Kraliçe, Diğer Arıların Cinsiyetlerini Nasıl
Belirler?Daha önceki bölümlerde kraliçenin kovan içindeki
arıların cinsiyetini belirleyebildiğinden bahsetmiştik. Kraliçe,
cinsiyet denetimini spermlerin muhafaza edildiği kesenin ağzını açıp
kapayarak sağlar. Bu kese ince bir kanal aracılığıyla yumurtlama borusu
ile birleşir. Kraliçe, dişi bir yumurta yumurtalamak istediği zaman,
kaslarını bükerek yumurta geçit kanalına bağlı olan kesecikte depolanmış
spermlerden çok az miktarını tüpe doğru çeker ve orada yumurta ile
buluşup döllenmeyi sağlar. Kraliçe yumurtlayacağı sırada bu keseden bir
tane de sperma çıkarırsa yumurta döllenir. Eğer keseden sperma
çıkarmazsa yumurta döllenmemiş olur. Kraliçenin denetiminde olan bu
işlem neticesinde kraliçenin döllendirdiği yumurtalardan dişi arılar,
döllendirmediği yumurtalardan ise yalnızca erkek arılar çıkar.
Kraliçe arının nasıl olup da böyle bir
sisteme sahip olduğunu ve cinsiyeti neye göre belirlediğini araştıran
bilim adamları son derece şaşırtıcı sonuçlarla karşılaşmışlardır. Buna
göre cinsiyet belirleme işleminde, kraliçe arının yumurtalar üzerindeki
denetimine rağmen gerçekte yumurtanın cinsiyetini belirleyenler işçi
arılardır. Kraliçeyi onlar yönlendirirler. Çünkü işçiler hangi tip hücre
hazırladılarsa kraliçe arı ona uygun bir yumurtlama gerçekleştirir. Eğer
kraliçenin yumurtlamak için başına geldiği hücre 5.2 mm.lik standart bir
dişi hücresiyse, kraliçe döllenmeyi gerçekleştirip buraya içinden dişi
arı çıkacak yumurtayı bırakır. Eğer kraliçe dişilerinkine göre 1 mm.
daha büyük olarak inşa edilen hücrelere rastlarsa buralara döllendirmeye
tabi tutmadığı yumurtalarını bırakır. Diğer bir deyişle, işçiler kaç
tane erkek arı odası inşa ederlerse kraliçe balarısı da o kadar erkek
arı yumurtası bırakır.
Hücrelerin sayısını ayarlayanlar da işçi arılardır. Kovandaki
ihtiyaca göre ne kadar işçi, ne kadar erkek hücresi gerektiğine ya da
kovan içinde bala veya polene ne kadar yer ayrılacağına işçi arılar
karar verirler.
Görüldüğü gibi işçiler ihtiyaca göre kovandaki hücre sayısını
belirlemekte, bu sayıya göre hücre boyutlarını hazırlamakta ve kraliçeyi
bu şekilde yönlendirmektedirler. Bu şaşırtıcı durum karşısında akla
birtakım sorular gelecektir. Bir böceğin milimetrik hesaplar yaparak,
kendi kendine hücre büyüklüğü belirlemesi mümkün müdür? Peki ya bir
böceğin başka bir böceğin hareketlerini yönlendirmesi mümkün müdür?
Elbette ki bunlar mümkün değildir. Arılar son derece küçük beyinleri
olan canlılardır. Düşünme, muhakeme yapma, hesap yapabilme gibi
özelliklere sahip değildirler. Bu durumda arıların yaptıkları
hareketlerin kontrolünün başka bir güç tarafından sağlandığı ortaya
çıkmaktadır. İşte bu gücün sahibi herşeyi yaratmış olan Allah'tır. İşçi
arıların kraliçeler üzerindeki denetimlerinin nedeni ne olabilir?
İşçi arıların kraliçe üzerindeki
denetimlerinin bir delili de kraliçe arının yeni kraliçeler için yumurta
bırakmasıdır. Bu, son derece şaşırtıcı bir durumdur. Çünkü kraliçe arı
kendisinden başka bir kraliçenin kovanda bulunmasına asla tahammül
edemez. Buna rağmen kovanda işçiler tarafından özel olarak inşa edilmiş
kraliçe hücreleri bulduğunda bunların içine yumurta bırakır.
Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta vardır. Kraliçe
hücreleri de erkek arılarda olduğu gibi, işçi hücrelerine oranla daha
büyüktür. Bu durumda kraliçe arının her iki hücreyi birbirine karıştırma
riski ortaya çıkmış olur. Oysa kraliçe bu yanılgıya hiçbir zaman düşmez.
Kraliçe arı her zaman doğru hücreye doğru yumurtayı bırakır. Örneğin
kraliçe hücrelerine daha büyük olan erkek arıların çıkacağı yumurtadan
değil de dişi arıların çıkacağı yumurtadan bırakır.
