| Dünyanın en tanınmış bilgisayar dergilerinden
Byte'da yer alan bir haber, balarıları hakkında son derece ilginç
bilgiler içermektedir.
Dergi bilgisayarlarla arı beynini karşılaştırmaktadır. Dergide yer
verilen bir araştırmanın sonuçlarına göre, arı beyni, dünyanın en
gelişmiş bilgisayarlarından daha hızlı çalışmaktadır. Bugün en gelişmiş
bilgisayar saniyede 16 milyar işlem yapmaktadır. Arı beyninin işlem
sayısı ise bunun tam 625 katı, yani 10 trilyondur.
Üstelik arı beyni bu kadar fazla işlem yaparken bilgisayardan çok
daha az enerji tüketmektedir. 10 milyon arının tükettiği enerji, ancak
100 wat'lık bir ampulü yakmak için harcanan enerji kadardır (Arının
beyni 10 mikrowattan daha az enerji tüketir).
Arının beyni ile ilgili yapılmış olan bu karşılaştırmada da görüldüğü
gibi, arıların vücut yapılarında kusursuz bir tasarım vardır. Arının her
organı şu andaki görevlerini yerine getirebilmesi için özel olarak
tasarlanmıştır. Örneğin arının iskeleti son derece sağlamdır, solunum
sistemi havayı daha iyi kullanarak, dokulara daha fazla besin
ulaştıracağı bir yapıya sahiptir. Kas yapısı ise vücudun her bölgesinde,
ihtiyaca göre farklı özelliklere sahiptir. Örneğin kanatlarındaki
kaslarında daha fazla oksijen sağlamak için diğer kaslarda bulunan dış
zar yoktur. Aynı şekilde koku alma ve tat alma sistemlerinde de arının
çiçek toplama gibi görevlerine son derece uygun bir tasarım söz
konusudur.
Arının İskeleti
Arılarda diğer böceklerde olduğu gibi sert
kabuklardan oluşmuş bir dış iskelet vardır. Bu dış iskeletin temel
bileşiği kitin denen eklemli sert bir tabakadır. Bu tabakalar dış
iskelet yapısını oluşturacak kadar sağlam nitelikte yaratılmışlardır.
İskeleti oluşturan diğer maddeler ise, su, protein ve yağdır.
Solunum Sistemi
Arıların solunum sistemi dışarıya açılan
solunum delikleri ile başlar. "Trake sistemi" denilen bu sistem arının
vücudundaki her organa rahatlıkla ulaşacak şekilde dallara ayrılmıştır.
Trake kolları genişler ve hava keselerini oluşturur. Az sayıda ama
büyükçe olan bu hava keseleri, havanın depo edilmesi için kullanılır.
Keselerden çıkan ince dallar ve borular dokulara kadar uzanır. Arılar,
bu keseleri sıkıştırmak suretiyle vücutlarındaki dolaşımı
hızlandırırlar, bu sayede dokulara besin ulaşımı da hızlanmış olur.
 |
Damarlı havalandırma sistemi, işçinin
vücuduna hava girip çıkmasını sağlayan nefes alma deliklerinden
ve havayı hücrelerin içine ve dışına taşıyan ana trake ve hava
keselerinden oluşur. |
 |
|
Kas Yapısı
Arıların vücutlarındaki her kas farklı sayıda kas liflerinden
oluşmuştur. Kas lifleri de boyuna uzanan hücrelerden yapılmıştır.
Bilindiği gibi her canlı hücresinin faaliyet yapabilmek için enerjiye
ihtiyacı vardır. Hücrelere bu enerjiyi sağlayansa mitokondrilerdir.
Arıların da hareket edebilmeleri için, kasılma özelliğine sahip yapılara
ihtiyaçları vardır. Bu ihtiyaçları, kas liflerinin akışkan sıvısı içinde
bol miktarda bulunan ve "Myofibril" denen kasılabilir özelliğe sahip
yapılarla karşılanmıştır. Myofibriller, proteinlerden oluşur ve
içlerinde boyuna dizilmiş oval şekle sahip dev mitokondriler bulunur. Bu
sayede kas liflerinin sitoplazması enerji deposu olarak kullanılan
glikojen şeker ile dolar.
Arının hızlı hareket eden kanat kaslarında myofibriller 2,5-3µm.
çapındadır. Ve son derece küçük ölçülere sahip olan bu yapılar
balarısının kanatlarını saniyede 250 kere çırpmasını sağlar.Arı,
polen yükü ile dolu olduğunda saatte 9 km/saat hızla uçabilmektedir.
Yükü olmadığında ise 13 km/saat hız ile uçmaktadır.
