|
Petekleri Oluşturan
Birbirine Eşit Hücrelerin Boyutu Nasıl Belirlenir?
Petek hücrelerinin örülme aşaması da başlı başına bir mucizedir. Son
derece düzgün, birbirinin aynısı altıgenlerden oluşan petekler, arılarda
tecelli eden üstün aklın başka bir göstergesidirler.
Peteğin yapılmasına en üstten başlanır ve aynı anda 2-3 yerden farklı
arılar tarafından aşağıya doğru örülür. Bir petek dilimi her iki yana
doğru genişler ve diğer iki sıra ile birleşir. Bu iş gayet uyumlu ve
düzenli bir şekilde gerçekleşir. Öyle ki peteğin, farklı iki üç parçanın
birleşimi sayesinde bir bütün haline geldiğini fark etmek mümkün bile
değildir. Değişik uçlardan başlanarak inşa edilen petek dilimleri o
kadar düzgündür ki, yüzlerce hücre ve açı barındırmasına rağmen ortaya
tek parça bir yapı çıkar. Petek üzerinde hiçbir ek yerine rastlanmaz. Bu
da arıların işe rastgele koyulmadıklarını, başlangıç ve birleşme
noktaları arasındaki uzaklıkları önceden hesapladıklarını ortaya koyar.
Balarılarının ürettikleri petek gözlerinin genişliği de standarttır.
Bal, polen ve larvalar için inşa edilen petek gözlerin genişliği 5.2-5.4
mm. arasındadır. Sadece erkek arılar için hazırlanan hücreler 6.2-6.4
mm. civarındadır.
Arılar petek hücrelerinin genişliğini ve kalınlığını hassas
algılayıcı (duyum) tüyleri sayesinde ölçerler. Arıların duyum tüyleri
özellikle çene ve antenlerde yoğun olarak bulunur. Bir balarısının tek
bir anteninde 8500'e yakın algılayıcı tüy (sensilla trichodea) ve
500.000 algılayıcı hücre tespit edilmiştir.Arılar bu tüyleri
kullanarak, ördükleri hücrelerin duvar kalınlığını ölçerler. Bu ölçümü
yaparken son derece titiz hareket ederler. Bir hücreye balmumu ekleyen
arı, hücrenin duvarını sürekli olarak hafif hafif iter. Duvarda oluşan
harekete göre hücrenin elastikiyetini ve kalınlığını anlar. Bütün bu
işlemlerin sonucunda ortaya yine mucizevi bir durum çıkar. Bütün
arıların balmumundan ürettikleri petek duvarlarının kalınlığı tam olarak
0.07 mm.dir. Bu ölçü ancak 0.002 mm. (milimetrenin binde ikisi) kadar
bir sapma gösterebilir.
|
Petek üzerinde hiçbir birleştirme yeri görülmez. Sanki tek
elden çıkmışçasına petekler tek bir parça halindedirler. Bu
son derece şaşırtıcı bir durumdur. Çünkü aslında çok sayıda
arı değişik yerlerden başlayarak ayrı hücreler halinde peteği
örerler.
|
|
|
Petek hücreleri bir yandan inşa edilirken, bir yandan
birleştirilmeleri de son derece ilginçtir. Arılar bir hücreyi tamamen
bitirip sonra hemen diğerine başlamazlar. İlk hücrelerin yan duvarları
eklenirken aşağıya doğru yeni hücrelerin yapımına başlanır. Komşu
hücrelerin duvarları alt kısımdan inşa edilmeye başlanır. Peteklerin
inşası devam ederken yeni gelen arılar da bu işe hemen koyulabilirler.
Burada ilginç olan nokta, peteğin inşasına sonradan katılan her arının,
inşaatın hangi aşamada olduğunu hemen anlayarak işe o noktadan
başlayabilmesidir.
