYLE ZEHİRSİZ-NON
TOXİC MADDELERDİR.ÇEVREYE,İNSANA,BAŞKA CANLILARA VE ATMOSFERE ZARAR
VERMEZLER.
2-FEROMON'LAR TÜRE ÖZGÜ CEZBEDİCİ VE
ÇEKİCİ KOKULAR OLDUKLARINDAN DOĞADAKİ DİĞER CANLILARI ZARAR
VERMEZLER.KİMYASAL MADDELERİN SEÇİCİ OLMAMASI KADAR FEROMON'LAR SEÇİCİ
BİR MÜCADELE METOTUDUR.HEDEF CANLI DIŞINDA HİÇ BİR ORGANİK YADA
İNORGANİK MADDEYE ZARAR VERMEZLER.
3-FEROMON'LAR MÜCADELE EDİLECEK
ZARARLININ VARLIĞININ YADA YOKLUĞUNUN ORTAYA ÇIKMASINDA ROL OYNAR.BUDA
BOŞUNA YAPILACAK İLAÇLAMA İŞİNDEN MÜCADELE YAPANI KURTARMIŞ OLUR.
4-UYGULAMASI OLDUKÇA
BASİTTİR.İLAÇLAMAYA GÖRE OLDUKÇA KISA VE GÜVENLİ BİR İŞLEMDİR.
5-UÇAKLA İLAÇLAMANIN DAHİ MÜMKÜN
OLMADIĞI,ARAZİ ŞARTLARININ ÇETİN OLDUĞU YERLERDE KULLANIMI MÜMKÜNDÜR.
6-BİR ÇOK MÜCADELE YÖNTEMİNE GÖRE
UCUZ BİR YÖNTEMDİR.
7-İLAÇ KULLANILMADAN ÜRETİLEN TARIM
ÜRÜNLERİNİN DEĞERİ DIŞ VE İÇ PAZARDA ARTACAĞINDAN,FEROMON YÖNTEMİ İLE
ZARARLI BÖCEK MÜCADELESİ ,KATAGORİSİNDE TEK VE VAZGEÇİLMEZ BİR
UYGULAMA YÖNTEMİDİR.
FEROMONLARIN ZARARLI BÖCEKLERLE MÜCADELEDE
KULLANILMASI
1. GİRİŞ
Feromonlar
böceklerde bir türün bireyleri tarafından dışarıya salınan ve o türün diğer
bireyleri tarafından hissedilerek reaksiyon göstermelerine sebep olan
kimyasal maddelerdir. Bu maddeler; cinsel cezbedici, buluşma, dağılma, alarm
verme, yol veya sınır belirleme, tat uyarması, dişilerin üreme
faaliyetlerinin engellenmesi gibi etkilerine göre sınıflandırılabilir.
Bunların arasında cinsel cezbedici hormonlar bitki koruma alanında büyük
ölçüde kullanılmaktadır. Dişi böcekler bu feromonu çiftleşmeye hazır
olduklarını belli etmek ve erkeklerin kendilerini bulabilmesi için
salgılarlar. Bu maddeler hava hareketleri ile taşınırlar ve erkeklerin
antenleri aracılığıyla algılanırlar.
Feromonlar Entegre Zararlı
Düzenlemesi Programı’nın elemanlarından biridir. Etkileri çok eskiden beri
bilinmekle beraber ilk olarak BUTENANDT (1954) tarafından ipek böceklerinin
koku salgı bezlerinden elde edilip, tanımlanmış ve erkekleri çektiği
belirlenmiştir (SEREZ 1983). Daha sonraki yıllarda birçok böceğe ait
feromonlar izole edilip tanımlanmıştır. Günümüzde feromonlar sentetik olarak
üretilmekte ve bu iş için geliştirilmiş tuzaklarda çekici olarak
kullanılmaktadır. Zararlı böceklerle mücadelede feromonlardan yararlanmak
üzere üç metot geliştirilmiştir. Bunlar; gözlem ve erken uyarı, kitle
tuzaklama ile çiftleşmeyi engellemedir.
2. GÖZLEM VE ERKEN UYARI (MONITORING)
Feromonlar
zararlı böcek türlerinin varlığının, biyolojilerinin belirlenmesinde ve
uygun mücadele zamanının tespitinde yaygın şekilde kullanılmaktadır. Bunun
için tuzağın şekli de önemlidir. Hedef böcek türüne uygun olacak tuzak
tipleri (yapışkan yüzeyli, su yüzeyli, delta tipi, kelebek tipi, funnel tipi
vs.) geliştirilmiştir. Tuzağın büyüklük ve çeşidi hedef böceğin davranışına
da bağlıdır. Bu tuzakların en önemli kısmı çekici maddeyi kontrollü şekilde
salan dispenserlerdir. Arazide 1 mg veya daha az feromon ihtiva eden
dispenser bir ay veya daha uzun süre hedef böceği çekmeye devam edebilir.