Arının hareket etmesini sağlayan
kaslarının yapısı kullanım alanına göre değişir. Örneğin kanat
kaslarında olduğu gibi çok hızlı hareket eden kaslarda yeterince oksijen
sağlayabilmek için diğer vücut kaslarında bulunan dış zar yoktur. Ayrıca
hızlı hareket etmede gerekli olan oksijenin sağlanması için arıların tüm
vücutları trake (solunum) boruları ile donatılmıştır.
 A-
İşçilerin ön ve arka kanatları, damarlar ve uçuş sırasında arka
kanatları ön kanatlara bağlayan çengelcikler görülüyor.
B- Uçuş sırasında kuvvetin büyük bölümünü sağlayan göğüs
kasları. Uzun kasların kasılması ve dikey kasların gevşemesi
göğsü dikey olarak uzatır ve kanatları aşağıya çeker. Uzun
kasları gevşemesi ve dikey kasların kasılması ise tam tersine
göğsü dışarı doğru eğer ve kanatları yukarı doğru çeker. İşte bu
yapı arının diğer pek çok böceğe göre daha iyi bir uçucu
olmasını sağlar. |
|
Kanat Yapısı
Balarıları uçarken iki kanatlı gibi gözükmelerine rağmen aslında dört
kanada sahiptirler. Uçarken bu dört kanatlarını sanki iki kanatmış gibi
hareket ettirirler. Bu kullanılış şekli aerodinamik kurallara daha
uygundur. Eğer bu dört kanat ayrı hareket ediyor olsaydı, uçmak için
kullanışsız olacaktı. Oysa arılar kanatlarındaki özel tasarım sayesinde
diğer pek çok uçucu canlıdan daha hızlı hareket ederler.
Balarılarında arka kanatta bir sıra kuvvetli kanca şeklinde tüy
bulunur. Bu kancalar ön kanadın kıvrılmış arka kenarına takılır ve bu
sayede uçarken iki kanat gibi hareket eder. Dinlenme durumunda ise tüm
bağlantılar açılarak ön ve arka kanatlar serbest hale geçer.
Koku Alma Sistemi
Arıların koku alma organları antenlerinin üzerinde bulunur.
(Böceklerin koku alma organları insanlardaki gibi solunum delikleri
içinde yer almaz. Solunum delikleri başlarında değil vücutlarının başka
bölgelerinde bulunur.) Anteninin içine doğru beyninden gelen koklama
sinirleri uzanır. Ancak bu sinirler koku maddeleriyle doğrudan temas
etmezler. Çünkü böceklerin vücudu -antenler de dahil olmak üzere- kabuk
ile kaplıdır.
Arı antenlerini mikroskop altına yatırdığınızda antenin üzerinde pek
çok delik görürsünüz. Beyinden gelen koklama sinirleri bu deliklerin
içinde son bulur. Ancak bu deliklerin üzeri özel bir zarla kaplıdır ve
sinir uçlarını korumaya yarar. Buna rağmen kokuyu geçirebilme özelliğine
sahiptir. Bu deliklerin arası ise incecik tüylerle kaplıdır. Bunlar
arının duyum tüyleridir.
 |
Resimlerde dişi arının antenindeki gözenek levhalarından
birinin büyütmüş hali görülmektedir.
|
 |
|
|
|
Antenin üzerinde
bulunan 7 duyu organının yapıları:
a- küçük, kalın duvarlı tüy
b- kalın duvarlı kanca
c- narin, ince duvarlı kanca
d- büyük, ince duvarlı kanca
e- gözenek levhası
f, g- çukur organ
|
|
Tat Alma Sistemi
Arıların tat alma organları ağız boşluklarında ve hortumlarında
bulunur. Arılar tatlıyı, acıyı, ekşiyi ve tuzluyu ayırt edebilirler.
Bal toplayan arılar için bunlardan en önemlisi tatlılıktır. Arılar
özellikle şekerin kendilerine gerekli olan cinslerini çok iyi ayırt
ederler. Burada arılarla insanlar arasında şöyle bir karşılaştırma
yapılabilir. İnsanlar besin değeri olmayan tatlandırıcı maddeler ile
şeker arasındaki farkı çok iyi anlayamayabilirler. Oysa arıları
tatlandırıcı maddelerle kandırmak mümkün değildir. Bir arı gerçek
şeker ile tatlandırıcı maddeler arasındaki farkı hemen anlayacak ve
tatlandırıcılı sudan besin almayacaktır. Bu hassas tat alma sistemi
arılar açısından çok önemli bir özelliktir. Çünkü arı topladığı
nektarı kullanarak bal üretir. Dolayısıyla kokunun ve şekerin hatalı
algılanması balın ya hiç oluşmamasına veya sağlıksız olmasına sebep olacaktır. ARI'LARIN HAYATI - DEVAMI SONRAKİ SAYFADA

|