 |
Yanda balmumu
üreterek petek hücresi inşa eden işçi arı görülmektedir. Sağdaki
resimde ise tamamlanmak üzere olan bir petek kesiti ve üzerinde
çalışan arılar görülmektedir. |
 |
|
Petek gözü şekillendirildikten ve son haline getirildikten sonra
arılar yine karınlarından çıkan başka bir sıvı ile balmumunu
sertleştirerek işlemi tamamlarlar. Böylelikle her biri birbirinin aynı
olan ve kusursuz altıgenlerden oluşan petekler ortaya çıkmış olur. Ancak
şunu da belirtmek gerekir ki, arıların ördükleri bu peteklerin sayıları
çok fazladır. Örneğin, arıların 9.9 kg bal depolayabilmeleri için 35.000
hücreden oluşan bir petek üretmeleri gerekmektedir.Buraya kadar
verilen bilgilerden anlaşıldığı gibi, arı peteğinin hem üretim
aşamasında hem de genel olarak tasarımının her aşamasında tam anlamıyla
bir kusursuzluk söz konusudur. Öyle ki peteğin kenarlarının tasarımı
dahi son derece şaşırtıcı bir yapıya sahiptir. Arılar peteğin kapağını
yaparken altıgen, yanlarda yamuk, tavanda ise eşkenar dörtgen tarzını
esas alırlar. Bu sayede iki taraflı petek gözlerinin tavanlarını
birleştirmiş olurlar. Bir taraftaki üç petek gözün ortasına öbür
taraftaki petek gözün tavanını yerleştirerek de peteklerin dayanıklı
olmasını sağlarlar.
Arılardaki Petek Yapımı Benzersizdir
Arıların dünyası incelendikçe bilim adamlarının şaşkınlıkları daha da
artmıştır. Onları şaşırtan, altıgen, yamuk, eşkenardörtgen gibi
matematiksel şekillerle ilgili hesaplamaların ve bu şekillerin
hangisinin peteğin neresinde bulunacağı gibi detayların arılar
tarafından eksiksiz bir şekilde yapılıyor olmasıdır. Örneğin arılar
konusunda yazılmış önemli eserlerden olan The World of Bees kitabında
araştırmacı Murray Hoyt petek yapımını şöyle özetlemektedir:
Bir sürü farklı arının, ağızlarındaki balmumunu gerekli yere
bıraktıktan sonra aynı kalınlık ve şeklin oluşması şaşırtıcıdır. Bütün
bunlardan, on binlerce böcekten her birinin kendi kendine usta birer
mühendis olduğunun kanısına varıyorsunuz.
Her arı petekteki kendi bölgesine küçük bir balmumu ekler. Ve her bir
petek hücresi buna rağmen diğerleriyle aynı ölçü ve şekildedir. Arıların
çalışmasına baktığınızda herbirinin kendi kafasına göre bir oraya bir
buraya rastgele koşuşturduğunu sanırsınız. Petek işleminde sanki bir
mühendisin harika programı gibi ölçüler ve genişlikler vardır. Yüzlerce,
binlerce arı her noktasından işler, değiştirir. En uygun boşluklar, en
uygun hücre ölçüleri ortaya çıkar.
Yukarıdaki ifadeler son derece
düşündürücüdür. Bir insanın elinde cetvel, gönye gibi aletler olmadan
düzgün geometrik şekiller çizmesi son derece zordur. Bir insanın
arıların her petek ördüklerinde yaptıkları gibi, bir altıgenin 120
derecelik iç açılarını tutturması ise olanaksızdır. Ayrıca unutmamak
gerekir ki, kağıt üzerinde çizilmeye çalışılan şekiller iki boyutludur.
Arılar ise üç boyutlu altıgen prizmalar meydana getirirler. Bu üç
boyutlu prizmaların inşasında duvarların kalınlığı, elastikiyeti gibi
çok hassas hesaplamalar vardır. Ayrıca petek iki yönlü olduğu için iki
taraftaki hücrelerin tabanlarının birleştirilme problemi de ortaya
çıkacaktır. Bundan başka bütün petek hücrelerinde balın dışarı akmasını
engelleyen 13 derecelik bir eğim de vardır.
Tüm bunların da ötesinde -yukarıda belirttiğimiz gibi- petek, ayrı
ayrı parçaların biraraya getirilmesiyle ortaya çıkan bir yapıdır. Yani
küçük bir parçanın gittikçe genişleyip büyümesiyle petek oluşmaz.
Peteklerde her arının bağımsız olarak ürettiği parçalar uc uca
eklenmektedir. Aynı anda değişik bölgelerde üretilmiş olan petek
dilimleri birleştiğinde dahi arada hiçbir iz kalmaz. Hücrelerin birleşim
noktalarına denk gelen altıgenler yarım da kalmaz veya farklı boyutta
oldukları için birbirinden farklı yüksekliklerde, uyumsuz hücrelerin
meydana gelmesi gibi problemler de oluşmaz. Arılar hücreleri
birbirlerine öylesine kusursuz bir şekilde birleştirirler ki, petek
yapımı bitirildikten sonra birleşim yerlerini tespit etmek mümkün
değildir.