Belli dönem boyunca yakalanan böcekler sayılarak zararlının varlığı, uçuş ve
populasyon yoğunluğu bilgileri elde edilebilir. Bu bilgiler önceki yılların
verileriyle karşılaştırılıp değerlendirilerek ilaçlamaya karar vermede
kriter olarak kullanılır. Bu bilgilerin yorumlanmasında dikkatli gözlem ve
tecrübe başarı için çok önemlidir.
Tahıl ve
otsu bitkilerde zararlı olan Spodoptera exempta’ya karşı seks feromonu
ihtiva eden tuzak ağı kullanımıyla Doğu Afrika’da başarılı sonuçlar
alınmaktadır. Diğer taraftan Avrupa ve ABD’de, depolanmış ürünlerin böcekten
(Ephestia, Plodia, Sitotroga ve Trigoderma türleri) korunması için feromon
tuzaklarıyla gözlem ve erken uyarı hizmeti verilmektedir.
Feromonların
kullanımıyla İngiltere’de önemli bir zararlı olan Cydia nigricana’nın
populasyon artışına ilişkin tahminlerde oldukça başarı sağlanmıştır.
Önceleri ürün üzerinde yumurta araştırarak gözlem yapılırken, 1977’den beri
bu amaçla feromon tuzakları kullanılmaktadır. Buna benzer bir uygulama
dünyanın çeşitli yerlerindeki meyve bahçelerinde Laspeyresia pomonella’ya
(Elma iç kurdu) karşı yapılmaktadır. Ülkemizde zararlı böceklere karşı
feromonlu tuzaklar ile erken uyarı denemeleri 1980’li yıllarda Bornova Zirai
Mücadele Araştırma Enstitüsü tarafından başlatılmıştır. Günümüzde değişik
yörelerde önemli zararlılar olarak kabul edilen (Laspeyresia pomonella,
Lobesia botrana, Dacus oleae, Prays oleae, Rhagolatis cerasi, Heliotis
helicoverpa, Quadraspidotus pernicious, Ostrinia nubilalis, Agrotis ipsilon
Heliotis zea vs.) türlere karşı erken uyarı amacıyla feromonlu, cezbediciler
ve renkli görsel çekici tuzaklar yaygın şekilde kullanılmaktadır (SEREZ
2001).
3. KİTLE TUZAKLAMA
Populasyon yoğunluğu düşük olduğunda, hedef
böceğe özgü feromonlu tuzaklarla zararlının yoğunluğu çok daha
azaltılabilir. Başarı için böcek populasyonunundan yakalanması gerekli
miktarı ve gerekli tuzak sayısının iyi belirlenmesi gereklidir.
Yüksek bir yakalama oranı, Lepidoptera türlerinde
özellikle erkekler yakalandığı için önemlidir. Mücadelenin başarılı olması
için erkeklerin %80-95’inin yakalanmasının gerektiği hesaplanmıştır.
Pratikte farklı türler için tuzak yoğunluğu hektarda 1 ila 700 arasında
olabilir. Tuzak sayısındaki üst limit maliyet ve tuzak ağının devamlılığına
göre belirlenir. Kitle tuzaklaması orman, meyve bahçeleri ve tarım
arazilerinde çok çeşitli böcek türleri için yapılmaktadır.
Çankırı Orman
Fidanlığında bir Lepidopter olan Sciapteron tabaniformis
zararlısına karşı funnel tipi tuzaklarda (30 adet/ha ), türe özgü eşeysel
çekici feromon kullanarak kitle tuzaklama denemesi uygulamış, %63,9’luk bir
etkinlik sağlanabilmiştir. Bu çalışmaya göre; izole olmayan kavaklıklarda
feromonlu tuzakların gözlem ve erken uyarı için amacıyla kullanılmasının
daha faydalı olacağı sonucuna varılmıştır (ŞİMŞEK 1998).
Her iki cinsi
de çektiğinden Coleoptera türlerine karşı kitle tuzaklama programları daha
başarılı şekilde uygulanmaktadır. Buna en iyi örnek kabuk böceklerine karşı
alınan sonuçlardır; 1979 yılında İsveç ve Norveç’te Ips typograhus’a
karşı kitle tuzaklama projesi yürütülmüş, toplam 320 bin tuzak kullanılarak
1,6 milyar böcek yakalanmış, ölen ağaç sayısında önceki yıllara göre büyük
azalma olmuştur (SEREZ 1983). Türkiye’de ilk feromon denemeleri Doğu
Karadeniz Bölgesi’nde Picea abies ormanlarında Ips sexdentatus
kabuk böceğine karşı başlatılmış olup, araştırma ve uygulama faaliyetleri
genişleyerek devam etmektedir. Artvin ormanlarında ladinlerde zarar yapan
Ips typographus’a karşı 2001 yılında feromon tuzak denemeleri yapılmış,
sonuçta Kanada tipi hunili tuzakların ve “Almanya –Trifolia M” menşeli
preperatların kullanımı önerilmiştir. Ayrıca aynı ormanlarda 1998 -2001
yılları arasında toplam 20 bin adet tuzak kullanılarak 50 milyon civarında
böcek (Tuzak başına ortalama 2500 adet) toplanmıştır (ALKAN 2001).