Şimdi burada durup bir düşünelim. Arıların hayatında şu ana kadar
incelediğimiz tüm detaylar son derece şuurlu davranışların, kusursuz
sosyal düzenlerin, bu düzenlere tam uygun olan tasarımların varlığını
göstermektedir. Bir arının kovan ölçülerindeki milimetrik değişiklikleri
kendi kendine tespit edip, bu değişikliklere göre yumurtanın cinsiyetine
karar veremeyeceği açıktır. Öncelikle şunu düşünmek gerekir: Bir
kolonide kaç işçi arı, kaç erkek arıya ihtiyaç olduğunu, ne zaman yeni
bir kraliçenin var olması gerektiğini tespit eden kimdir? Petekleri inşa
eden arıların aklı ve bilinci mi bu düzeni sağlamaktadır? Ya da şunu
düşünelim: Kraliçe arı dediğimiz canlı, birkaç cm.lik, beyni basit sinir
düğümlerinden oluşan bir varlıktır. Bu canlının kendi iradesi ve
aklıyla, petek hücrelerinin ne için inşa edildiğini kavraması ve bunları
hiçbirbirine karıştırmadan, en uygun yumurtlamayı yapması nasıl mümkün
olmaktadır? Tüm bunların sonucunda karşımıza çıkan, arılar üzerinde
kusursuz bir denetimin varlığıdır. Ama bu denetim on binlerce işçi
arıdan birkaçının veya kraliçe arının denetimi değildir.
Kraliçenin Otorite Salgısı
Normal şartlar altında işçiler kraliçe hücresi inşa
etmez. Kovandaki kraliçenin varlığı bunu engeller. Yalnız istisnai
durumlarda bu değişir. İşçilerin başlarında bir kraliçe varken hangi
sebeple yeni bir kraliçe hücresi hazırlama ihtiyacını duyduklarını
anlamak için kraliçe salgısının incelenmesinde fayda vardır.
| Bu şematik anlatımlarda kraliçe
tarafından üretilen salgıların işçi mesajcı arılar tarafından
nasıl alındığı ve diğer işçi arılara nasıl dağıtıldığı
görülmektedir. Arılar, hem birbirlerini ile temas ederek koku
iletimi yapmakta hem de bu salgıyı (feromonu) kendi kokuları
haline getirmektedirler. |
|
|
1- Kraliçe arı ve kraliçenin salgıladığı
maddeyi almak için etrafında bekleyen işçi arılar.
2- Kraliçenin kokusu üstüne sinmiş olan işçi arı.
3- İşçi arılar birbirlerine ağız teması ile kokuyu dağıtırken
4- Kraliçe salgısı bir süre sonra işçi arıların kendi kokusu
haline gelecektir. |
|
Kovandaki işçi arıların tümü dişidir, buna rağmen üreme organları
gelişmediği için kraliçe gibi yumurtlayamazlar. Bu ilginç durumun
nedeni uzun yıllar bilim adamları için bir merak konusu olmuştur. Daha
önce larva dönemindeki beslenme farklılığı nedeniyle dişi larvaların
kraliçe veya işçi olarak dünyaya geldiğinden söz etmiştik. Aslında ilk
doğduklarında işçi arıların da üreme organları vardır. Ama bunlar bir
türlü gelişip yumurtlamaya elverişli hale gelemezler. Bunun sebebini
araştıran bilim adamları sonunda aradıkları cevabı bulmuşlardır.
Cevap, kraliçenin salgıladığı bir sıvıda
gizlidir. Bu sıvının özelliği bir yandan kraliçenin hayatta ve
sağlıklı olduğunu diğer arılara bildirirken, diğer taraftan da
kolonideki tüm dişileri kısırlaştırmasıdır. Koloni fertlerinin
birbirini tanımasını sağlayan da yine bu salgıdır. Kraliçenin alt çene bezlerinden çıkan ve sütü
andıran bu salgının formülü şöyledir:

Salgının arılar üzerindeki başka bir etkisi de; kovan içinde bu
madde bulunduğu müddetçe işçi arıların kraliçe hücresi
hazırlamamalarıdır.
Kovandaki disiplini sağlayan bu maddedir. Bu nedenle kovan içindeki
işlerin tam yürümesi için kraliçe arının her gün kovandaki arıların
tümüne yetecek kadar salgı üretmesi gerekmektedir. Bu miktarın arı
başına ortalama 0.1 mg olduğu tespit edilmiştir.Kraliçenin yaydığı
bu kokunun (kraliçe kokusu) kovan içindeki bütün arılara yayılması
gerekmektedir. Kraliçe kovandaki düzenin sağlayıcısıdır ama elbette ki
on binlerce arının her biriyle tek tek ilgilenmesi mümkün değildir.
Kraliçe kokusunun kovanda yayılması kraliçenin sürekli olarak
etrafında bulunan ve bakımını sağlayan bir düzine kadar arı
aracılığıyla olur. Bunlar sıvıyı kraliçenin vücudundan yalayarak alır
ve yiyecek transferi sırasında bu kokuyu başka arılara bulaştırırlar.
Bilindiği gibi arıların besin aktarımı ağız yoluyla olur. İşte bu
besin aktarımları sırasında kraliçenin salgıladığı koku da hızla
koloni üyeleri arasında dağıtılmış olur. Bu sayede her kovan için
farklı olacak şekilde kovandaki arı kolonisinin tüm bireylerine sinmiş
olan ortak bir koku oluşur.
Salgıda oluşacak herhangi bir azalma
işçi arıları harekete geçirir. Çünkü kraliçe salgısının azalması,
kraliçenin yaşlandığının veya koloninin çok fazla büyüdüğünün işareti
sayılır. Her iki durumda da işçi arıların almaları gereken bazı
önlemler vardır.

Bu grafiksel anlatımın üst bölümünde işçi arıların kovan
içindeki görevlerinden bir bölümü, alt bölümde ise kraliçenin
kovandaki arılar üzerindeki etkileri görülmektedir.
ARI'LARIN HAYATI - DEVAMI
SONRAKİ SAYFADA
 |
|
|