Akla arıların neden petek yapımına tek taraftan başlamadıkları gibi
bir soru gelmiş olabilir. Eğer arılar tek bir taraftan petek üretimine
başlasalardı, peteğin inşası çok uzun sürerdi. Çünkü inşa edilen alan
dar olacağından, ancak hücre sayısı arttıkça yeni arılar göreve
başlayabilecekti. Şu anda tüm arıların yaptıkları gibi birkaç taraftan
petek örülmeye başlandığında ise, çok daha fazla arı çalıştığı için çok
süratli bir şekilde petek tamamlanmış olur.
Görüldüğü gibi petek yapımı ile ilgili
detaylar son derece fazladır. Peteğin özel olarak tasarlanmış bir yapı
olduğu çok açık görülmektedir.. Böyle bir yapıda tesadüf olasılığını
düşünmek ise son derece saçma olacaktır.
 |
Sağdaki çizim peteklerin sırt sırta olan
yapısını ve peteklerdeki açıları gösteriyor. Petek üreten
arıların her biri bu açıları hesaplayarak hücre yapar.
|
 |
|
Yandaki resimde arılar
tarafından yapılan düzgün altıgenlerden oluşan petekler
görülmektedir. Bu sayfalarda yer alan diğer resimler ise
bilgisayarda çizilmiş üç boyutlu peteklere aittir. Çizim petek
görüntülerini elde edebilmek için konusunda uzman olan bir kişi
çeşitli açı hesaplamaları yaparak, bilgisayarda çizim yapabileceği
programlardan faydalanarak çalışmıştır. Oysa arılar aynı
kusursuzluktaki petekleri üretirken herhangi bir yardımcı alet
kullanmazlar. Gerçek petek resmi ile çizim petek resimlerini
karşılaştırdığımızda arıların başardıkları işin önemi açıkça
ortaya çıkmaktadır. Arılar milyonlarca yıldır aynı mükemmelliğe
sahip olan petekleri nasıl yapmaktadırlar? Arıların açı
hesaplaması yapma gibi bir yetenekleri yoktur. Geometrik
şekillerden ise haberdar bile değildirler.
 |
 |
 |
Yandaki üç boyutlu çizimler, arı
petekleri taklit edilerek yapılmıştır. Görüldüğü gibi, arı
peteklerine hangi açıdan bakılırsa mükemmel ve muntazam
bir yapı ile karşılaşılır. |
|
|
Arıların Yaptıkları Akıl Almaz Hesaplar
Arıların yaptıkları işin mucizevi yönünün daha iyi kavranması için
bir örnek üzerinde düşünelim. Şimdi elinizde hepsi aynı ebatlarda olan
tuğlalar olduğunu düşünün. Bunları, düz bir çizgi üzerinde, çizginin
her iki ucundan ve aynı anda başlayarak dizmeniz istense (karşı
tarafta size yardım eden bir kişi daha bulunmak kaydıyla) bunu
rahatlıkla başarırsınız. Hiçbir hesaplama gerektirmeyen bu işte orta
noktaya geldiğinizde arada tuğlanın kendi boyundan daha küçük olan bir
boşluk kalması büyük bir ihtimaldir. Ama bu sorunu bir tuğlayı
kırıp-kısaltarak çözebilir ve boşluğu doldurursunuz.
Bir de bu işlemi arıların petek örerken yaptıkları gibi en
uçtakiler hariç hiçbir tuğlayı kısaltmadan yapmanızın istendiğini
varsayalım. Bu durumda ne yapardınız? (Arılar, altıgenin geometrik
şekli sebebiyle, peteğin sadece tutunma noktalarında, yarım altıgenler
-yani yamuklar- örerler) Yani arıların yaptıkları gibi işlem
yapacağınızı varsayarsak sadece her iki uçtakileri kırma hakkınız
vardır. Diğer tuğlaların tümü arıların yaptıkları hücreler gibi eşit
olmak zorundadır.
Bu işlemleri yapabilmek için bazı hesaplar yapmanız gerekmektedir.
Çünkü böyle bir işe rastgele koyularak başarılı olmanız ve doğru
sonucu elde etmeniz mümkün değildir. Tam isteneni
gerçekleştirebilmeniz için sırayla bazı hesaplamalar yapmanız
gereklidir. Öncelikle,
1-Elinize bir metre almalı ve çizginin uzunluğunu ölçmelisiniz.
2-Daha sonra tuğlalardan tek birinin uzunluğunu ölçmelisiniz.