Hedef böceğe
göre farklı tuzaklar geliştirilmiştir. Örneğin kabuk böcekleri için; boru,
körüklü boru tipi, hunili, radyötör tip gibi çok çeşitli tuzaklar
kullanılmaktadır. Etkili bir tuzak ağı kurmanın maliyeti ve zorluğu kitle
tuzaklamada genel bir sorundur. Ayrıca, tuzak materyalinin, çalınarak
kaybolma riskini azaltacak malzemeler seçilmesine dikkat edilmelidir.
4. ÇİFTLEŞMEYİ ENGELLEME
Çiftleşmeyi engelleme; böceğin bulunduğu
sahada çiftlerin buluşmasını, engelleyecek sentetik feromonların
kullanılmasıyla yapılır. Korunacak alanda hedef böcek için feromon
salgılayan çok sayıda dispenser yerleştirilir. Bu dispenserlerden yeterli
yoğunlukta feromon konsantrasyonu sağlanarak doğal feromon maskelenir ve
erkeklerle, dişilerin buluşması, böylece doğurganlıkları engellenir.
Mücadele için sahadaki feromon konsatrasyonu birkaç hafta yeterli düzeyde
tutulmalıdır.
Teorik olarak çiftleşmeyi
engelleme, sahte ize yönlendirme veya şaşırtmayla yapılabilir. Denemelerde
üç tip dispenser, feromon salınma oranında tatmin edici sonuçlar vermiştir.
Bunlar, içi boş plastik lifler, küçük ince plastik yaprak ve mikro
kapsüllerdir.
Plastik lifler
10 mm boyunda, 0,2 mm çapındadır, feromon lifin içindeki boşluğa konur ve
lifin uçlarından birisi açık bırakılarak kontrollü salınması sağlanır.
Plastik yaprak
formülasyonunda, plastikten imal edilmiş koruyucu özelliği olan iki
tabakanın ortasına feromon yerleştirilmiştir. Plastik dış tabaka güneş,
oksidasyon ve hidrolizden koruma özelliği yanında, içindeki feromonun
kontrollü şekilde salınmasını sağlamaktadır. Bu çeşit preperatlar kare,
şerit, bant, pul, konfeti gibi değişik şekillerde üretilerek
kullanılmaktadır. Bu preperatlar uçakla veya yerden deposunda özel
yapıştırıcı ilave edilmiş püskürtme sistemi ile serpilerek, arazide
bitkilerin yapraklarına yapışmaları sağlanır (FLINT ve DOANE 1996).
Üçüncü
formülasyon tipi feromonun jelatin, poliüretan veya poliamid gibi
maddelerden oluşan mikro kapsülün içine konulmasıyla elde edilir. Bunda
feromonun salınma oranı, çeperin yapısı, kalınlığı ve içindeki maddenin
bileşimine göre değişir. Bu formülasyon tipi çok miktarda ve kolaylıkla imal
edilip, ilave yapıştırıcıya ihtiyaç duyulmadan uygulanabilir. Her üç
formülasyon ABD, Latin Amerika ve Mısır’da Pectinophora gossypiella
(Pembe pamuk kurdu)’ya karşı 3-10 g/ha oranlarında kullanılmış ve başarılı
sonuçlar alınmıştır (CAMPION ve VEIGH 1984).
5. SONUÇLAR
Feremonların,
zararlı böceklerle mücadelede etkili oldukları durumlarda, özellikle faydalı
böceklere zarar vermeyişleriyle klasik insektisitlerle mücadeleye nazaran
avantajları bulunmaktadır. Ancak, seçici olmaları nedeniyle tek bir böcek
türüne karşı kullanılabilmektedir. Aynı sahada birkaç tür zararlı olması
durumunda geniş spektrumlu insektisit kullanımı tercih edilmektedir.
Feromonla
doğrudan mücadelede başarı, ergin böcekler arasındaki çiftleşmenin
azaltılmasına ve mücadele sahasının dışından gelerek yumurta bırakacak
döllenmiş dişilerin sayısının azaltılmasına bağlıdır. Feromonla mücadelede
faydalı böcekler işlevlerini zarar görmeden sürdürebildiklerinden,
feromonlar Entegre Zararlı Düzenlemesi programlarının en önemli
unsurlarındandır. Diğer taraftan feromon tuzaklarının da yer aldığı, erken
uyarı istasyonlarıyla zararlıların populasyon yoğunluğu ile muhtemel zarar
düzeyleri önceden tahmin edilebildiğinden, insektisit uygulaması daha az
sayıda ve en uygun zamanda yapılabilmektedir.
|