3-Çizginin uzunluğunu, tuğla uzunluğuna bölmelisiniz. Eğer çizginin
uzunluğu tuğlanın uzunluğunun tam katı kadar değilse elde edeceğiniz
sayı küsürlü bir sayı olacaktır.
4-Ortaya çıkacak sayının virgülden sonraki kısmı çok önemlidir,
çünkü bu en uçtaki tuğlaların ne kadar kısaltılması gerektiğini belli
edecektir. Örneğin bu sayı 0.25 gibi bir değerse, her iki uca
koyacağınız tuğlaların toplam uzunluğu 0.25 oranını geçmemelidir. Bu
durumda çıkan sayıya göre bir ayarlama yapabilirsiniz.
5-Burada bulacağınız sayıya göre her iki uca da kısaltılmış iki
tuğla koyduktan sonra artık tuğlaları dizebilirsiniz. Ortaya
geldiğinizde koyduğunuz son tuğla tam gelecektir. Tabi bu aşamaya
kadar bir işlem hatası yapmadıysanız!
Yukarıdaki anlatımlarda da görüldüğü gibi bu işi ancak birtakım
hesaplar yaparak, bazı ölçü aletleri kullanarak tam olarak
başarabilirsiniz.
Gelelim arıların tuğla deneyindekinden çok daha karışık olan ve
hiçbir alet kullanmadan yaptıkları hesaplamalarına…
Arıların düz bir satıh üzerinde çizgi çekmek ya da tuğla dizmek
gibi bir işlem değil, her biri diğerinin aynı ölçülerdeki altıgenleri
yanyana ekleyerek bu işlemleri yaptıklarını da bir kere daha
hatırlatalım. Arılar 0.74 milimetreküplük bir beyne sahip, ağırlıkları
ise 80 ila 110 mg arasında değişen böceklerdir.Bununla birlikte
ancak insanların yapabileceği hesaplamaları yaparak, hatta kimi zaman
insanın bile zorlanacağı açı hesaplarını da hiç yanılmadan başararak
birbirinin aynı olan altıgenleri oluştururlar. Bu arada bir kovanda
petek örmekte olan arıların tümünün bu hesaplamaları ve ölçümleri
yapabildikleri, hepsinin birbirine uyumlu bir şekilde hareket ederek
petekleri ördükleri de unutulmaması gereken bir noktadır.
Arıların balmumundan ördükleri hücrelerin her birinin genişliği her
zaman için 5.2 ile 5.4 mm. arasında idi. Peteğin kısıtlı bir alana
problem çıkmadan sığdırılabilmesi için, yanlardaki tutunma noktalarına
denk gelen yarım hücrelerin (yamukların) genişlikleri de çok
önemlidir. Eğer her iki uçtakiler (bazen üçüncüler de) biraz geniş
veya biraz dar yapılsa orta noktaya gelindiğinde yanlış birleşimler
ortaya çıkacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta daha
vardır: Tüm uzunluklar kusursuz bir hesaplamayla hesaplanarak işe
başlansa bile, eğer arı gruplarından biri biraz aşağıdan veya
yukarıdan işe başlayacak olursa, orta noktaya gelindiğinde birbirine
göre farklı hizalara denk gelen petek grupları oluşacak ve artık
bunları birleştirmek mümkün olmayacaktır. Başka bir önemli ayrıntı da,
eğer ortadaki arı grubu petek parçasını biraz sola veya sağa
kaydırarak örmeye başlayacak olursa, iki taraftan gelen petekler
ortadaki ile birleşemeyecektir.
Yukarıdaki örneğe tekrar dönecek olursak, tuğlaları iki uçtan
dizmeye başlamışken olaya bir üçüncü kişinin girmesinin ve çizgi
üzerine tuğla koymaya başlamasının yapılan işi karıştıracağı da
açıktır. Bu defa o kişinin koyacağı ilk tuğlanın tam yerinin doğru
olarak hesaplanması gerekecektir. Çünkü tuğla hatalı bir yere
konulursa her iki tarafında da boşluk kalacaktır.
Ama arılarda böyle bir hata ya da birleşim yerinin belli olması
gibi bir problem yaşanmaz. Aynı anda kaç arı çalışırsa çalışsın, hepsi
birbiriyle son derece şaşırtıcı bir uyum içinde, adeta usta birer
mühendis gibi işlerini başarıyla sonuçlandırırlar.
ARI'LARIN HAYATI - DEVAMI SONRAKİ SAYFADA

|